Bosna Savaşı’nın son döneminde BM tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995’te Ratko Mladić komutasındaki Bosnalı Sırp birliklerinin kontrolüne geçti. Kentin işgalinin ardından binlerce Boşnak sivil Potoçari’deki BM üssüne sığınırken, daha sonra Bosnalı Sırp güçlerine teslim edildi.
Kadın ve çocukların Boşnakların kontrolündeki bölgelere geçmesine izin verilirken, erkekler sistematik şekilde ayrıldı. Ormanlık alanlar, fabrikalar, depolar ve çeşitli noktalarda gerçekleştirilen infazlarda en az 8 bin 372 Boşnak erkek ve çocuk öldürüldü.
Delilleri gizlemek için toplu mezarlar taşındı
Soykırım kurbanları, suçun izlerini gizlemek amacıyla toplu mezarlara gömüldü. Daha sonra birçok mezar iş makineleriyle açılarak cenazeler farklı bölgelerdeki ikincil toplu mezarlara taşındı. Bu yöntem, hem delillerin ortadan kaldırılmasını hem de kurbanların kimliklerinin tespit edilmesini güçleştirdi.
Aradan geçen yıllarda aynı kişiye ait kemik parçalarının farklı toplu mezarlarda bulunması nedeniyle kimlik tespit süreçleri uzun sürdü. Kemik kalıntıları DNA analizleri ve adli tıp incelemelerinin ardından kimliklendirilerek ailelerine teslim edildi.
Uluslararası mahkemeler “soykırım” kararı verdi
Srebrenitsa’da yaşananlar, savaşın ardından uluslararası mahkemelerde görülen davalarda ayrıntılı şekilde incelendi. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinde (ICTY) yürütülen yargılamalar sonucunda elde edilen deliller doğrultusunda, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) 2007 yılında Srebrenitsa’da yaşananların uluslararası hukuk açısından “soykırım” olduğuna hükmetti.
Yargılamalar kapsamında Bosnalı Sırp ordusunun komutanı Ratko Mladić ile Bosnalı Sırpların siyasi lideri Radovan Karadžić başta olmak üzere çok sayıda isim hapis cezalarına çarptırıldı.
31 yıldır kayıplar aranıyor
Savaşın sona ermesinin ardından Bosna Hersek genelinde kayıp kişilerin bulunması amacıyla geniş kapsamlı kazı çalışmaları başlatıldı. Bugüne kadar Srebrenitsa soykırımı kurbanlarına ait cenazeler, 77’si toplu mezar olmak üzere 150 farklı noktada yürütülen çalışmalarda ortaya çıkarıldı.
Kimliği belirlenen kurbanlar her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen törenlerle toprağa veriliyor. Bugüne kadar Potoçari Anıt Mezarlığı’na 6 bin 772 soykırım kurbanı defnedilirken, 250 kurban ise ailelerinin talebi doğrultusunda farklı mezarlıklara defnedildi.
Aradan geçen 31 yıla rağmen, soykırımda yaşamını yitiren ve cenazelerine henüz ulaşılamayan 1000’den fazla kişinin bulunması için çalışmalar devam ediyor. Her yıl kimliği tespit edilen kurbanlar, ailelerinin onayıyla eksik kemiklerle de olsa defnedilirken, bazı aileler ileride başka kemik parçalarının bulunabileceği umuduyla defin işlemini ertelemeyi tercih ediyor.
Her yıl düzenlenen Srebrenitsa anma törenleri, yeni bulunan kurbanların son yolculuğuna uğurlanmasının yanı sıra, uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tescillenen bu katliamın unutulmaması ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması çağrısını simgelemeyi sürdürüyor.