Feyzioğlu, Tekirdağ Barosu hizmet binasının açılışında yaptığı
konuşmada, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi ve sonrasında vatanın
milletiyle bölünmez bütünlüğünü, ne pahasına olursa olsun korumak
amacıyla dimdik bir duruş sergilediklerini söyledi.
15 Temmuz sonrasında yaptıkları her şey ve söyledikleri her
uyarının, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün korunması ve
sağlanması amacıyla olduğunu ifade eden Feyzioğlu, şöyle devam
etti:
"Yaptığımız her uyarı derken, savunma hakkının evrensel değerlere
aykırı olarak kısıtlanmaması, avukatın yardımından yararlanmanın
engellenmemesi, avukat müvekkil görüşmelerinin Orta Çağ
uygulamalarına benzer uygulamalarla denetlenip kaydedilmemesi,
dosyanın avukatlardan gizli tutulmaması, iddianamelerin sanıklara
tebliğ edilmesinin yasaklanmaması gibi, Türkiye’yi dünyada
sıkıntıya sokmamak amacı ile haklı uyarılarda bulunuyoruz. Ben
büyük bir mutlulukla gördüm ki Tekirdağ’da avukatlar var,
Tekirdağ’da hakimler var, Tekirdağ’da savcılar var, Tekirdağ’ın bu
düşüncede bir valisi ve emniyet müdürü var. Türkiye’ye bir Tekirdağ
örneğini her halde emsal olarak gösterebiliriz. Dilerim ki
inşaatlar yapmak, binalar satın almak kadar, içine adaleti de
koymak bir gün içimize sinen ölçülerde mümkün olsun ama bunu da
başaracağımıza eminim. Biz 14 Temmuz'dan daha zor bir durumda
değiliz. 14 Temmuz'da bir rüyanın içinde uyur gezer vaziyette
dolaşmaktayken, 16 Temmuz'da gözümüzü açtık. Varsın kabusa gözümüzü
açmış olalım gözümüzü açtık ya ve çıkış, gözümüzü açtıktan sonra
Atatürk cumhuriyetidir, Atatürk’ün ışıklı bilimli yoludur. Özgürlük
daima kazanır ve biz hukukçular, avukatlar, hakimler, savcılar,
özgürlüğün, demokrasinin her zaman lokomotifi olduk."
Konuşmaların ardından, Feyzioğlu, Vali Mehmet Ceylan, Baro Başkanı
Erhan Sezer ve protokol üyeleri açılışı gerçekleştirdi.
Daha sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan
Feyzioğlu, Türkiye'de hakim açığının çok ciddi boyutlara ulaştığını
belirtti.
Hakim açığını avukatların kapatabileceğini ifade eden Feyzioğlu,
''Bu açığı kapatmak üzere, aslında Türkiye'de 100 bin kişilik bir
avukat ordusu var. Bu 100 bin kişilik avukat ordusunun içindeki
kıdemli avukatların inanınız pek çoğu bir vatan hizmeti olarak
Türkiye'de hakimlik yapmaya, savcılık yapmaya taliptir. Bu konuda
herkes müsterih olsun. Sahadan da aldığımız bilgiler avukatlıktan
geçen hakimlerin çok daha etkili olduğu yolundadır. Buradan ben
ilgililere, yetkililere sesleniyorum, en az 5 yıllık avukatlık
deneyiminden sonra, hakimlik mecburi hale gelirse bakın Türkiye
neler kazanır.'' dedi.
Feyzioğlu, bir başka soruya karşılık, idam cezasının Türkiye'de
uygulanması halinde, geçmişte suç işleyenlerin idamla
cezalandırılamayacağını savundu.
Türkiye'nin, Avrupa Konseyi'nin çatısı altında bulunduğunu ve
konsey çatısı altında idam cezasının olmadığını aktaran Feyzioğlu,
idamın kabul edilmesi halinde Türkiye'nin Avrupa Konseyi'den
çıkarılacağını ileri sürdü.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
