Uber, birçok ülkede haksız kazanç sağladığı gerekçesiyle
protestolara neden olmasına rağmen dünyanın kalabalık şehirlerinde
faaliyet göstermeye devam ediyor.
2009 yılında kurulan ve kısa sürede piyasa değeri 50 milyar dolara
ulaşan Uber, son bir yılda İspanya, Belçika, Romanya, Hollanda,
İtalya ve Almanya dahil birçok ülkede yasaklandı.
Ancak şirketin yasal boşluklardan ve denetim yetersizliğinden
faydalanarak faaliyetlerini sürdürdüğüne işaret eden yetkililer,
şirketin sektörde faaliyet gösteren özellikle taksici esnafına
zarar verdiğini vurguluyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Toplu Ulaşım Hizmetleri
Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Uber’in yaptığı
taşımacılığa ilişkin müdürlük tarafından düzenlenen herhangi bir
belge bulunmuyor. Bu tür taşımacılığın yasaya aykırı olduğunu
vurgulayan yetkililer, denetimin ise emniyet birimlerinin
sorumluluğunda olduğunu belirttiler.
Birleşik Taksi Şoförleri Derneği Başkanı Hüseyin Duman, Uber'in
tüketicilere ve taksicilere yönelik haksız rekabet yaptığını
belirterek, "Bu uygulama sebebiyle, taksicilerin ekonomik
menfaatleri zarar görmektedir. Bilindiği üzere Uber uygulamasıyla
gerçekleştirilen ticari taşımacılık, herhangi bir ruhsat ve taksi
plakası olmadan sağlanmaktadır. Bu sebeple de taksicilere kanun
veya ilgili mevzuat gereği tayin edilmiş zorunlu çalışma
koşullarına da uyulmamaktadır. Dolayısıyla taksicilerin yapmakta
oldukları zorunlu masrafları yapmamakta, yine taksicilerin
ödedikleri vergileri de ödememektedirler. Diğer yandan taşıma
ücretlerini de diledikleri gibi belirleyebilmektedirler. Bu şekilde
internet üzerinden binlerce tüketiciye korsan taksi hizmeti
verilmesi, taksicilere zarar vermekte ve müşteri kaybına
uğramalarına yol açmaktadır." diye konuştu.
Uber’in kendisinin sadece aracı olduğu iddiasının da gerçekçi
olmadığını kaydeden Duman, “Uber, herhangi bir hukuki ve cezai
sorumluluk kabul etmediğini ileri sürse de sürücülerle müşterilerin
birbirlerine ulaştıkları yazılımın, şirket tarafından
geliştirilmesi ve güncellenmesi, şirketin aynı zamanda müşteri
tedarikçisi konumunda bulunması, yazılımdaki her türlü kullanılan
haritayı geliştirmesi, rota bilgisini güncellemesi ve şirketin
ödenen ücretten yüzde 20 gibi büyük bir oranda pay alması
değerlendirildiğinde yapılan faaliyette şirketin çok büyük payının
olduğu açıktır.” ifadelerini kullandı.
Uber’le son bir yıldır yasal yollardan mücadele ettiklerini dile
getiren Duman, şunları kaydetti:
"Uber’i kullanan bazı araçların D2 yetki belgesine sahip olduğu
bilinse de bu belgenin Karayolları Taşıma Yönetmeliği 6. maddenin
4/b maddesine uygun kullanılmadığı açıktır. Bunun nedeni ise D2
yetki belgesi ile taşımacılık yapılabilmesi için taşınan grubun tur
firmasıyla, taşıyacak olan firma arasında bir tur sözleşmesi,
taşınan gruptaki şahısların isim listesi ve taşıma faturası olması
gerekmesidir. Uber’de ise bu şekilde bir uygulama yoktur. Ticari
araç olarak ve ayrıca Uber üzerine de kayıtlı olmamalarına rağmen
ücret karşılığında belgesiz taşımacılık yapmaları yasadışıdır.
Uber şirketinin hizmet verdiği araçlarda taksi ruhsatı yok, buna
rağmen taksicilik hizmeti veriyorlar. Emniyet Müdürlüğü’nün olayı
fark etmesiyle günümüze kadar yüzlerce Uber aracı trafikten men
edildi. Bu durum şirketin zaten yasadışı işlediğine dair en büyük
delildir. Dolayısıyla, mevcut mevzuatımızın öngördüğü
yükümlülükleri görmezden gelen bir uygulamanın akıbetinin
yasaklanmak olacağı açıktır. Bu yönde derneğimizce yasal yollara
müracaat edilmiş bulunmakta olup en kısa zamanda sonuç alınması
umulmaktadır.”
"YASAKLAMALAR YERİNE DOĞRU REKABET ORTAMI
OLMALI"
BiTaksi Kurucusu Nazım Salur, Uber’in BiTaksi'yle aynı kurallar
çerçevesinde rekabet etmediğini vurgulayarak, “Biz prensip olarak
adil rekabete açık bir şirketiz ancak Uber şirketi bu şartlara özen
göstermeksizin faaliyet gösterdiğinden aynı koşullarda çalışma
fırsatı elde edilmiyor.” diye konuştu.
Salur, konunun yasal mevzuatına ilişkin, “Bildiğimiz kadarıyla
Uber, mali işlemlerinin yurt dışındaki şirketi üzerinden yapıyor.
Dolayısıyla oradaki gelirler Türk mali mevzuatı çerçevesinde
vergilendirilmiyor. Biz ise yerli bir şirket olarak her türlü mali
yükümlülüğümüzü ülkemize karşı yerine getirmekteyiz.” ifadelerini
kullandı.
Uber’in bazı ülkelerde yasaklanmasının hatırlatılması üzerine
Salur, şunları kaydetti:
"Biz özel bir şirket olarak adil rekabetten yanayız. Teknolojik
işlerde yasaklamalar yerine doğru rekabet ortamının yaratılarak
daha fazla sayıda şirketin halka hizmet vermesinin daha uygun
olduğunu düşünüyoruz. Başarılı işler yapan yerli girişimlerin
ülkemizce kıymetinin bilinmesi de önem arz ediyor. Rekabet
olmalıdır ancak tüm teknolojik işlerin tamamen yabancıların
hakimiyeti altına girmesi Türkiye’de kimsenin yararına değildir.
Yerli girişimlerin önlerindeki bürokratik engellerin kaldırılması
ve aynı zamanda fonlarla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Böylelikle Türk teknoloji firmaları ve markalarının önü
açılacaktır."
Özel'den Kılıçdaroğlu'na "ittifak" eleştirisi!
#Siyaset / 06 Eylül 2024
MSB: Suriye'nin kuzeyinde 8 terörist etkisiz hale getirildi
#Gündem / 06 Eylül 2024
Yorumlar
