20 Şubat 2026 Cuma
weather
10°
AjansHaber Gündem Şentop, "Bu seçim önemli seçimdir"

Şentop, "Bu seçim önemli seçimdir"

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, katıldığı canlı yayında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Şentop, "Büyük yürüyüş 14 Mayıs’tan sonra sürecek" ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop katıldığı "Seçim 2023" canlı yayınında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Şentop'un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

Her seçim öncesi belki 1 sene öncesinden başlayan bazı anketçiler ortaya çıkıyor bunlar seçim sonrasında da kayboluyor. Bunlar anket çalışması, siyasi tabloyu ölçme çalışması yapmıyor; siyasi propagandanın unsuru olarak çalışıyorlar. Bunun dışında ciddi olarak anket yapan, bu işi profesyonel meslek edinmiş olanlar var. Bunların daha çok seçime yakın zamanda yaptıkları anketleri dikkate almak lazım. Bunların da siyasi piyasayı etkileyecek açıklamalar yaptıklarını maalesef görebiliyoruz. Daha önceki seçimlere bakarsak, anketlerde hep kazananlar var. Hazin bir tablo Türk siyaseti açısından, belki komedi de diyebiliriz. Anketlerde kazananlar oluyor. Sürekli kazananlar. Bir de milletin teveccühü ile sandıkta kazananlar var. Ülkeyi anketlerde kazananlar değil sandıkta kazananlar yönetiyor. Bilhassa İstanbul mitingi bugüne kadar Türkiye'de yapılmış siyasi maksatlı en büyük mitingdir. Bunu tereddütsüz söyleyebiliriz. Ben de sahayı gördüm. Trakya'da Tekirdağ milletvekili olmam hasebiyle, sayın Cumhurbaşkanımızın Trakya programlarına katıldım. Benim kanaatim daha önce de ifade ettim. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Recep Tayyip Erdoğan'ın birinci turda kazanacağına eminim. Son 1 aydan fazla bir zaman, milletimiz bu seçimin ana fikrini anladı. Ayrı bir sahiplenme içerisinde olduğunu görüyoruz vatandaşlarımızda.

"Türkiye'nin yapacağı seçim çok anlamlı"

Ben AK Parti'de seçim işleri başkanlığı da yaptım. Her seçim de ben ve başka siyasetçiler 'bu seçim önemli seçimdir' der. "Bundan sonra yapılacak her seçim kendisinden önceki seçimlerden daha önemli olacak" demiştim. Bunun sebebi dünyada önemli bir değişim noktasındayız. Dünya yeni bir düzen arayışı içerisinde. Burada Türkiye'nin yeri çok önemli. Biz bölgemizde, yakın coğrafyamızla tarihi sorumluluk, misyon içerisindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı faaliyetlerle Türk dünyası, İslam dünyası ve mazlum coğrafyanın gözü Türkiye'nin üzerinde. Bu açıdan diyoruz ki, Türkiye'nin yapacağı seçim yeni düzenin oluşması bakımından anlamlı. Başkaları da Türkiye'nin iddialı durumunu, tam bağımsızlık durumunu bırakmasını, dışarıdan çizilmiş senaryoların içinde yer almasını arzuluyorlar. Kuzey hattıyla ilgili bir tıkanma var. Biz en makul olanın orta koridor olduğunu söylüyoruz. Güneyden gelen hatlar var. Türkiye dünya coğrafyasının akupunktur noktalarının yoğunlaştığı alandır. Dünyanın bütün akupunktur noktaları Türkiye üzerinde toplanmış durumda. Türkiye'yi başka senaryolarının bir aktörü haline getirmek istiyorlar. Avrupa ülkeleri Türkiye'yi takdir ediyorlar, tebrik ediyorlar, hayranlık ifade ediyorlar hem de kendi yaşadıkları sıkıntıları anlatıyorlar.

"Türkiye terör devletine izin vermeyecek"

Türkiye'yi kendi içerisine kapatmak ve kuşatmak. Bilhassa Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeleri takip ediyoruz. Orada bir terör örgütüne devlet kurdurulması için uzun zamandır proje işletildiğini biliyoruz. Suriye terör devletinin imkânsız hale getirecek sınır ötesi harekatlar yaptık. Şu anda orada bir terör devleti kurulmasına müsaade etmeyeceğini gösterdik ve kararlılıkla arkasında duruyoruz. Terör örgütünün sözde liderlerinden destek açıklamaları var. Terör örgütünün yaptığı açıklamalar önemli. Neden Cumhurbaşkanı adayına destek verdiklerine dair açıklamaları var. Terör örgütünün binlerce üyesinin cezaevinde olduğunu söylüyorlar. Sınır ötesi harekatla ilgili son tezkerede Suriye ile ilgili olarak hayır oyu vermişlerdi. Başka ülkenin askerlerinin bulundurulması diyor gerekçe olarak. Askeri operasyon dediğimiz şey dinamik süreçtir. Önceki metinlerde de var. Onlara destek vermişsiniz. Şimdi niye vermiyorsunuz?

