Ramazan Bayramı dolayısıyla AK Parti'ye ziyarette bulunan
CHP'lileri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin
başkanlığındaki heyet karşıladı.
Şahin, bayramın tüm ülkeye hayırlar getirmesini dileyerek, tüm
dünyada yaşayan Müslümanların birliğine, beraberliğine ve
kardeşliğine vesile olmasını temenni etti.
Toplumsal sorunların çözümünde en büyük rolün iktidar ve ana
muhalefet partisine düştüğünü dile getiren Şahin, 15 Temmuz darbe
girişiminin birinci yılına yaklaşıldığını hatırlattı. Şahin, "15
Temmuz öncesi ve sonrasında etkinliklerle 15 Temmuz şehitlerimiz
anılacak. 15 Temmuz'da yaşanan hain darbe girişimi konusunda
toplumun duyarlılığı, dikkati o noktaya çekilecek. 15 Temmuz
sonrasında yakalamış olduğumuz o güzel atmosferin, havanın,
Yenikapı ruhunun yeniden dirilmesini ve ülkeye egemen olmasını
diliyorum." diye konuştu.
Şahin, ülkenin büyük bir saldırıya maruz kaldığını vurgulayarak,
OHAL'in bununla mücadele için öngörüldüğünü ve her ülkede ihtiyaç
olduğu sürece kullanılmasının meşru ve demokratik bir hak olduğunu
kaydetti. Şahin, bunun ne zaman sona ereceğine de Meclisin karar
vereceğini hatırlattı.
"KİMSEYE HİÇBİR HUSUMETİ OLMADAN BİR YÜRÜYÜŞ
İÇERİSİNDE"
CHP Genel Sekreteri Sındır da sözlerine, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun bütün AK Parti teşkilatına en içten sevgi ve
selamlarını ileterek başladı.
Kırgınlık ve küskünlüklerin bir daha hatırlanmamak üzere silinmesi
gerektiğini ifade eden Sındır, "Kardeşliğimize, birliğimize,
beraberliğimize bakalım. Bayram, devletimizin ve milletimizin
bekası, geleceği ve insanlık adına daha güzel bir gelecek için
vesile olsun. Sayın Genel Başkanınıza geçmiş olsun dileğimizi de
ifade etmek isterim." dedi.
Kılıçdaroğlu'nun, partisinin İstanbul Milletvekili Enis
Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki için başlattığı yürüyüşüne de
değinen Sındır, şunları söyledi:
"Sevginin, barışın, kardeşliğin, dostluğun temennisinin yanında
adalet de hepimiz için. Sizler de eminim aynı düşüncedesiniz ve
duygudasınız. Adalet, dinimizin de aslında çok temel ve kutsal bir
değeri. Aslında adalet doğanın, yaşamın, doğal dengenin çok temel
bir değeri, onun üzerine kurulmuş bir doğal denge. Bir insan eliyle
adaletin tüm insanlık için hakkaniyetli bir şekilde var olmasını
diliyoruz. Bu amaçla bir yürüyüş içerisinde, kimseyle hiçbir
husumeti olmadan bir yürüyüş içerisinde."
Sındır, 15 Temmuz darbe girişimine de değinerek, "15 Temmuz
şehitlerimize, öncesi ve sonrasında bu vatan, millet, bayrak için
canını feda etmiş, Cumhuriyetimiz için canını feda etmiş başta
Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimize Allah'tan
rahmet, gazilerimize de uzun ömürler diliyorum." dedi.
Vatana ve devlete kast eden kim olursa karşısında milleti
bulacağına işaret eden Sındır, "Sizler de bizler de bu milletin
yasal siyasi partileri olarak mutlaka buna karşı bütün gücümüzle
gereğini yaparız. 15 Temmuz'da da böyle oldu." değerlendirmesinde
bulundu.
