Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof.
Dr. Zekeriya Güler "Kendi Dilinden FETÖ, Örgütlü Bir Din İstismarı"
raporunun, terör örgütünün iyi tahlil edilmesi açısından isabetli
olduğunu söyledi.
Güler, "Belki çok fazla detay yok ama ona yönelik de kurul olarak
bir çalışma yapılacak. İnşallah detaylı çalışmalar, delilleriyle
birlikte ele alınacak. Kaldı ki burada da deliller mevcut."
dedi.
Raporun, örgütün iç yüzünün tanınmasında insanlara ışık tutacağını
belirten Güler, "Bunu zaman gösterecektir. Rapor, bağnaz bir
şekilde örgüte bağlılığını sürdüren insanlara ne kadar faydalı
olur, onu bilmiyorum ama ufku geniş, düşünen, ibret alan akıllı
insanlar elbette bunları görecektir. Ne kadar faydası olabilirse."
diye konuştu.
GAYET GÜZEL
Polis Akademisi Güvenlik Stratejileri ve Yönetimi Ana Bilim Dalı
Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Arslan, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, FETÖ elebaşının örgüt mensuplarına ayar verirken sık
sık başvurduğu rüya konusuyla ilgilendiğini bu nedenle, Diyanet
İşleri Başkanlığınca hazırlanan rapordaki özellikle rüya ile ilgili
bölümleri incelediğini aktardı.
Raporun çok kapsamlı hazırlandığına şahit olduğunu dile getiren
Arslan, "Rapor, İslam'ın iki ana kaynağı kitap ve sünnet üzerinden,
klasik eserlere başvurarak yayınlanmış bir rapor olarak karşımıza
çıkıyor" diye konuştu.
Arslan, toplumun doğru bilgilendirilmesinde yol gösterici olacak
raporun FETÖ ele başının ilk andan itibaren kullandığı metodun ne
olduğunu örnekleriyle anlattığını aktararak, "Raporda FETÖ
elebaşının kendi müntesiplerine ayar verirken, kendisini nasıl
keramet sahibi olarak gösterdiğini anlatan ve bunları çürüten
bilgiler var." dedi.
Raporun 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan literatürle daha da
zenginleştirilebileceğine dikkati çeken Arslan, Diyanet İşleri
Başkanlığının toplumu din konusunda aydınlatmak için kurulmuş
anayasal bir kurum olduğunu söyledi.
Arslan, "Diyanet aslında bu işe, en başından bu işe proaktif olarak
girebilseydi toplum en başından itibaren uyanabilirdi. Ama maalesef
Diyanet en başından itibaren kendine bir koruma kalkanı örüp,
reaktif ya da proaktif çok fazla bu konuda mücadeleye girişmemişti.
Dikkat ederseniz Görmez Hoca'nın da beyanatlarında bu var.
Kendisini de eleştiriyor, akademiye de eleştiri mahiyetinde bir
şeyler söylüyor." diye konuştu.
Diyanet'in anayasal bir kurum olduğunu belirten Arslan, "Dini
konuda ilk olarak bakılan yer Diyanet. Diyanet İşleri Başkanlığı ne
söylüyorsa toplum orada kendisini ayna olarak gördüğü için yansıtıp
yansıtmadığına bakıyor. Şu anda Diyanet'in yayınladığı bu rapor,
Olağanüstü Din Şurası ve ondan önce de yapılan istişare
toplantılarında vardı, daha da genişletilmiş hali olarak
düşünüyorum. Gülen'in kendisini karşısındakine kabul ettirmede,
peygamberin de önüne geçtiği intibasını nasıl verdiğine dair
bilgiler mevcut. Gayet güzel, zaten toplumun bunun farkında olması
gerekir."
ÖRGÜTLE SAHİH DİNİ, CEMAATLERİ AYNI KEFEYE KOYARAK
HAZIRLANMIŞ
Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bedri
Gencer de söz konusu raporu, "sorunlu" ve "pürüzlü" olarak
niteledi.
Gencer, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Zamanında FETÖ'nün tahribatına karşı yeterince tavır alamamış bir
Diyanet'in şu anda FETÖ deşifre olduktan sonra, yani iş işten
geçtikten sonra, sapla samanı bir birine karıştırarak, örgütle
sahih dini, cemaatleri aynı kefeye koyarak hazırlanmış. Asıl İslami
sivil toplum diyebileceğimiz, sivil toplumun omurgasını oluşturan
sahih İslami cemaatleri de hedef tahtasına koymuş. Zamanında
FETÖ'ye karşı tavır almayan bir Diyanet'in asıl görevini yapması
gerektiği zaman görevini yapmadığı halde, iş işten geçtikten sonra,
bu yapı kriminalize olduktan sonra bir suç örgütü olarak deşifre
olduktan sonra güya onun dini sapkınlığını ortaya koymaya
çalışması... Rapordan anladığımız bu."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
