Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 sanığın yargılandığı
davada savunmaları alınan örgüt yöneticisi sanıklar çelişkili
beyanlarda bulunurken, çapraz sorgularında da şaşırtıcı ifadeler
kullandı.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları
kampüsünde görülen davanın ikinci hafta duruşmalarında, Yurtta Sulh
Konseyi üyeleri Kubilay Selçuk, Ömer Faruk Harmancık, Mustafa Barış
Avıalan, Murat Koçyiğit, Bilal Akyüz ve Mehmet Dişli savunmalarını
yaptı.
Davanın ikinci haftasında yapılan ilk duruşmada, Yurtta Sulh
Konseyi üyeleri arasında bulunan ve darbecilerin sözde atama
listesinde Genelkurmay Harekat Başkanı olacağı belirtilen eski
Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı tümgeneral Kubilay Selçuk savunmasını
verdi.
Sözde atama listesinde "Genelkurmay Harekat Başkanı" olarak yer
aldığını 8 Ağustos'ta avukatından öğrendiğini öne süren Selçuk, bu
listeye ilişkin bilgisinin bulunmadığını, kimsenin kendisine böyle
bir görev vermediğini, bu görevi de kabul etmediğini öne sürdü.
AKINCI ÜSSÜ'NDE DARBE BİLDİRİSİ OKUMA PROVASI
YAPMIŞTI
Selçuk, Akıncı Üssü'nde darbe bildirisini okuma provası yaparken
kaydedilen görüntülerine ilişkin, karargahın önünde araçtan indiği
sırada sivil giyimli bir kişinin kendisine yaklaştığını,
"Komutanım, bir sunumumuz var. Sunum yapmasını planladığımız kişiyi
yetiştiremedik. En az sizin rütbenizdeki biri tarafından yapılması
lazım. Bize yardımcı olur musunuz?" dediğini öne sürdü.
Metnin ilk paragrafını okuduğunu ancak ikinci paragraftan tek bir
kelime bile okumadığını öne süren Selçuk, "O şahıs şeref salonunda
hazırlıklarını yaparken ben de kendi işlerimle ilgilendim ve
çantamı toparladım. Hazırlıklar bitmek üzereyken salona girdim.
İlgisi olmayan kişilerin dışarı çıkmasını istedim. Kürsüye çıkıp
metni sesli olarak okumaya başladım." diye konuştu.
ODADA BULUNMASI TESADÜF, YAŞADIKLARI DA
RASTLANTIYMIŞ
Daha önce darbe bildirisinin "ilk paragrafını" okuması, ardından da
Akar'ın bulunduğu odaya getirilmesiyle "olayın ne olduğunu
anladığını" iddia eden Selçuk, "Genelkurmay Başkanının
getirilişiyle üs komutanının odasında bulunuşum tamamen tesadüf."
dedi.
Selçuk, vurulacak hedefleri gösterdiği, Diyarbakır'daki uçaklara
kalkış emri verdiği suçlamalarını reddederek, yaşadıklarını
rastlantı olarak niteledi.
ASTSUBAYA "PAŞA" DEMESİNİN ÖZEL BİR NEDENİ
YOKMUŞ
Müşteki avukatının, "Menfezde yakalanan, Cumhurbaşkanına suikast
davası sanığı Zekeriya Kuzu, Muğla'daki beyanında sizin kendisine
'Paşa' dediğinizi söyledi. 'Paşa' lakabını siz mi verdiniz?" diye
sordu. Selçuk, soruya "Evet, doğrudur. Pek çok personele yeri
geldiğinde onore etmek adına 'Paşa' derim. En çok da ona
söylemişimdir." karşılığını verdi.
Avukatın, "Bir astsubaya neden 'Paşa' lakabı verilir?" sorusu
üzerine Selçuk, "Ben kişiye 'Paşa' lakabı vermedim, ara sıra 'Paşa'
diye hitap ettim. Diğer personele de ara sıra yaptığım gibi. Bunun
özel bir nedeni yoktur." diye konuştu.