Sındır, bir daha devletin ve milletin 15 Temmuz gibi darbe
girişimlerine maruz kalmaması temennisinde bulunarak, "Umarız, 15
Temmuz darbe girişiminin bütün sorunları ve darbe girişimine
doğrudan veya dolaylı katkıda bulunanlar da ortaya çıkar, yargı
önünde en kısa zamanda hesapları sorulur. 15 Temmuz darbe girişimi
nedeniyle çıkartılmış olan OHAL durumundan da ülkemiz bir an evvel
artık daha demokratik, özgür, yasama ve yürütmesiyle daha bağımsız
ve özgür yargısıyla bir an evvel bu OHAL sürecinden de çıkarız."
diye konuştu.
MHP'DEN AK PARTİ'YE BAYRAM ZİYARETİ
AK Parti'de MHP'lileri, Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin
başkanlığındaki heyet karşıladı.
Şahin, MHP heyetine bayram ziyareti için teşekkür etti, Ankara
Milletvekili ve Merkez Karar ve Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi Jülide
Sarıeroğlu, Kadın Kolları Mali ve İdari İşler Başkanı Pınar Doğan
Aksoy, Gençlik Kolları Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı
Mustafa Özbey'den oluşan AK Parti heyetini tanıttı.
Türkiye'nin uzun süredir terörle mücadelede kararlılık
gösterdiğini, PKK, FETÖ, DHKP-C ve diğer terör örgütlerine karşı
çok güçlü bir mücadele yürüttüğünü vurgulayan Şahin, darbe girişimi
sonrasında FETÖ ile mücadele konusunda çok kararlı adımlar
atıldığını söyledi. Ayhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Nerede olursa olsun, gerek siyaset kurumunda gerekse devlette,
sivil toplum içerisinde, devlete ihanette bulunan hiç kimseye
herhangi bir toleransımızın olması asla söz konusu değil. Şimdiye
kadar olan kararlılığımızı, bundan sonrada sürdürme konusunda güçlü
bir iradeye sahip olduğumuzun altını çizmek istiyorum. Mücadelemiz
son terör unsuru bu topraklardan atılana kadar devam edecek."
"SİYASİ PARTİLER, ÜLKE MESELELERİNDE BİRLİK VE BERABERLİK
İÇİNDE OLMALI"
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan, MHP heyetinde yer alan Merkez
Yönetim Kurulu Üyeleri Kadir Şekerci ve Mesut Çelik'i tanıtarak, AK
Parti'lilerin bayramını kutladı.
Türk İslam coğrafyasının Ramazan Bayramı'nı umutla
karşılayamadığını belirten Ayhan, şunları kaydetti:
"İçinde bulunduğumuz dönemde gerek bölgesel gerekse yurt içindeki
gelişmelerin, birtakım kaygı verici olayların olduğunu görüyoruz.
Yurt dışında özellikle bölgemizde meydana gelen gelişmelerin bize
birtakım yansımaları var. Bu coğrafyada uzun dönem kalıcı
olabilmenin yolları bu türlü olayları bertaraf etmekten geçer,
bunun için siyasi partilerin böyle dönemlerde asgari müştereklerde
uzlaşmayı sağlamasının gerekli olduğuna düşünüyoruz. Uzlaşmanın
bize göre iki temel dinamiği var. Birisi milliyetçilik, diğeri ise
demokrasi. Siyasi partiler, ülke meselelerinde birlik ve beraberlik
içinde olmalı. Özellikle dış politikaya yönelik meselelerde daha
açık, birbirini aydınlatıcı, geleceğe yönelik politikaların
oluşturulmasına katkı sağlamaları gerekiyor."
Türkiye'de en önemli iki sorundan birinin PKK diğerinin ise FETÖ
olduğunu vurgulayan Ayhan, 15 Temmuz'da FETÖ meselesinin ne kadar
vahim bir durum aldığının görüldüğünü, bunun bertaraf edilmesi
gerektiğini söyledi.
Ayhan, "15 Temmuz'dan sonra içine girdiğimiz travmayı, ülke henüz
atlatmış değil siyasi ayağına da olayın bakmak gerektiğine
inanıyoruz. Bunun gerekli olduğunu da düşünüyoruz. Bu işten mağdur
olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğine inanıyoruz."
dedi.
