Saatlerce uyuduğunuz halde sabah kalktığınızda kendinizi çok
yorgun ve gün içinde sürekli uykusuz hissediyorsanız ortada bir
sorun var demektir. Hem insanın sosyal hayatını hem de iş hayatını
olumsuz etkileyen bu durum ayrıca kişinin hayatını tehlikeye
sokabilecek durumları da beraberinde getiriyor.
Neden sürekli uyumak isteriz? Sürekli uyku hali hangi hastalıkların
habercisidir? Bu durumdan nasıl kurtulabiliriz? İşte tüm bu
soruların yanıtını Nörolog Prof. Dr. Hikmet Yılmaz AjansHaber’e
anlattı.
“ANORMAL KOŞULLARDA UYUMA İSTEĞİ HİSSEDER”
Uykusuzluk hali kişinin sabah kalktığında kendisini uyumuş ve
dinlenmiş gibi hissetmemesi ve günün bu şekilde geçme hali olarak
tanımlayan Yılmaz şöyle devam etti.
Gündüz aşırı uyuma isteği var ise hipersomnia dediğimiz durum
ise bu da gece uykusunun sağlıklı bir şekilde uyuyamamasının bir
sonucudur.
Bu rahatsızlığın nedenleri arasında uykuda solunum bozukluğu,
uykuda nefes durmaları, uykuda hareket bozukluğu, herhangi bir
durumdan dolayı gece uykusunu uyuyamamanın getirdiği bir gündüz
aşırı uyuma isteğidir. Genetik bir rahatsızlık olan narkolepside
hastalar epilepsi gibi düşme atakları yaşarlar ve aşırı bir uyuma
isteği vardır. Bu aşırı uyuma isteği dramatiktir. Örneğin araç
kullanırken uyur, bir iş yaparken uyur, elinde kaşık varken
uyuyakalır, bir toplantı sırasında dikkat göstermesi gerekirken
anormal koşullarda uyuma isteği hisseder.
“KİŞİ HAYATINI TEHLİKEYE SOKAN DURUMLAR
YAŞAYABİLİRLER”
Yılmaz, “Gündüz aşırı uykululukta biz genelde 3 nedene
bağlayabiliyoruz. Birincisi olarak uyku apnesidir. Bu da kişinin
akşam yattığı halde sabah kalktığında üstünden TIR geçmiş gibi
hissetmesidir. Gözünü açamaz halde olması ve güne yorgun devam
etmesidir. Uyku apnesi dikkat eksikliğine neden olur, reflekslerde
uzamalar olur, gözü açık mikro uykular yaşarlar. Ayakta uyuyan
hastalarımız bile vardır. İkincisi olarak narkolepsinin bir sonucu
olabilir. Ülkemizde de 40-45 bin civarı narkolepsi hastası var.
Örneğin ayakta uyurlar, direksiyon başında uyuyakalırlar. Kişi
hayatını tehlikeye sokan durumlar yaşayabilirler. Üçüncüsü olarak
da epilepsinin nedeni olabilir. Bu saydığım üç neden kesinlikle
tedavisi olan ve ortadan kaldırdığımız 3 hastalık olarak sıraladım.
Gündüz aşırı uykululuk bunların temeli olabilir.” diye konuştu.
“HERKESİN BİR UYKU GENETİĞİ VARDIR”
Herkesin bir uyku genetiği olduğunu söyleyen Yılmaz şöyle devam
etti:
Örneğin bana yeten 4 saat uyku bir başkasına yetmeyebiliyor. Bir
insan sabah yorgun kalkıyorsa gün içinde diyelim ki kısa mesafeli
yolculuklarda dahi hemen uykusu geliyorsa ve ofisinde, dükkanında,
dersinde aktivite göstermediği halde uykusu geliyorsa mutlaka bu
konuda bir profesyonelden yardım almalıdır.
“EN SIK KULLANDIĞIMIZ TEDAVİ ŞEKLİ…”
Bu şekilde gündüz aşırı uyuma istekleri olan hastaları biz
öncelikle muayene ettiğinden bahsede Yılmaz bunun dışında “Kan
tahlilleri yaparız. Mesela tiroit bezlerindeki metabolizması bu
rahatsızlığın bir nedeni olabilir. Şeker hastalığı bu durumu
yapabilir. Narkololepsi, ve uyku apnesi bu durumu yapabilir. Nefes
durmaya giden hastalıklar bu durumu yapabilir. Bunları tetkik
ederiz. Uyku merkezlerinde 1 gün ağırlarız, gözlemleriz kaç
dakikada uykuya dalıyor, REM uykusuna girebiliyorlar mı gibi
tetkikler yaparız. Bunu dışında içtiği ilaçların etkisi var mı ona
bakarız. Çünkü bazı depresyon ilaçları yan etki olarak da aşırı
uykululuğa neden olabiliyor. Başa gelen bir travmanın olup
olmadığına bakarız. Damarsal hastalıklar kişinin uyku ritmini
bozabilir ve aşırı uykululuğa neden olabilir. Nedeni saptadıktan
sonra da nedene yönelik bir tedavi şekli uyguluyoruz. En sık
yaptığımız tedavi şeklinde kullandığımız bir ilaç var ve bu ilaçla
birlikte uyku halinden kişiyi kurtarıyoruz. Bunun dışında davranışa
yönelik tedavilerimiz var. Kişinin yatma koşullarını, uyku hijyeni
sağlama, ne şekilde uyuyacağını belirleme, gevşeme teknikleri,
solunup bozukluğu varsa onu tedavi etme gibi yöntemler uyguluyoruz.
Bunun dışında narkolepsi varsa ona yönelik tedavi şekillerimiz
vardır onları uygularız. Uyku uyanıklık arasındaki durumun damarsal
bir durumu varsa o olayın tedaviyle başa çıkmaya çalışırız.
“TANI NE KADAR DOĞRUYSA TEDAVİ DE O KADAR DOĞRU
OLACAKTIR”
Tanının öneminden bahseden Yılmaz “Özellikle aşırı uykunun nedeni
önemli, ilk düğmeye benzerdir nasıl doğru iliklenirse gerisi de
öyle gelir. Tanı ne kadar doğruysa tedavi de o kadar doğru
olacaktır. Gündüz aşırı uyuma isteği normal bir tablo değildir.
Aşırı uyuma isteği vücudun, organizmanın bir rahatsızlığının en
temel belirtilerinden birisidir. Baş ağrısı gibi dengesizlik gibi
mutlaka uyku konusunda uzman birine, merkeze giderek nedenini
öğrenmek gerekir.” diye ekledi.
Yorumlar