ÇOCUĞUĞNU GÖNDERDİĞİ OKULUN SAHİBİNİ TANIMADI
Akıncı Üssü'nde yakalanan, "Yurtta Sulh Konseyi" üyeleri arasında
bulunan ve darbecilerin sözde atama listesinde Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı Kurmay Başkanı olacağı belirtilen eski Kuzey Deniz Saha
Komutanlığı Kurmay Başkanı tuğamiral Ömer Faruk Harmancık da
savunma yaptı.
HTS kayıtlarına göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast
girişimi davası sanığı eski SAT yüzbaşı Özay Cödel ile 7 görüşme
yaptığının belirlendiğine dikkat çekilen Harmancık, "Bildiğim biri
değil. Beni arayanlarla ben konuştum. Beni Özay diye birisi
aramadı. Telefonum ortadaydı. Kalabalıktakilerden bir başkası da
konuşmuş olabilir." iddiasında bulundu.
Mahkeme Başkanı Selfet Giray, darbe girişiminin başarısız olmasının
ardından Akıncı Üssü civarında yakalanan sivil sanık Hakan Çiçek'e
ait Anafartalar Kolejine kızını gönderdiğini anımsatarak, Çiçek'i
tanıyıp tanımadığını sordu.
Harmancık, oturduğu apartmandaki bütün amiral, general ve
albayların çocuklarının bu okula gittiğini bildirerek, "Bana orayı
tavsiye edenleri söyleyebilirim." dedi, Çiçek'i ise tanımadığını
savundu.
TERÖRİSTE "TERÖRİST" DİYEMEDİ
Harmancık, Akıncı Üssü'ne, üs komutanına haber vermeden İstanbul'a
gitmek için geldiği yönündeki beyanının hatırlatılması üzerine,
"Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim.
Bunu beni utandırmak için tekrar tekrar söylemenize gerek yok."
şeklinde savunma yaptı.
Sanık Harmancık, "Sizce bu darbenin arkasında terörist başı, cani
Fetullah Gülen var mı?" sorusuna da "Ben o dediğiniz isimle birkaç
dava dosyasında beraber yargılanıyorum. Ben o söylediğiniz ismin
terörist başı olduğunu burada mahkeme huzurunda beyan edersem o bir
numaralı sanık, ben 9 numaralı sanığım, kendi teröristliğimi de
kabul etmiş olurum. O ismi ayırın, başka bir dava dosyasına koyun,
ben cevabımı vereyim. Ama aynı dosyada biri terörist başı, ben de
terörist oluyorum. Ben niye bunu kabul edeyim." yanıtını verdi.
İZİN GÜNÜNDE KARARGAHA KİTAP ALMAYA GİTMİŞ
Darbecilerin "Yurtta Sulh Konseyi" üyeleri arasında bulunan ve
iddianamede 6-9 Temmuz 2016 tarihlerinde FETÖ/PDY'nin sözde "Hava
Kuvvetleri imamı" Adil Öksüz tarafından Ankara Konutkent'teki
villada darbe organizasyonuyla ilgili toplantılara katıldığı
belirlenen eski Kurmay Albay Mustafa Barış Avıalan'ın da savunması
alındı.
Sanık Avıalan, 14-15 Temmuz'da doktora yapmak istediği alan
derslerine çalışmak için sağlık gerekçesiyle izin aldığını,
Genelkurmay Karargahı'nda unuttuğu bir kitabı almak için de
karargahın karşısında yer alan lojmanlardan iş yerine giderek ders
kitabını aldığını, yaklaşık 2 saate yakın burada zaman geçirdiğini
anlattı.
Akıncı Üssü'nde gördükleriyle ilgili amirlerine telefonla bilgi
verdiği sırada sivil giysili bu kişinin yanına gelip telefonunu
aldığını savunan Avıalan, telefonların şarj cihazlarının olduğu
dolabın önündeki bir kutunun içinde toplandığını iddia etti.
