AjansHaber Gündem Enerji, gıda ve finans piyasalarında “savaş” depremi

Enerji, gıda ve finans piyasalarında “savaş” depremi

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla tırmanan savaş, küresel ticaret ve finans piyasalarında derin bir krize yol açtı. UNCTAD, krizin sadece enerjiyi değil, aynı zamanda gıda güvenliğini ve küresel ekonomik büyümeyi de tehdit ettiğini vurguladı.

Savaşın birinci ayı geride kalırken, jeopolitik risklerin artırdığı enerji maliyetleri enflasyonist baskıları yeniden yükseltti, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçışını hızlandırdı ve altın fiyatlarında 2008 küresel finansal krizinden bu yana en sert düşüş görüldü.

Hürmüz Boğazı'nda trafik yüzde 95 azaldı

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) mart ayı raporuna göre, küresel enerji ticaretinin kritik noktası Hürmüz Boğazı’nda faaliyetler neredeyse durma noktasına geldi. Savaş öncesinde 1–27 Şubat arasında günlük ortalama 129 gemi geçerken, İran’ın geçişleri sınırlandırmasıyla mart ayında bu rakam yüzde 95 azalarak günlük 6’ya düştü.

28 Şubat–31 Mart arasında boğazdan izin verilen 292 ticari geminin 147’si boş seyrederken, yüklü gemilerin çoğunluğu ham petrol ve kuru yük taşımacılığı yaptı. Bu tıkanıklık küresel tedarik zincirlerine darbe vururken, üretim ve taşıma maliyetlerini rekor seviyelere çıkardı. Navlun maliyetlerindeki artış özellikle petrol ve LNG taşımacılığını etkiledi. UNCTAD, 2025’te yüzde 4,7 olması beklenen küresel mal ticareti büyümesinin, 2026’da yüzde 1,5–2,5 aralığına gerileyeceğini ve küresel ekonomik büyümenin yüzde 2,6’ya yavaşlayacağını öngörüyor.

Kriz enerjiden gıdaya sıçradı

Hürmüz Boğazı’ndaki aksama yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel gıda sistemlerini de tehdit ediyor. Küresel LNG ve petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği rotanın kapanmasıyla, bir ayda Brent petrol varil fiyatında yaklaşık yüzde 50 artış yaşandı.

Doğal gaz fiyatlarındaki keskin yükseliş, üre ve amonyak gibi azot bazlı gübrelerin üretim maliyetlerini artırdı. Küresel deniz yolu gübre ticaretinin üçte birinin gerçekleştiği Körfez bölgesindeki aksaklıklar, gübre tedarikini riske attı. Sudan, Tanzanya, Somali, Pakistan ve Tayland gibi ülkelerde tarımsal üretim ve gıda güvenliği riskleri artıyor.

Trump’ın açıklamaları ve jeopolitik belirsizlik

ABD/İsrail–İran Savaşı’na dair taraflardan gelen açıklamalar petrol fiyatlarının saatlik bazda fiyatlanmasına yol açıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, "Dünyanın en büyük ordusu İran’da geriye kalanları yok etmeye henüz başlamadı. Yeni rejim liderliği ne yapılması gerektiğini biliyor." ifadeleri ve hedeflerinin köprüler ile elektrik santralleri olduğunu açıklamasıyla piyasalardaki gerilim arttı.

“Kutsal Cuma” tatili nedeniyle işlem hacminin düşük kalmasıyla Brent petrol varili 109,24 dolar, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol varili ise 111,54 dolarda sabit seyretti. Piyasalar ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi ve yarın yapılacak OPEC+ toplantısına odaklandı.

Jeopolitik krizin kıymetli madenlere etkisi

Jeopolitik krizin varlık fiyatlarına etkisi kıymetli madenlerde de görüldü. Yıla, rekorlarla başlayan altının ons fiyatı, enerji kaynaklı enflasyon baskıları ve Fed’in faiz indirim ihtimallerini masadan kaldırmasıyla düşüşe geçti.

Dolara olan talep artarken, mart ayında altın yüzde 11,3 değer kaybederek Ekim 2008’den bu yana en sert aylık düşüşü yaşadı ve 1.113,22 dolardan kapandı. Gümüşün onsu ise yüzde 19,9 değer kaybederek 75,1 dolara geriledi.

Uzmanlar, savaşın uzaması halinde ticaret ve finansal piyasalardaki aksaklıkların derinleşebileceği ve gelişmekte olan ülkelerde para birimlerinin değer kaybının gıda ve enerji maliyetlerini artırarak küresel eşitsizliği büyütebileceği konusunda uyarıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız