Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını
kaybettiği bombalı saldırılarla ilgili 33 kişinin yargılandığı
davada 9 sanığa 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
verilmesi talep edildi.
Reyhanlı'daki patlamalarla ilgili davaya, Ankara 9. Ağır Ceza
Mahkemesinde devam edildi.
Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı
Alper Taşkıran, sanıklardan Nasır Eskiocak, Mehmet Genç, Yusuf
Büyükkasım, Ahmet Mansuroğlu, Doğan Özdemir, Süleyman Evet, Ergin
Ördek, Fikret Nazik ve Mehmet Kılıç'ın "devletin birliğini ve ülke
bütünlüğünü bozmak" ve "kasten öldürme" suçlarından 53'er kez
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.
Bazı sanıkların "kasten öldürmeye teşebbüs", "kasten yaralama",
"patlayıcı madde temin etmek, bulundurmak ve nakletmek", "mala
zarar vermek" gibi bir dizi suçtan ayrıca cezalandırılmasını
isteyen Taşkıran, hakkında yakalama emri bulunan 8 sanık hakkındaki
dosyanın ayrılması talebinde bulundu.
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklardan
Muhammet Gümüş ve İlhan Küçükdüveyki ile bazı müdahiller ve
tarafların avukatları katıldı.
Tutuklu sanıklar Fikret Nazik, Mehmet Genç, Nasır Eskiocak, Ergin
Ördek, Yusuf Büyükkasım, Doğan Özdemir, Mehmet Kılıç, Ahmet
Mansuroğlu ve Süleyman Evet ile bulundukları Adana F Tipi
Cezaevi'nden telekonferans sistemiyle bağlantı kuruldu.
Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı
Alper Taşkıran, sanıklar Eskiocak, Genç, Büyükkasım, Mansuroğlu,
Özdemir, Evet, Ördek, Nazik ve Kılıç'ın, yakalanamayan sanıklar
Mihraç Ural, Ömer El Hatip, Muhammet Dip Korali, Yusuf Nazik,
Cengiz Sertel, Ercan Bayat ve Temir Dükancı'nın irade ve iş
birliğiyle, Suriye El Muhaberat örgütü desteğiyle THKP/C Acilciler
örgütü faaliyeti kapsamında, Türkiye'nin birliğini bozmak, Hatay
bölgesindeki Suriyelileri de etkileyecek şekilde egemenliğini
zayıflatmak ve halk arasında karışıklık çıkarmak maksadıyla
Suriye'den sağladığı patlayıcıları özel düzeneklere yükleyip,
Reyhanlı PTT binası önü ve belediye hizmet binası yanında infilak
ettirdiğini belirtti.
Sanıklardan İskender Şahin, Nebil Kabasakal, Ali Ekşi, Ferdi Gazel,
İsmail Gürbüz, Umut Düzel, Hacel Sat, Ali Düzel, Muhammed Ali
Sertel, Süleyman Okur, Yıldıray Çetin ve Aykan Hamurcu'nun
bombalama eyleminden haberdar olduğunun belirlenemediğini ifade
eden Taşkıran, ancak bu kişilerin, patlamaları gerçekleştirenlerin
terör örgütü üyesi olduklarını bildiğini, bunlarla irtibat halinde
bulunduklarını, talimatlarına uyduklarını ve onlara yardım
ettiklerini bildirdi.
Taşkıran, sanıklar Küçükdüveyki ve Gümüşlü'nün hazırlık süreci
boyunca patlamayı organize eden sanıklarla görüştüğü, terör örgütü
üyesi olduklarını bildiği, talimatlarına uyduğu, gizlilik
içerisinde hareket ettiği, araca "zula" denilen gizli bölmeler
yapmanın suçta kullanılmaya yönelik olduğunu bildiklerini anlatan
Taşkıran, bu kişilerin eylemlerinin "örgüt içerisinde yer
almaksızın örgüte bilerek ve isteyerek yardım olduğunu"
vurguladı.
53 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Savcı Taşkıran, sanıklardan Eskiocak, Genç, Büyükkasım, Mansuroğlu,
Özdemir, Evet, Ördek, Nazik ve Kılıç'ın "devletin birliğini ve ülke
bütünlüğünü bozmak" ile 52 kişiyi "kasten öldürmek" suçundan 53'er
kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmalarını
istedi.