Referandumdan sonra yapılacak uyum yasaları ve iç tüzük
değişikliğine destek vereceklerini MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'nin ifade ettiğini anımsatan Ayhan, "Bu, Başkanlık
Divanında görüşüldü. Önümüzdeki dönem MYK'da da görüşülecek,
önümüzdeki hafta içerisinde. Dolayısıyla bunun da bir çözüme
kavuşturulması, çözüm bulunması lazım." değerlendirmesini
yaptı.
Ekonomik anlamda da bazı endişelerinin olduğunu söyleyen Ayhan,
milli gelirin dolar bazında düştüğünü, büyümenin istihdam
yaratmadığını, özel sektör yatırımların uzun süredir sıkıntılı bir
alan olarak kaldığını, işsizlik sorunun henüz çözülemediğini,
kadınların istihdama katılımında problemlerin olduğunu, enflasyon
probleminin hala devam ettiğini savundu.
Ayhan, bu konularda MHP'nin katkı sağlamak için tekliflerini
TBMM'ye getireceğini, Hükümetin getireceği teklifleri de
destekleyeceğini ifade etti.
AK PARTİ'DEN CHP'YE BAYRAM ZİYARETİ
AK Parti'de, AK Parti Ankara milletvekili Murat
Alparslan başkanlığındaki heyet , Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP)
bayram ziyaretinde bulundu. Konukları, CHP'nin TBMM Grup
Başkanvekili ve Ankara milletvekili Levent Gök başkanlığındaki
heyet karşıladı.
CHP'li Gök, ziyarette yaptığı konuşmada, AK Parti heyetini
ağırlamaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
"Genel başkanınızın geçirmiş olduğu rahatsızlıktan dolayı geçmiş
olsun dileklerimizi iletiyoruz." diyen Gök, bayramın Türkiye'ye
esenlik ve huzur getirmesini temenni etti.
AK Parti'li Alparslan da tüm milletin bayramını kutlayarak, bayram
vesilesiyle hissedilen dostluk ve muhabbetin diğer zamanlarda da
devam etmesini istedi, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah
arkadaşları olmak üzere tüm şehitlere rahmet diledi.
Bu milletin asil ve kahraman bir millet olduğunu, 1923'te devleti
kurduktan sonra pek çok badireyi atlatarak, bugünlere kadar
devletine sahip çıktığını ifade eden Alparslan, "En nihayetinde
kurduğu devletine 15 Temmuz'da tekrar sahip çıkmak suretiyle
gerekeni yaptı. O sebeple arzumuz, bu asil ve kahraman milletin çok
daha hak ettiği güzel günlere taşınması." ifadesini kullandı.
Ülkenin, bayrağın ve vatanın muhafazası için görev yapan güvenlik
güçlerini de tebrik eden Alparslan, şehitlere rahmet, gazilere şifa
diledi.
Zor bir coğrafyada bulunan Türkiye'nin tarih boyunca bundan
kaynaklanan pek çok sıkıntı yaşadığına dikkati çeken Alparslan,
özellikle Irak ve Suriye'dekiler olmak üzere, dünyanın her
yerindeki insani sıkıntıların son bulmasını temenni etti.
Alparslan, Türkiye'nin, devlet olarak üzerine düşen konularda
inisiyatif kullanmak suretiyle dünya barışına katkıda bulunmaya
çalıştığını söyledi.
Levent Gök de Türkiye'nin dünyanın en sıkıntılı bölgelerinden
birinde bulunduğuna işaret ederek, bunların Türkiye'yi etkileyecek
durumda olduğunu belirtti.
"UMARIM OLAĞANÜSTÜ HAL UZATILMAZ"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurulan Türkiye'de,
"yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini benimsemiş bir parti olarak,
bütün komşularla sıfır sorunlu bir politika yürütülmesini ve
Türkiye'nin bütün dünyada en itibarlı ülke haline gelmesini
beklediklerini bildiren Gök, şöyle devam etti:
"15 Temmuz darbe girişiminde hep beraber Meclis'te bombaların
altında hayatımızı ortaya koyduk. CHP olarak o gün birtakım
şeylerin olduğunu sezinlediğimizde burada toplandık. Karşıdan da
Cumhurbaşkanlığı Sarayı görünüyor. Birtakım şeylere tanık
olduğumuzda, Sayın Meclis Başkanının çağrısı üzerine derhal
Meclis'e giderek, orada 20 arkadaşımızla beraber darbe girişimine
karşı milli iradenin yanında tereddütsüz yer aldık. Sabaha kadar da
hep beraber göğüsümüzü siper ettik.
