Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz
Kurumları Yerleşkesi'nde görülecek duruşmaların 2 Şubat 2018'e
kadar devam etmesi ve yaklaşık 90 gün sürmesi bekleniyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Ender Coşkun tarafından hazırlanan
bin 90 sayfalık iddianamede, sanıkların, "anayasal düzeni ortadan
kaldırmaya teşebbüs, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini
yapmasını engellemeye teşebbüs, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini
yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, silahlı terör
örgütü üyesi olmak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genel
güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kasten öldürme, kasten
öldürmeye teşebbüs, askeri komutanlıkların gasbı, kamu görevine ait
araç ve gereçleri suçta kullanma, silahlı terör örgütü yöneticisi
olmak ve sağlık görevlisinin suçu haber vermemesi" suçlarından
cezalandırılmaları talep ediliyor.
Sanıklar arasında eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip
Mendi'nin Özel Kalem Müdürü jandarma kurmay albay Erkan Ökten ve
komutanlık personeli subayların "imamı" olduğu belirtilen Muhterem
Çöl de yer alıyor.
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığının
Beştepe Karargahı çevresindeki olaylarda hayatını kaybeden Emi̇n
Güner, Erkan Er, Hasan Gülhan, Medet Eki̇zceli̇, Ömer Can Açıkgöz,
Rüstem Resul Perçi̇n, Sedat Kaplan, Sümer Deni̇z, Tevhi̇t Akkan ve
Ümi̇t Çoban'ın "maktul" olarak yer aldığı davada, darbeciler
tarafından başından vurularak ağır yaralanan eski Emniyet Genel
Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan, Danıştay
Üyesi Muharrem Özkaya ile Emniyet Genel Müdürlüğü tüzel kişiliğinin
de arasında olduğu 54 "müşteki" bulunuyor.
Jandarma Genel Komutanlığında darbeciler tarafından rehin alınan
Aslan'ı, sanık Ökten'in vurduğu ileri sürülmüştü. Aslan, başından
yaralanırken koruması Hasan Gülhan şehit olmuştu.
İddianame
İddianamede, 15 Temmuz 2016 saat 21.00 sıralarında Genelkurmay
Başkanlığı nizamiyesi önünde bomba yüklü araçla saldırıda
bulunulduğu duyumunun dönemin Jandarma Genel Komutanı emekli
Orgeneral Galip Mendi'nin koruma personeline intikal etmesi ile
Mendi'nin Tümgeneral Arif Çetin'i aradığı, koruma personelinin de
Cari Harekat Daire Başkanı Albay Ali Demir'i telefonla arayarak
bilgi istediği, bunun üzerine Çetin ve Demir'in Jandarma Genel
Komutanlığı Harekat Merkezini telefonla aradıkları ancak cevap
alamadıkları belirtildi.
Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı'ndaki darbeci personelin
Harekat Merkezi ve nöbetçi heyettekileri rehin aldığı ve
görevlerinin başından uzaklaştırdığı bildirilen iddianamede,
karargahta kontrol dışı hareket olduğunun anlaşılması üzerine
müdahaleye karar verildiği kaydedildi.
Albay Ali Demir'in Tümgeneral Arif Çetin'i arayarak, durum hakkında
bilgi verdiği, Çetin'in de "Siber saldırı ya da kontrol dışı bir
hareket olabilir." değerlendirmesinde bulunduğu ve karargaha
gidilmesine karar verdiği anlatılan iddianamede, Albay Ali Demir
tarafından Albay Nurettin Alkan, Albay Güven Şağban, Albay Aziz
Yılmaz ve Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu'nun telefonla arandığı, durum
hakkında bilgi verildiği, darbeye kalkışan personele karşı
konulması konusunda mutabakata varıldığı ve saat 22.30 civarında
Beştepe Karargah binası C kapısı nizamiyesi bölgesine intikal
edildiği aktarıldı.
Nizamiye bölgesinde teğmen rütbesindeki askerlerin müdahaleye giden
4 albaya tüfek doğrulttuğu, albayların, yaptıklarının suç olduğu
konusunda darbeye teşebbüs eden askerleri uyardığı belirtilen
iddianamede, bu esnada Albay Şağban'ın kendisine silah doğrultan
askerlerce zorla içeriye sokulduğu ifade edildi.
İmamın evi "taktik komuta yeri" oldu
Eş zamanlı olarak Albaylar Yılmaz, Alkan ve Demir'e de silah
doğrultulması üzerine Albay Yılmaz tarafından "zati" tabanca ile
darbeye teşebbüs eden bir personelin şakağına silah dayanması
suretiyle yere yatırıldığı anlatılan iddianamede, bu personel
derdest edilmek üzereyken diğer darbeci personelin Yılmaz'a silah
çektiği, arbede ve mücadele esnasında darbeci personelin Albay
Alkan'ı kolundan silahla yaraladığı kaydedildi.
Alkan'ı yaralayan darbeci personele Albay Yılmaz ve Albay Demir'in
müdahale ettiği, arbede sırasında anılan personelin darbedildiği,
havaya ateş açıldığı ve personelin kışla içine kaçtıkları ifade
edilen iddianamede, Yılmaz ve Demir'in, yaralı Alkan'ı geri bölgeye
çekerken darbecilerin uzun namlulu silahlarla ateş açtıkları
belirtildi.
