Ömer Çelik, "Özellikle PKK terör örgütü olduğunda, son
zamanlarda Avrupalıların orantılılıktan bahsetmesinin aslında
zımnen PKK'yı teşvik eden sonuç doğurduğunu ifade ediyoruz. Eğer
orantılılıktan kasıt hukuk dışına çıkmamak, hukuk içerisinde
mücadele etmek ise şunu söyleyebilirim. Karşı karşıya kaldığı terör
saldırıları karşısında hukuki hassasiyetlere yeryüzünde en çok
riayet eden Türkiye'dir. Ama orantılılıktan kasıt eğer PKK terör
örgütü ile mücadele konusunda bir geri adım atmak şeklindeyse tabii
ki Türkiye bir egemen devlet olarak bunu kabul etmeyecektir."
dedi
Bakan Çelik, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Türkiye PKK terörüyle mücadele ediyor ama örgütün yurt dışı
destekleri sürüyor. PKK, Avrupa'dan onlarca milyon avro gelir
sağlıyor. Terör örgütü listesinde ama özgürce hareket edebiliyor.
Kayda değer yaptırımlar görmüyor. Bu durumu nasıl
değerlendiriyorsunuz? Mesele nasıl kavranması gerekir?" sorusu
üzerine Çelik, terör saldırılarının insanların hayatını
kaybetmesine, yaralanmasına ve acılara neden olduğunu belirtti.
Her terör saldırısının siyasi amacı olduğunu dile getiren Çelik, bu
siyasi amaca bakıldığında, bu siyasi amacın topluma vermek istediği
mesaj ile toplumun bu mesajı alma biçimi arasında son yıllarda çok
radikal değişiklik olduğunu anlattı.
Çelik, geçmiş dönemlerde terör saldırılarıyla, "ülkedeki bazı
gelişmeleri engellemek veya bazı gelişmelerin yönünü değiştirmek"
şeklinde bir amaca ulaşılmak istenildiğini anımsattı.
Her terör saldırısının arkasında bir siyasi proje bulunduğunu
söyleyen Çelik, şöyle konuştu:
"Bunlar genelde Türkiye'yi belli gelişmelerden alıkoymak, yönünü
değiştirmek veya kendi içine kapatarak etrafındaki gelişmelerden
soyutlamak şeklinde sonuç almaya çalışırdı. Doğrusunu söylemek
gerekirse de on yıllar boyunca da bunu yaptılar. Ama şunu da görmek
gerekir. Topluma verdiği bu mesajla artık terör örgütlerinin bir
mesafe alamadığını görüyoruz. Tam tersine bu vermek istediği
mesajın tam tersi yönde toplumda kenetlenme artıyor, toplum kendi
istikameti konusunda daha kararlı ve sabit tutumlar geliştiriyor.
Dolayısıyla terör örgütlerinin siyasi mesaj verme kabiliyeti,
toplumun duyarlılığı ve siyasi karar mekanizmalarının kararlığı
çerçevesinde geri tepiyor."
Terör örgütlerinin dünyanın pek çok yerinde çeşitli projelerin
hizmetkarı olarak, çeşitli projelere hizmet sunarak esasında belli
mesafeler almaya çalıştığına dikkati çeken Çelik, "Örneğin, PKK
terör örgütü neden son zamanlarda Suriye ve Irak'ta bir derinlik
yaratmaya çalışıyor. Çünkü DEAŞ'a karşı Batılıların yanında
mücadele verdiği duygusunu yaymaya çalışıyor. Halbuki pek çok sefer
gördük ki aslında PKK terör örgütünün veya PYD'nin DEAŞ ile ciddi
bir mücadelesi yok. Tam tersine orada DEAŞ ile mücadele görüntüsü
adı altında kendilerine bir alan yaratmaya çalışıyorlar." dedi.
- "TÜRKİYE AÇISINDAN TERÖR ÖRGÜTLERİNİN MESAJ VERMEK
KABİLİYETİ YOK OLMUŞTUR"
Dünyanın pek çok bölgesinde ziyaret ettikleri yerlerde hiç
ummadıkları ülkelerde bu örgütlerin ofisleriyle karşı karşıya
kaldıklarını belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu, terör konusundaki çifte standardın işaretidir. Avrupa yakın
coğrafyamız olduğu için buradaki mali kaynakları yönetmeleri,
yapılanmaları şeklindeki çifte standart çok açıktır. Biz öteden
beri şunu söylüyoruz; özellikle PKK terör örgütü olduğunda, son
zamanlarda Avrupalıların orantılılıktan bahsetmesinin aslında
zımnen PKK'yı teşvik eden sonuç doğurduğunu ifade ediyoruz. Eğer
orantılılıktan kasıt hukuk dışına çıkmamak, hukuk içerisinde
mücadele etmek ise şunu söyleyebilirim. Karşı karşıya kaldığı terör
saldırıları karşısında hukuki hassasiyetlere yeryüzünde en çok
riayet eden Türkiye'dir. Ama orantılılıktan kasıt eğer PKK terör
örgütü ile mücadele konusunda bir geri adım atmak şeklindeyse tabii
ki Türkiye bir egemen devlet olarak bunu kabul etmeyecektir. Bunun
kabul edilmesi mümkün değildir. DEAŞ ile mücadelede orantılılıktan
bahsetmeyenlerin PKK ile mücadele söz konusu olduğunda
orantılılıktan bahsetmeleri tabii ki apaçık bir çifte standarttır."
şeklinde konuştu.
Avrupa'nın pek çok yerinde PKK'nın kendisinin seküler bir örgüt ve
DEAŞ ile mücadele eden bir örgüt gibi göstererek aslında bir bakıma
terör propagandasına zemin bulduğunu söyleyen Çelik, şöyle
konuştu:
"Esasında o ülkelerin tüm devlet yetkilileri ve istihbarat
birimleri bunun terör örgütü olduğunu, bu yapmaya çalıştığı
propagandayla gerçeklikle bir ilgisi olmadığını, acımasız bir terör
örgütü olduğunu bilirler. Ama bunlar birtakım siyasi projelerin
veya Türkiye ile ilgili birtakım mücadele biçimlerinin unsuru
olarak çeşitli yerlerde istihdam edilebiliyor. DEAŞ terör örgütü
neyse PKK terör örgütü de odur. PKK terör örgütünün herhangi bir
şekilde Avrupa'da faaliyet yapmasına, Avrupa Parlamentosunda
propagandistlerinin sergi açmasına veya Belçika'da PKK çadırı
kurulmasına izin vermek demek DEAŞ ile işbirliği yapmakla aynı
düzlemde bir yaklaşımdır. Dolayısıyla hiç kimse DEAŞ ayrı PKK ayrı
gibi bir şey söylemesin. Şu anda görülmesi gerekir ki Türkiye
açısından terör örgütlerinin mesaj vermek kabiliyeti yok olmuştur.
Bu Türkiye'nin en büyük kazanımlarından biridir."
Bakan Çelik, PKK terör örgütünü hiç kimse Kürtlerin temsilcisi veya
Kürtler adına mücadele eden bir örgüt olarak konumlandıramayacağını
anlattı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