Bu sanıkların 52 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" etmek suçundan bin
560'ar yıla kadar mahkumiyetini talep eden Taşkıran, sanıkların
ayrıca "patlayıcı madde temin etmek, bulundurmak, nakletmek",
"kasten yaralama" ve "mala zarar verme" suçlarından
cezalandırılmaları isteğini dile getirdi.
Sanıklardan İskender Şahin, Nebil Kabasakal, Ali Ekşi, Ferdi Gazel,
İsmail Gürbüz, Umut Düzel, Hacel Sat, Ali Düzel, Muhammed Ali
Sertel, Süleyman Okur ve Yıldıray Çetin hakkında "örgüte üye
olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" ve "suçluyu kayırmak"
suçlarından 20'şer yıla kadar hapis cezası talebinde bulunan
Taşkıran, Küçükdüveyki ve Gümüşlü'nün "örgüt içindeki hiyerarşik
yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım"
suçundan 15'er yıla kadar mahkumiyetlerini istedi.
Sanıklardan Muhammet Gümüş, İnan Köseoğlu ve Mahmut Alper
Düzgün'ün, mahkumiyetlerine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle
beraatini isteyen Taşkıran, dosyanın uzamaması dikkate alınarak,
Mihraç Ural, Ömer El Hatip, Muhammet Dip Korali, Yusuf Nazik,
Cengiz Sertel, Ercan Bayat, Temir Dükancı ve Aykan Hamurcu'nun
dosyalarının ayrılması talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanıklar ve avukatlarına esas hakkında
savunmalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı erteledi.
Sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, firarilerin
yakalanması yönündeki kararların devamını kararlaştırdı.
Bu arada, duruşmanın sonunda, saldırıda ölenlerin bazı yakınları,
sanık avukatlarına tepki gösterdi.
Duruşma salonu önünde de bu kişilerle polis arasında tartışma
çıktı. Çevik kuvvet polislerinin müdahalesi sırasında davanın
müdahili bir kişi başından yaralandı.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te bomba yüklü araçlarla
düzenlenen 2 ayrı saldırıda 53 kişi hayatını kaybetmişti.
İddianamede, 2'si Suriyeli 33 sanıktan 19'u hakkında "devletin
birliği ve bütünlüğünü bozmaya teşebbüsten" ağırlaştırılmış müebbet
hapis ile 52 kişinin ölümüne sebep olmaktan 52'şer kez
ağırlaştırılmış müebbet hapis istenmişti. Bu istemin ardından,
saldırıda ağır yaralanan bir kişi daha hastanede yaşamını yitirmiş,
ölenlerin sayısı 53'e yükselmişti.
Sanıklara, "silahlı terör örgütüne üye olma ve yardım etme",
"öldürmeye teşebbüs", "patlayıcı madde bulundurma", "mala zarar
verme", "kasten yaralama", "suçluyu kayırma" ve "130 kişiyi
öldürmeye teşebbüs" suçlamaları da yöneltiliyor.
İddianamede, saldırının, terör örgütü THKP/C-Acilciler elebaşı
Mihraç Ural tarafından organize edildiği kaydediliyor. Ural'ın,
Suriye'deki iç savaş sonrasında rejimin desteğiyle muhaliflere
karşı savaştığı, Suriye istihbarat yetkilileriyle irtibatlı olduğu
ve onların talimatlarını yerine getirdiği bildirilen iddianamede,
"sanıkların eylemi, Suriye istihbarat örgütü ve bu örgütle paralel
silahlı faaliyet yürüten THKP/C-Acilciler'in talimatıyla
gerçekleştirdikleri" anlatılıyor.
Davanın görülmesine Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde başlanmıştı.
Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesiyle görevli mahkeme ve
savcılıkların kaldırılmasının ardından dava Hatay Ağır Ceza
Mahkemesine gönderilmiş, buradan da güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya
nakledilmişti.
Özel'den Kılıçdaroğlu'na "ittifak" eleştirisi!
#Siyaset / 06 Eylül 2024
MSB: Suriye'nin kuzeyinde 8 terörist etkisiz hale getirildi
#Gündem / 06 Eylül 2024
Yorumlar
