Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ümit Yener, uzun süreli oruç döneminin ardından vücudun üç öğünlük sisteme kademeli olarak geçmesi gerektiğini belirtti. Bayram süresince geleneksel ağır kahvaltılardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Yener, "En önemli şey bayram kahvaltılarına çok dikkatli şekilde başlamamız. Mümkünse ekmeksiz, ekmek kullanacaksak da buğdaylı ekmek, az yağlı peynirler tercih edilmeli. Domates, salatalık, haşlanmış yumurtayla başlamak gerekiyor ki bünyemiz yavaş yavaş adapte olsun." dedi.
Kontrolsüz ikramlar tansiyon ve şeker dengesini bozuyor
Toplumdaki ikram kültürünün kalp sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Yener, mide ve bağırsak sistemindeki ani gerginliklerin kan akış hızını yavaşlatabileceğini ifade etti. Özellikle hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların tercih edilmesini öneren Yener, "Ramazan Bayramı'nda eş akraba ziyaretlerinde, Türk toplumu olarak ikramlara 'hayır' diyemediğimizden her yerde bir şeyler yemek, kalp sağlığı anlamında çok ciddi sıkıntılar yapabilir. Özellikle mide bağırsak sistemimizde gerginliğe sebep olur. Bunun sonucunda kan akış hızımız yavaşlar, insülin direncimiz ani oynamalara bağlı çok ciddi şekilde tansiyon ve şeker hastalığıyla kalp krizi riskleri gözükebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Akşam yemeği saati kalp sağlığı için kritik
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Yener, gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığının terk edilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle saat 20.00'den sonra besin tüketiminin sonlandırılmasının önemine değinen Yener, "Sahur alışkanlığını akşam yemeğine dönüştürmeyin. Akşam yemeğinden sonra ekstra bir şeyler yemek, gece özellikle sabaha karşı görülen kalp krizleri riskini çok ciddi şekilde artırıyor. Saat 20.00'den sonra bir şey yemesinler." ifadelerini kullandı.