Alkan'ın taksiyle hastaneye gönderilmesinden sonra Albay Demir'in,
Tümgeneral Arif Çetin'i aradığı, Beştepe Karargah binasının darbeye
teşebbüs eden personelin kontrolüne geçtiği, nizamiyeden içeri
girilmemesi, nizamiye karşısındaki Rıfat Hisarcıklıoğlu Camisi'ne
gelmesinin uygun olacağını söylediği aktarılan iddianamede,
Çetin'in, saat 22.40 sıralarında camiye geldiği, durum hakkında
İçişleri Bakanlığı ile mülki ve adli makamlara bilgi sunulduğu,
cami imamının evinden "taktik komuta yeri" olarak faydalanıldığı
bildirildi.
Akıncı Üssü'nden destek aldılar
İddianamede, keskin nişancılar ve zırhlı araçların atışları sonucu
nizamiye bölgesine sıkışan ve zayiat veren darbecilerin Akıncı
Üssü'nden uçak ve helikopter desteği istemeleri üzerine gece
boyunca sadece alçak uçuş yapan uçakların bir anda bomba attığı,
ilk bombanın müdahale unsurlarının bulunduğu caminin kuzey
tarafındaki sokak başına düştüğü, 10-15 dakika sonra gelen bir
uçağın ise karargahın önündeki vatandaşların da bulunduğu Beştepe
Köprüsü'ne bomba attığı anlatıldı.
Bu patlamada araçların infilak ettiği ve vatandaşların zarar
gördüğü, ayrıca zaman zaman silahlı helikopterlerin karargahın
etrafında uçuş yaptığı ve gerek vatandaşlar üzerine gerekse cami
önünde bulunan müdahale unsurlarına ateş açtığı aktarılan
iddianamede, ZMA personelinin ikna edilmesi sonucu çelik mantar
bariyerlerin imha edildiği ve tahmini saat 06.10 civarında zırhlı
araçlarla karargaha girilerek operasyon başlatıldığı
bildirildi.
Müdahale sırasında ayrıca saat 06.15 sıralarında iki Sikorsky
helikopterin karargah üzerine geldiği ancak yoğun ateş sonucu
bölgeyi terk ettiği belirtilen iddianamede, karargaha müdahale eden
unsurlarca öncelikle garaj bölgesinde rehin tutulan yaklaşık 200
civarındaki erbaş ve er ile rütbeli personele ulaşıldığı,
rehinelerin arasına isyancı teröristlerin de karışması üzerine
ihtiyaten tüm personelin polis gözetiminde İl Emniyet Müdürlüğüne
sevk edildiği, kışla duvarı boyunca yaralı bulunan isyancı
teröristlerin ambulanslarla polis gözetiminde hastanelere sevk
edilmeye başlandığı kaydedildi.
Aslan ve korumasının vurulması
İddianamede, olay günü TEM Daire Başkanı Turgut Aslan ve koruması
Hasan Gülhan'ın vurulmasına ilişkin de şu bilgilere yer
verildi:
"Görüntü kayıtlarının incelenmesinde 16 Temmuz 2016 günü saat
05.59.44 kayıtlı görüntüde gözleri kapalı ve elleri arkadan
bağlanmış olan Turgut Aslan'ın yanında bulunan Jandarma Teğmen
İrfan Çakmakçıoğlu kontrolünde ve hemen arkasında Albay Erkan Öktem
olmak üzere Atalay Salonu'ndan çıkartılarak merdivenlere
yöneldikleri, aynı tarihli 06.00.07 saat kayıtlı görüntüde koruma
polisi Hasan Gülhan'ın gözleri kapalı ve elleri arkadan bağlı ve
hemen arkasında Albay Güven Şağban'ın gözleri kapalı ve elleri
arkasından bağlı olarak yanlarında Üsteğmen Mehmet Emin Deniz,
Teğmen Ali Karaahmetoğlu ve önlerinde Albay Erkan Öktem olmak üzere
merdivenlerden aşağıya indirildikleri, 16 Temmuz 2016 tarih
06.02.05 saat kayıtlı görüntüde karargah komutan yan giriş kapısı
önünde TEM Daire Başkanı Turgut Aslan'ın yanında Albay Erkan Öktem
ve Teğmen İrfan Çakmakçıoğlu ile dışarıya çıkartıldığı, hemen
arkasından koruma polisi Hasan Gülhan'ın Üsteğmen Mehmet Emin Deniz
eşliğinde dışarıya çıkartıldığı ve dış bahçeden fastfood bölgesine
götürüldükleri, TEM Daire Başkanı Turgut Aslan'a öldürmek
maksadıyla karargahın bahçe kısmında elleri bağlıyken ateş edildiği
ve yoğun düzeyde hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, aynı
yerden bina dışına çıkarılan koruma polisi Hasan Gülhan'ın
darbeciler tarafından açılan ateşle şehit edildiği
anlaşılmıştır."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
