Libya'nın başkenti Trablus'taki meclis, ülkenin doğusundaki darbeci
Halife Hafter yanlısı Tobruk Temsilciler Meclisi Başkanı Akile
Salih ile bazı kabile liderlerinin Mısır ordusunu Libya’ya
müdahaleye çağırmasını "büyük ihanet" diye nitelendiriyor. Salih'in
"müdahale" çağrısını reddeden meclis, bunu ülke egemenliğinin
ihlali ve “büyük ihanet” düzeyinde bir suç olarak değerlendiriyor.
Meclise göre bu aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyinin (BMGK) kararları ile uluslararası hukuku hükümlerinin de
ihlali niteliği taşıyor. Libya’da meşruiyeti bulunan tek yasal
zemini ülkedeki tarafların imzaladığı ve BMGK’nin oy birliğiyle
onayladığı Suheyrat Anlaşması teşkil ediyor. Tarafların, BM’nin
girişimiyle 1,5 yıl süren müzakerelerin ardından 17 Aralık 2015'te
Fas'ın Suheyrat kentinde imzaladığı Suheyrat Anlaşması'nı tanımayan
Salih, Mısır ordusunu ülkeye müdahaleye çağırma kararını da kendi
başına aldı ve meclise sunmadı. Salih'in bu kararı, Libya Devlet
Yüksek Konseyi Üyesi Abdurrahman Şatır'ın tepkisine neden oldu.
Şatır, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Kaderin
tuhaflıklarından biri, seçilmiş bir meclisin yetkisinin, meclis
başkanının şahsında mahsur kalmasıdır. Öyleyse meclis üyelerinin
geri kalanına ne gerek var ki?!" ifadesini kullandı.
TRABLUS VE TOBRUK ARASINDAKİ DEMOKRASİ FARKI Libya
Devlet Yüksek Konseyi, kurulduğu tarihten bu yana 4 kere başkanlık
seçimi yaptı. Konseyin başkanlığına ilk olarak Abdurrahman
Suveyhili, son olarak da Halid el-Mişri seçildi. Salih ise 5
Ağustos 2014'te göreve başlamasından bu yana Temsilciler Meclisi
(TM) başkanlığı için hiçbir seçime izin vermedi, pek çok hayati
öneme sahip konuda meclise başvurmadan tek başına karar aldı. Bu
duruma tepki olarak Tobruk'taki TM milletvekillerinin çoğu
Trablus'a geçti ve orada 5 Mayıs 2019'da 50'den fazla
milletvekilinin katılımıyla yapılan seçimde Es-Sadık el-Kehili'yi
meclise yeni başkan olarak belirledi. Yaklaşık bir yıl sonra da
Hammude Seyyale meclis başkanlığına getirildi. Seyyale,
Trablus'taki milletvekili sayısının 70'in üzerine çıktığını
açıkladı. Tobruk'ta kalan milletvekillerden 26'sı da Salih'in tek
başına karar almasına dolaylı tepki vererek "Orta Akım Topluluğu"
adında bir grup kurdu. Bu grup, bölünmüş meclisin birleştirilmesi
için de çağrıda bulundu. Güney bölgesinden 14 milletvekili ise
ahalinin "ülkenin bölünmesine yol açabileceği endişesiyle" karşı
çıkmasına rağmen Fezzan blokunu oluşturdu. Salih'in meclisi devre
dışı bırakarak tek başına karar alması sonucunda üçe bölünen
mecliste Trablus bölgesi 100, Fizan bölgesi 40 ve Berka bölgesi de
60 milletvekili elde etmiş oldu. OTURUM BİLE
YAPAMIYOR Ancak 12 milletvekili kontenjanı bulunan
Derne'de seçimin boykot edilmesi nedeniyle milletvekili sayısı 48'e
düştü. Buna rağmen Salih meclis başkanlığı tekelini kendi elinde
tutmayı sürdürdü. Salih, yeterli sayının elde edilememesi nedeniyle
uzun zamandır Tobruk'taki Temsilciler Meclisi milletvekilleriyle
bir araya gelmedi. Tobruk'taki milletvekili sayısı 26'yı geçmiyor.
Burada "Yasalara uygun bir oturum düzenleyemeyen bir meclis,
başkanına, Berka bölgesini ilhak etme arzusundaki yabancı bir
ülkenin ordusunu ülkeye müdahaleye çağırma izni verebilir mi?"
sorusu akla geliyor. Salih ve Hafter yanlısı bazı Libyalı kabile
önderlerinin Mısır ordusunu müdahaleye çağırmasının da hiçbir yasal
veya anayasal dayanağı bulunmuyor. MEŞRUİYET BAŞKANLIK
KONSEYİNDE Libya’da meşruiyeti bulunan tek yasal zemin
ülkedeki tarafların imzaladığı ve BMGK’nin oy birliğiyle onayladığı
Suheyrat Anlaşması. Suheyrat Anlaşması Başbakan Fayiz es-Serrac
başkanlığındaki Başkanlık Konseyine, Türkiye ile Libya arasında 27
Kasım'da imzalanan "Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat
Muhtırası" ile iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan
haklarının muhafazasını hedefleyen "Deniz Yetki Alanlarının
Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" gibi uluslararası
anlaşmalar yapma hakkı veriyor. Kabile önderlerinin hiçbir yasal ve
anayasal meşruiyeti olmadığı gibi Salih de milletvekilleri olmadan
hiçbir meşru yetkiye sahip bulunmuyor. Hafter'e ülkeyi yönetme
yetkisi verilmesi ya da Mısır ordusunun müdahale için ülkeye
çağrılması gibi gelişmeler, Arap ülkelerindeki karşı devrimlerin
desteği ve kışkırtmasıyla 2014'te başlayan isyanın halkalarından
biri niteliği taşıyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