Elbette Türkiye'de seçimle gelen seçimle gidecektir, bu
tartışmasızdır, böyle olmalıdır. Tabi, darbe girişiminin
atlatılmasından sonra tüm arzumuz Türkiye'de demokrasinin eksiksiz
ve tam kurulması. O darbe girişimini önleyen siyasi partilerin ve
halkımızın Türkiye'de daha özgürlükçü, daha çağdaş ve bütün
partileri de ortak paydada buluşturacak bir azim ve kararlılık
sergilediğine de tanık olduk. CHP olarak, biz olağanüstü halin ilan
edilmesine bu nedenle sıcak bakmadık, halen de bakmıyoruz. Biz
sorunlarımızı görüşerek çözebileceğimiz inancındayız. Dolayısıyla
Türkiye'nin bir an önce olağanüstü halden kurtularak, normal düzene
geçmesi gerekiyor. Umarım 19 Temmuz'da biten olağanüstü halin
süresi uzatılmaz."
"KATKILAR EL BİRLİĞİYLE ORTAYA KONULMALI"
Gök, partisinin FETÖ konusunda iktidara samimi olarak tam destek
verdiğini ve bunu sürdüreceğini ifade ederek, "FETÖ gerçeği,
yıllardan beri ifade ettiğimiz bir gerçekliktir. Bunun bombalar
altında fark edilmesi ve Türkiye'ye bu kadar acı gerçekten
travmatik etkiler yaratmıştır. 249 şehidimizin ve 2 binin üzerinde
yaralımızın olduğu bir darbe girişiminin önlenmiş olması
Türkiye'nin büyük başarısıdır. Şimdi bütün partilerin el birliğiyle
Türkiye'nin çağdaş ve bütün dünyadaki evrensel ölçülerde ne varsa
ortaya katkı yaparak, koyması gerekir." diye konuştu.
Gök, bugünlerde en çok konuşulan kavramlardan birinin "adalet"
olduğuna işaret ederek, bunun, bir devletin ayakta kalmasının,
bütün yurttaşlarını bir arada tutmasının başlıca koşulu olduğunu
kaydetti.
Adalet konusunda herkesin bir sıkıntısı olduğunu ifade eden Gök,
"İktidar partisinin sözcülerinden ya da milletvekillerinden sık sık
duyuyoruz. Kimi zaman 'Yeter artık' deniyor, haksız tutuklamalar ya
da tahliyeler konusunda. Bu gelinen noktada, yapılan anketlerde
adalete duyulan güven, maalesef en altlarda yer alıyor. Şimdi bunu
öne çıkartmak durumundayız." dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun öncülüğünde "adalet
yürüyüşü" başlattıklarını ve son derece seviyeli ve saygın bir
yürüyüş yaptıklarını dile getiren Gök, yürüyüşte güvenliği sağlayan
güvenlik güçlerine de teşekkür etti.
Yürüyüşe önemli destekler verildiğini söyleyen Gök, "Umuyor ve
diliyorum ki Türkiye'de adalet herkes için tam ve eksiksiz
uygulanabilir hale gelir." ifadesini kullandı.
"SİYASET KURUMU OHAL'İ KENDİ İÇİNDE
TARTIŞACAKTIR"
Gök'ün ardından yeniden söz alan AK Parti Ankara Milletvekili
Alparslan, 15 Temmuz'un belki de bu toprakların bugüne kadar
yaşadığı en kanlı, en kalleş darbe girişimi ve işgal teşebbüsü
olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Sonrasında bu darbenin belki failleri ve buna eklemlenen, yurt içi
ve yurt dışı farklı isimlerdeki terör örgütleriyle mücadele etme
anlamında, belki alışılagelmiş önceki uygulamaların aksine, millete
değil, devletin kendisine bir şekilde olağanüstü hal ilan etmek
suretiyle, mücadelenin çok daha etkin ve daha hızlı bir şekilde
yapılması konusunda bugüne kadar devam eden bir süreci beraber
yaşıyoruz. Normalde AK Parti'nin olağanüstü hale bakışı, zaten
iktidara geldikten sonra bunu kaldırıyor olmakla ilgili attığı
adımda net bir şekilde görülüyor fakat yaşanan sürecin ağırlığı,
devam eden farklı mücadelelerin boyutu ve çeşitliliği sebebiyle bir
şekilde bunun uzatılarak, bugünlere kadar geldiğini görüyoruz.
