Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması'nın
(FETÖ/PDY) iş adamları yapılanmasına yönelik faaliyet gösteren
Florya İş Adamları Derneği'ne (FİADER) ilişkin soruşturma
sonucunda, aralarında iş adamları ile bu şahıslardan toplanan
"himmeti" zimmetine geçirdiği iddia edilen kişiyi yaralayan ve bu
suça azmettiren şüphelilerin dahil olduğu 4'ü tutuklu 2'si firari
36 kişi hakkında dava açıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu
savcılarından Ercan Devrim tarafından hazırlanan iddianamede,
örgütün iş adamları yapılanmasına yönelik faaliyet gösteren FİADER
adlı derneğin çalışmaları ile yine örgütün çatı kuruluşlarından
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu'na (TUSKON)
ilişkin bilgiler yer alıyor.
FETÖ'nün yapısı ve eylemlerinin kısaca anlatıldığı iddianamede,
örgütün mali yapısına ve himmetlerin nasıl ve ne şekilde
toplandığına da değinilerek, bir ihbarda FETÖ/PDY faaliyetleri
için FİADER üyeleri tarafından ''himmet, bağış'' adı altında para
toplandığı ve toplantılar yapıldığının, söz konusu derneğin
TUSKON'a bağlı olduğunun bildirilmesi üzerine soruşturma
başlatıldığı kaydedildi.
Söz konusu adrese ve ve şahıslara yönelik arama ve inceleme
çalışmalarının başladığı aktarılan iddianamede, toplanan
''himmet''leri zimmetine geçirdiği iddia edilen mağdur Volkan
Savaş'ın da ifadesine yer verildi.
Savaş, ifadesinde FİADER'e üye olduğunu, burada tanıdığı şahıslar
arasında ticaret yaptığını ve aralarında alacak verecek meselesi
bulunduğunu, aldığı paralardan 500 bin doları hakkında FETÖ'den
yakalama kararı bulunan Oğuz Küçükzengin'e "himmet" adı altında
verdiğini iddia ederek, ''Paranın bir kısmını da ödeyemediğini,
kendilerinden para alan şahısların cemaat içinde olduklarını,
paraları kar payı alacakları vaadiyle verdiklerini, kendisinin de
yıllardır cemaatin içinde olduğunu, bu nedenle de şüpheli Çağrı
Koçak'ın vurdurtma olayını cemaat içindeki imamlardan fetva
alarak yaptığına kesinlikle inandığını'' öne sürdü.
İddianamede, Savaş'ın Küçükçekmece'deki evine adam gönderip lüks
aracına örgüt adına el konulduğu, kalan parayı ödemesi hususunda
şüpheli Koçak tarafından tehdit edildiği belirtilerek, söz konusu
para ödenemeyince hakkında örgüt yöneticiliğinden yakalama kararı
bulunan Oğuz Küçükzengin tarafından Volkan Savaş'ın vurulması için
talimat verildiği, talimatın şüpheli Çağrı Koçak tarafından
''tetikçilere'' iletildiği ve mağdur Savaş'ın 19 Şubat 2016'da
baldırından ve karın boşluğundan silahla vurulduğu anlatıldı.
FİADER ÜYESİ ŞÜPHELİLER
İddianamede yer verilen şüpheli ve tanık beyanlarına göre, dernek
üyelerinden sorumlu firari Oğuz Küçükzengin'in, ''Bu işlerin
düzeleceği ve cemaatin galip geleceği" şeklinde söylemlerde
bulunduğu, o dönemde FİADER'den ayrılanlar için ise "Onlar
sonradan görecekler!" gibi sözler söylediği, kendisine karşı
çıkanlarla bireysel temas kurup onları ikna etmeye çalıştığı ve
"Şu ortamda cemaatten ayrılmanız hiç iyi olmaz!" şeklinde
ifadelerinin bulunduğu belirtildi.
İddianamede, Küçükzengin'in yurt dışına çıkacağına ilişkin bir
örgüt üyesine yazdığı mektuba da yer verilerek, söz konusu bu
kişinin Konya, Hollanda ve Antalya'da da daha önce görev yaptığı,
FİADER'deki bütün himmet organizasyonunu bizzat organize ettiği
vurgulandı.