"Büyük yürüyüş 14 Mayıs’tan sonra sürecek"

Türkiye'de milletimizin bir büyük seçim olgunluğu var. Seçimlerde her zaman çok isabetli kararlar verdiğini görüyoruz. Yaşı genç olanlar hatırlamaz, 12 Eylül darbesi sonrasında yapılan seçimlerde darbecilerin özellikle yönlendirdiği adaylar vardı. Hiç ummadıkları sonuç çıktı. Engellemeye çalıştıkları siyasi parti öne çıktı. Aynı şey 27 Mayıs darbesinden sonra da çıktı. O yüzden milletimizin Türkiye'nin büyük yürüyüşe çok ciddi şekilde sahip çıktığını görmemizin sebebi bu. Ben 14 Mayıs'ta bu büyük yürüyüşün devam edeceğini düşünüyorum.

"Milletin sandık sağduyusuna güveniyorum"

Endişe edecek derecede gerilim olduğu veya olacağı kanaatinde değilim. Bunları münferit olaylar olarak değerlendiriyorum. Milletimizin seçim olgunluğu takdire şayandır. Siyasetçilerin dikkatli olması lazım. Bu süreç içerisinde siyasetçilerin kurallara, YSK kararlarına ve il, ilçe seçim kurulu kararlarına uymak suretiyle hareket etmek lazım. Provokatif hareketlerden, eylemlerden kaçınmaları lazım. Erzurum'daki olaylarla ilgili açıklamalar yapıldı. Bu konudaki tabloyu şüphesiz hepimiz kınıyoruz. Olayların provokatif olduğu ifade edildi. Gaziantep'de silah çekme olayı oldu. Adli soruşturma devam ediyor. Gerilimle ilgili endişe taşımıyorum, milletimizin sağduyusuna güveniyorum. Gerilimi artırmak isteyen siyasetçilere milletimiz yüz vermez diye düşünüyorum.

"Her parti teskin edici hareket etmelidir"

Karşı tarafı itham eden, karşı tarafı tehdit eden açıklamaların provokatif açıklama olduğunu düşünüyorum. Buna dair sayın Kılıçdaroğlu'nu eleştirmiştim. Kendi seçmenini siyasi partiler yönlendirebilirler. Barışçı eylemler yapın, sükunetle sokağa çıkın diyebilirsiniz. 'Haber alıyoruz ki iktidar yanlısı silahlı gruplar sokaklara çıkacaklar' gibi açıklama yapılıyor. Siz taraftarlarınızı teskin mi ediyorsunuz; yoksa provokasyon mu yapıyorsunuz? Buna gerek yok. Türkiye'de herkes seçmenini teskin edici şekilde hareket etmelidir.

"Makul ve sorumlu açıklamalar yapılmalıdır"

Belli besleme şirketlerin anketleriyle oyunuzu çok gösteriyorsunuz. Yüksek anket rakamlarıyla önce sahayı, destekçilerinizi köpürtüyorsunuz. Sonra sandıktan istediğiniz sonuç çıkmadığında 'hakkımız yendi, hile yapıldı' vs. konuşmaları yapıyorsunuz. Burada kendi taraftarlarınızın beklentisini yükseltiyorsunuz. Ben başından beri bu baharlar gelecek ifadesi zihnime kapılıyor. The Economist, Fransız dergilerini görünce bahar konusunda alerjim daha da arttı. Eski Sovyet Cumhuriyetlerinden ve daha sonra Arap ülkelerinde yaşanılan olayları biliyoruz. Arkasından Arap ülkelerine ve Ortadoğu'ya karanlık bir kış geldi. Dolayısıyla bahar, Sorosçu baharların ve siyasi hareketlerin bir şifresi midir? Herkes sorumlu ve makul şekilde açıklamalar yapmalıdır.

"Güvensizlik oluşturmak Türkiye’ye hakaret"

Sandık kurulunun başkanı bir kamu görevlisi oluyor ve bütün siyasi partiler oraya üye veriyor. Gizli saklı iş yapmıyorlar. İzlemeye açık bir şey, sandık kurulunda yer almayan müşahitler var. Tutanaklar da gizli değil, oradaki bütün siyasi partilerin temsilcilerine birer nüsha veriliyor. Ayrıca ilçe seçim kurulunda sisteme yükleniyor. Siyasi partiler YSK'nın kendi portalı üzerinden bütün tutanakları görebiliyor, kendi temsilcisinin getirdiği tutanakla da karşılaştırabiliyor. Varsayalım yanlış yapıldı, orada siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan ilçe seçim kurulu var. Bunlar ortak karar alıyor. YSK da yine bütün siyasi partilerin temsilcileri var. Böyle bir süreçte şaibe olacağını iddia etmek, güvensiz oluşturmaya çalışmak Türkiye'ye hakarettir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız