Denizli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine
ilişkin soruşturma kapsamında, aralarında eski Denizli Garnizon ve
11. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır'ın da
bulunduğu 42'si tutuklu 60 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın Denizli Kongre ve
Kültür Merkezi'nde geçen hafta pazartesi günü başlayan duruşması,
sanık ve avukatların kimlik tespitiyle devam etti.
Duruşmada, savunması alınan tutuklu sanıklardan eski Üsteğmen
Şevket Hamdi Akkaya, Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri Bölük
Komutanlığında takım komutanı olarak görev yaptığını belirterek,
firari olan eski 11. Komando Tugayı Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin
Demir'in havaalanında yapılan toplantıda "Polise teslim
olmayacağız." dediğini duyduğunu söyledi.
Tutuksuz yargılanan sanıklardan teğmen Mustafa Emre Temlioğlu, ise
15 Temmuz gecesi Çardak Hava Meydanı Komutanlığına giderken yolda
İstanbul'da Boğaz Köprüsü'nün (15 Temmuz Şehitler Köprüsü)
kapatıldığı haberi aldığını, bunun terör saldırısı olduğunu
düşündüğünü ileri sürerek, cep telefonları şarjları olmadığı için
olayları tam olarak takip edemediklerini öne sürdü.
Tutuklu sanıklardan eski Üsteğmen Çetin Öztürk, 15 Temmuz gecesinde
Topçu Taburunda takım komutanı olarak görev yaptığını, güvenlikleri
için 2 şarjör mermi verildiğini söyleyerek "Havaalanında
komutanlarımız beklememizi söyledi. Sabah teçhizatları teslim edip
araçlara bindik. Araçta televizyon açıktı, olanları televizyondan
izleyince öğrendim ve eğitim adı altında kandırıldığımızı anladım."
iddiasında bulundu.
"14-17 TEMMUZ'DA ÇAĞRILINCA HEMEN GELECEKSİN" ŞARTI İLE
İZİN
İfadesi alınan tutuklu sanıklardan eski Üsteğmen Ferdi Acar ise 15
Temmuz gecesi izinli iken ve ev eşyalarını taşırken göreve
çağrıldığını söyledi.
Acar, Söke Komando Taburu İkinci Bölükte takım komutanı olarak
görev yaptığını, mayıs ayında Denizli'ye havan bölümüne atandığını
fakat daha göreve başlamadığını, evini taşıma işlemlerinden dolayı
14-15 Temmuz günleri için izin istediğinde "14-17 Temmuz tarihleri
arasında Kara Kuvvetlerinden üst düzey bir komutanın gelişi
nedeniyle Denizli'de eğitim faaliyeti düzenlendiği, çağrılması
halinde oraya hemen gelmesi" şartıyla izin aldığını belirtti.
Acar, göreve giderken Çardak havaalanına intikal sırasında
internetten haberleri gördüğünü, "Boğaziçi Köprüsünün" (15 Temmuz
Şehitler Köprüsü) tek yönlü kapatıldığını, ancak bunu terör
olaylarına karşı önlem diye düşündüğünü, sonra Genelkurmay
Başkanının rehin alındığı haberlerini öğrendiğini, haberlerin
İstanbul ve Ankara'da olduğunu düşünerek intikal faaliyetine devam
ettiklerini, internetteki haberleri yorumlamaya başladıklarını,
kendilerinin ne tarafta olduğuna karar veremediklerini ileri
sürdü.
"POLİS GELDİĞİNDE GEREKİRSE DİPÇİĞİNİZİ SAĞLAM VURUN,
ATEŞ EDİN"
Eski Yüzbaşı Celil Basıkar ile eski Üsteğmen Birant Yönel, eski
Söke Garnizon ve 11. Komando Tugay Komutan Yardımcısı Kurmay Albay
Erol Akman'ın yanına giderek bu haberleri sorduğunu, Akman'ın bu
haberlere "itibar edilmemesini, bunların yanlış olduğunu
söylediğini" aktardıklarını dile getiren Acar, şunları
kaydetti:
"Erol Albay, 'Yat' emri verdiği için saat 04.00 civarında uyuduk.
Daha sonra kalktığımızda, Birant Üsteğmen askerlere konuşma yaptı.
Erol Albay'ın uçakla Ankara'ya gidileceğini söylediğini fakat
kendilerinin buna uymayacaklarını, kanun dışı bir emir
vermeyeceklerini söyledi.
11. Komando Tugayı Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin Demir beni
yanına çağırdı. 'Nizamiyeye az sonra polisler gelecek askerinle
buranın emniyetini al, askerlerini mevzilendir' emrini verdi. Ben
bunu anlamlandıramadım. 'Kime karşı?' dedim. 'Polise karşı' diye
cevap verdi. Polise karşı direnmemizi, teslim olmamamızı, onları
geçirmememizi, sağlam durmamızı, kenetlenmemizi söyledi. 'Polis
geldiğinde gerekirse dipçiğinizi sağlam vurun, gerekirse ateş edin'
dedi. Başımdan kaynar sular döküldü, kulaklarıma inanamadım.
'Emirlerinizi dinlemiyorum' dedim. 'Sonuçlarına katlanırsın' dedi.
Sonra benim yanımdan uzaklaştı. Bir süre sonra kendisinin şoförü ya
da habercisi olduğunu öğrendiğim Koray'dan Fahrettin Demir'in firar
ettiğini öğrendim."
Savcının, "polislere gerekirse silah kullanma" sözünü kendisinin
söylediğini bildiren askerler olduğunu hatırlatması üzerine Acar,
"Bunu ben demedim. Ben Fahrettin Demir'in bana söylediklerini
askerlere anlattım. Fakat bunlara uymayacağımızı söyledim, zaten
bunu yapmadık. Askerlerimizin çoğu uyuşturucu, bonzai kullanıcısı."
iddiasında bulundu.