Temennimiz, bu mücadelenin net bir şekilde nihayetlenmesi ve
olağanüstü hali gerektirecek tedbirlere ihtiyaç duyulmaması ancak
bu ihtiyacın varlığı olduğu sürece, bu konuda devletin ortaya
koyacağı mücadelenin etkinliğinin sağlanabilmesi açısından da belki
bir ihtiyaç olacaktır. Önümüzdeki günlerde siyaset kurumu bunu
kendi içinde tartışacaktır."
Alparslan adaletin; yasama, yürütme ve yargının esasını teşkil
ettiğini vurguladı. Adaletin tesisi, adalete olan inancın
kuvvetlenmesi anlamında partisinin üzerine düşeni yapma gayretinde
olduğunu vurgulayan Alparslan, şunları söyledi:
"Geride bırakılan 15 yıldaki birtakım mevzuat değişiklikleri,
nihayetinde 16 Nisan'daki yargının adalet ve tarafsızlığına vurgu
yapan birtakım değişiklikler ortaya konulması bunların göstergeleri
ancak adaletin tesisi, temini, takibi ve bir şekilde sağlanabilmesi
anlamında siyasetin, siyasi argümanlarla ve siyaset yapılan
mekanizmalar üzerinden bir hassasiyet oluşturulması bizlerin de
arzusu. İnşallah bu konuda zaten bir kamuoyu dikkati çekildi. Bu
dikkat bizim de üzerimizde durduğumuz mesele ancak bu konuda parti
yetkililerimizin, sözcülerimizin ve özelinde parti Genel Başkanı ve
Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın bu meseleye bakışlarının ve
değerlendirmelerinin bütün kamuoyunda yapıldığı gerçeği de
düşünüldüğünde bunları tekrara gerek duymadan sizin bu konudaki
beyanlarınızı bu çerçevede değerlendirmek istiyorum."
İÇ TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ
Levent Gök, TBMM iç tüzük değişikliğinin dikkatli ve özenli
yapılmasını isteyerek, bütün partilerin muvafakati alınmadan
değişiklik yapılmasının uygun olmayacağını ifade etti.
Gök, "Muhalefetin sesini duyurabildiği, haklarının korunduğu,
Meclis TV'nin de kesintisiz yayın yaptığı bir anlayış içinde iç
tüzük değişikliğine hazırız ama muhalefetin sürelerinin
kısaltılması, grup önerilerinin sınırlandırılması gibi anlayışlar,
zannedilmesin ki ilk başta bir süre kazanılıyor, daha sonra
kanunlar yapıldığı ya da görüşüldüğü zaman görülecektir ki çok daha
fazla uzun sürelerin olmasına neden olacaktır." dedi.
Alparslan da Gök'ün basın huzurundaki beyanlarının dikkate
alınacağını düşündüğünü belirterek, anayasa değişikliğinin ardından
TBMM Genel Kurulunun yapılandırılmasının zaruret olduğunu
söyledi.
Muhalefetin demokrasilerdeki varlığının önemini vurgulayan
Alparslan, "O sebeple hem TBMM Genel Kurulu'nda hem de kamuoyu
önünde muhalefetin işlevsel olarak görevini yerine getirmesi bizin
de arzusu ama bunu yaparken aynı zamanda iktidarın hizmet üretme ve
Meclis Genel Kurulu'nun daha etkin ve verimli çalışması konusundaki
talebini de bir şekilde anlayışla karşılamak lazım." diye
konuştu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
