Eski Sincan savcısı Dursun Aygör hakkında, İstanbul Cumhuriyet
Başsavcıvekili Önder Yaman koordinesinde İstanbul Cumhuriyet
Savcısı Gültekin Topsakal tarafından yürütülen soruşturma
kapsamında hazırlanan 102 sayfalık iddianamede, FETÖ üyesi olduğu
iddiasıyla tutuklu bulunan eski Sincan savcısı Dursun Aygör'ün
örgütün şifreli haberleşme programı "Bylock" kullanıcısı olduğu
belirtildi.
Öte yandan iddianamede, "Adem" kod adlı gizli tanığın Ergenekon
davası ve 17/25 Aralık süreciyle ilgili bilgilerin olduğu ifadesine
yer verildi.
İddianamede gizli tanık ifadesinde Silivri'den sonra görev
yaptığı yerde çalıştığı hakim ve savcı meslek arkadaşlarıyla
mesleki diyaloglarının devam ettiğini, bu kapsamda aynı yerde
görev yaptığı H.A. isimli hakim arkadaşının kamuoyunda 17/25
Aralık olarak bilinen hükümete yönelik darbe girişiminden
önceki bir tarihte kendisine telefon açarak "Hanım, çocuklar yok,
bu gece bekarım, Dursun Aygör ve Ö.D.'yi de çağıracağım, eve
buyurun gelin, çay içelim" diyerek davette bulunduğunu
kaydetti.
"SAYGIDEĞER BÜYÜĞÜMÜZÜN AKRABASI"
İddianamede gizli tanığın "Erdal diğer arkadaşlarla samimi
şekilde konuşmaya başladı. Sonra bu şahıs çantasından
bilgisayar ve evraklar çıkardı. Bilgisayara baktı, konuşma
sırasında Erdal isimli bu şahıs hakim Sedat Sami Haşıloğlu'ndan
bahsederek 'Bu saygıdeğer büyüğümüzün akrabasıdır.
Büyüğümüz Ergenekon davasına ne kadar önem verdiğini
göstermek için bizzat bu şahsın davada görevlendirilmesini
istemişti' dedi." şeklindeki ifadesine de yer verildi.
Ergenekon davasına o dönem İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde
dosyaya bakan hakimler Hüseyin Özese, Hüsnü Çalmuk ve Sedat Sami
Haşıloğlu hakkında FETÖ üyeliği suçundan dava açıldı. Özese ve
Çalmuk tutuklu bulunurken, Haşıloğlu hala firari olarak
aranıyor.
GÜLEN'İN TALİMATIYLA ALAY KOMUTANI HAKKINDA
DAVA
Konuşmanın devamında Erdal'ın, FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle
tutuklanan eski HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur'un İstanbul
İl Jandarma Alay Komutanı ile ilgili iddianame tanzim eden M.K.
isimli cumhuriyet savcısını çağırarak tanzim ettiği iddianame
nedeniyle kızdığını söylediğini ifadesinde belirten gizli tanık
Adem, Erdal'ın "İstanbul İl Jandarma Alay Komutanı hakkında
hocamızın talimatı ile dava açılmıştı" dediğini kaydetti.
Gizli tanık Adem, iddianamede yer alan ifadesinde, Erdal'ın aynı
ortamda bulunan H.A.'ya küçük bir kağıt parçası vererek "Abi
bu asker abilerimizden geldi, bunun iddianamesi senin mahkemene
gelmiş, iddianame kabul süreci hızlandırılırsa bunlar terfi
edemiyormuş" dediğini, H.A'nın hiçbir şey söylemeden not
kağıdını sadece cebine koyduğunu anlattı.
"ÖMER FARUK EMİNAĞAOĞLU'NUN DOSYASINA SİZ Mİ
BAKTINIZ?"
İddianamede Adem kod adlı gizli tanığın ifadesi şöyle devam
etti:
"Ben bu diyaloglardan çok rahatsız olduğum için kalkmak istedim
ve izin istedim. Ben evden çıkmak üzere bu şahıslarla
vedalaşırken Erdal ismiyle kendisini tanıtan bu şahıs bana
'Erzurum'da arkadaşlarımıza hakaret eden Ömer Faruk
Eminağaoğlu’nun dosyasına siz mi baktınız' dedi. Ben kendisine
'Bende bir sürü dosya var bir hakime böyle soru sorulmaz' diye
tepki gösterdim ve evden ayrıldım. Bu olaydan sonra H.A.'ya ben
tepkimi göstererek 'O şahıs kimdi?' diye sorduğumda bana 'Bir
tanıdığımdır, evde yalnız olduğumu bilince tesadüfen uğramış'
dedi. Yalnız ben bu şahsın çantasını açtığında Fetullah
Gülen'in kitaplarını da çıkartarak sehpaya koyduğunu
görmüştüm."
"EKREM AYDINER'E ULAŞIN, 17 ARALIK DOSYASINI
KAPATMASIN"
Gizli tanık 17/25 Aralık sürecinden sonra Dursun Aygör'ün mesai
saati içerisinde kendisini öğlen yemeğine davet ettiğini, ısrar
edince birlikte lokantada yemeğe çıktıklarını, bir saat kadar
oturduktan sonra, H.A.'nın evinde gördüğü "Erdal" isimli
kişinin bu kez elinde çanta olmaksızın lokantaya geldiğini,
tesadüfen gelmiş gibi " Siz de mi buradaydınız?" gibi şeyler
söylediğini, Dursun Aygör'ün ise onu da masaya davet ettiğini
açıkladı.
Gizli tanık lokantada gelişen diyalogları şu şekilde anlattı:
"Şahıs oturduktan sonra bana 'Sizi görmem iyi oldu, yaşanan
süreci biliyorsunuz, Ekrem Aydıner isimli savcı dosyalarda
görevlendirildi, bizim abilerimiz ve hocamız, 'Ekrem Aydıner'e
ulaşın, soruşturmayı kapatmasın, ne istiyor sorun?' diye talimat
verdi, siz kendisi ile çalışmışsınız, görüşme imkanınız olur
mu?' diye bana sordu. Ben de zaten daha önceden de kızgın olduğum
için bu şahsa 'Siz ne dediğinizi biliyor musunuz, bu
söylediğiniz suç' diyerek kızdım ve masadan kalktım. Arkamdan
gelen Dursun Aygör'e de 'Böyle tesadüf mü olur, Habip'in evinde
tesadüf, burada tesadüf, bu ne biçim saçmalık, kim bu adam
benimle nasıl böyle konuşabilir?' dedim. Yukarıdaki olaylardan
sonra yaşanan süreçte bu örgütün benim yaşadığım somut
olaylarda olduğu gibi kendilerine yakın olmayan kişilerle
meslektaş diyaloglarım kullanarak baskı yapıp iş yaptırmaya
çalıştıkları kanaatine kapıldım."
FETÖ'cü savcıların dosyadan el çektirilmesinin ardından 17 Aralık
soruşturmasını Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner devralmış ve
takipsizlik kararı vermişti.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