Şüphelilerden Ergün Erdoğdu'nun ifadesinin de yer aldığı
iddianamede, Erdoğdu'nun ''Fetullah Gülen cemaati olarak bildiği
yapıyla kendisini şüpheli Fatih Odabaşı'nın tanıştırdığını ve
kendisini zaman zaman FİADER'e sohbet için çağırdığını, bu
toplantılarda Oğuz Küçükzengin'in dini sohbetler yaptığını ve
Fetullah Gülen'in anlatıldığını, bu toplantıların birinde
Küçükzengin'in kendisine ''Sen de artık mütevellisin.''
dediğini, kendisinin bunun iyi bir şey olduğunu
düşündüğünü, Küçükzengin'in kendisinden bu toplantılara
tanıdığı esnaf ve iş adamlarını da getirmesini istediğini, bir
keresinde maddi durumu iyi olmayan bir arkadaşını getirdiğinde
Küçükzengin'in, ''Bunu neden getirdin?'' diye sorduğunu, bunun
üzerine toplantılardan soğuduğunu ve bir daha kimseyi bu
toplantılara davet etmediğini'' beyan ettiği kaydedildi.
Şüphelilerden Mahmut Yazıcı'nın iddianamede yer alan ifadesinde,
Merkoteks Sanayi Ticaret AŞ. unvanlı tekstil firmasının olduğunu
ve 2011-2014 yıllarında FİADER'de üyeliğinin bulunduğunu, Oğuz
Küçükzengin'i burada tanıdığını, onun organizasyonunda dini
sohbetlere katıldığını, bir yandan da dernek nedeniyle ticari
çevresini genişlettiğini anlattı.
Oğuz Küçükzengin'in talebi üzerine ona "kurban" ve "burs" adı
altında elden ve taksit taksit paralar verdiğini, 17-25 Aralık
sürecinden sonra bu yapıdan uzaklaşmak istediğini ancak ticari
işlerinden dolayı aba altından sopa gösterilip tehdit edildiğini
savunan Yazıcı, "Maliyede adamlarımız var, bir şey olursa
hallederiz!" diyerek, cemaatten uzaklaşmam halinde başıma
gelecekleri ima ettiler, FİADER'den ayrılmak istedim ancak
oyalayıp kaydımı silmediler.'' ifadelerini kullandı.
DAİRE SATIŞINDAN DERNEĞE KOMİSYON
Şüphelilerden Sönmez Aydın'ın da ifadesinde, 2011 yılında
FİADER'e girdiğini ve yönetimde İnşaat Komitesi Başkanlığı
da yaptığını, işinde ilerleme amaçlı derneğe üye olduğunu,
aynı yıllarda "cemaat"in toplantılarına düzenli olmasa da gitmeye
başladığını, bu toplantılara ilk davetleri şüpheli Mahmut
Yazıcı'nın yaptığını, Oğuz Küçükzengin'in bu toplantılara
hocalık yaptığını, Oğuz Küçükzengin'in önceleri din hocası
görüntüsü verdiğini, sonrasında ise devletin her
kademesindekilerle bağlantısı var imaj çizdiğini söyledi.
Başlarda "kurban" ve "zekat" adı altında kendisinin de
bağışlarda bulunduğunu ancak son olaylar nedeniyle bu irtibatını
kestiğini iddia eden şüpheli Aydın, FİADER kanalıyla daireler
sattığını ve para kazandığını, sattığı her dairenin yaklaşık
yüzde 3'üne gelecek oranda da FİADER'e bağış yaptığını, daha
doğrusu derneğe komisyon verdiğini anlattı.
Şüphelilerden Mustafa Toptaş'ın, örgütün şifreli haberleşme
programı "Bylock" kullanıcısı olduğu aktarılan iddianamede, 15
Temmuz darbe girişimi öncesi şüpheliye yönelik soruşturmadaki
iletişim kayıtlarına yer verildi.
Toptaş'ın, 9 Nisan 2016'da E. adlı şahısla yaptığı görüşmede;
''Dört taraftan sıkıntıya girecek gibi görünüyoruz. Duyumlar
var şu anda İstanbul operasyonlarıyla ilgili... Allah muhafaza,
işte ciddi bir hazırlık var. Şeyi satışa çıkarmıştım ben zaten
evi. Bir şekilde satmayı planlıyorum birçok şeyi elden çıkarıp
şey yapacağım...Göbeğimizi kendimiz keseceğiz yani. 3-4
aylığına yurt dışına çıkma durumumuz olabilir.'' şeklinde
konuştuğu; 18 Nisan 2016'da ise S. adlı şahısla olan
görüşmesinde ''Abi sana zahmet benim şu anda bir çıkış
durumum var, bizim çocuklara sahip çıkın, tamam inşallah.''
dediği kaydedildi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