Telefonları toplayan kişinin kendisine bir telefon vermeyi
önerdiğini belirten Avıalan, bu telefonu almayı reddettiğini
savundu. Avıalan, HTS kayıtlarına yansıyan görüşmelerin kendisine
ait olmadığını iddia etti.
Cep telefonu kendisindeyken amirleriyle görüştüğünü ancak
iddianamede yer aldığı gibi Mehmet Partigöç ile 89 değil en fazla
5-6 kez görüştüğünü öne süren Avıalan, telefonuna ait HTS
kayıtlarının kendisine gösterilmesini istedi ve telefonu elinden
alındıktan sonra görüşmeler yapılmış olabileceğini savundu.
ARKADAŞINA SÜRPRİZ YAPMIŞ
Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin davada suç tarihinde Jandarma
İstihbarat Okul Komutanı olan ve darbecilerin "Yurtta Sulh Konseyi"
üyeleri arasında yer alan eski Kurmay Albay Murat Koçyiğit de darbe
teşebbüsünün yaşandığı 15 Temmuz günü, Akıncı Üssü'ne arkadaşı eski
albay Ahmet Özçetin'e sürpriz ziyaret yapmak umuduyla gittiğini öne
sürdü.
Jandarma Genel Komutanlığındaki darbe eylemlerini organize eden ve
yöneten ekibin içinde yer almadığını savunan Koçyiğit, "Ben Akıncı
Üssü'ne arkadaşım Albay Ahmet Özçetin'e nezaket ziyaretinde
bulunmak için gittim. Yanlış bir günde, yanlış bir zamanda yapılmış
bir ziyaretten dolayı buradayım. Darbe teşebbüsü olacağını bilsem,
asla ve asla gitmezdim." dedi.
Telefonuna 2014'te ByLock yükleyerek Hakan Taştan ve Mehmet Çelen
ile görüştüğü yönündeki tespit sorulan Koçyiğit, ByLock
kullanmadığını, bu kişileri de tanımadığını iddia etti.
BİN 100 DOLARLIK KEFEN
Bir soruyu yanıtlarken kardeşinin İstanbul'da bir turizm
organizasyon şirketi sahibi olduğunu söyleyen Koçyiğit, kardeşinin,
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in doktoru olarak bilinen Tuncay
Delibaşı ile 23 kez görüşmesine ilişkin, "Bu kişiyi ziyaretime
geldiğinde kardeşime sordum. 'Bizim kongrelerimize konuşmacı olarak
katılan şahıslardan birisi' dedi." ifadesini kullandı.
Koçyiğit, bir müşteki avukatının, yakalandığı sırada üzerinden
çıkan bin 100 doları sorması üzerine bunun "kefen parası" olduğunu
iddia etti.
ARABASINDA BULUNAN FETÖ ELEBAŞININ KİTABINI İNKAR
ETTİ
Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Harekat Başkanlığı Teşkilat Şube
Müdürlüğünde Kurmay Albay olan sanık Bilal Akyüz de FETÖ'nün "Kara
Kuvvetleri imamı" olduğu iddialarını reddetti.
KKK temsilcisi olduğunu belirttikten sonra hakkında farklı
suçlamaların da ortaya çıktığını savunan Akyüz, Akıncı Üssü'nde
park edilmiş aracında ele geçirildiği belirtilen, el yazısıyla
kaleme alınmış "İl-ilçe belediye başkanı... Hiç canlı olmayacak.
Belki de Başbakan da..." şeklindeki notun da kendisine ait
olmadığını iddia etti.
Sanık Akyüz, Akıncı Üssü'ndeki aracında bulunan FETÖ elebaşı
Gülen'in kitabının da kendisine ait olmadığını savundu.
ŞEHİT YAKINLARINI PROVOKE ETTİ
Mağdur avukatının, "Sanık, savunmasını kendi hazırladığını
söylüyor, İmam-ı Azam'a atıf yapıyor ve bir gemi örneği veriyor.
"Bir gemide bir masum, 9 cani bulunsa o gemi batırılmaz." örneği,
Fetullah Gülen’in kitaplarında açıkça zikredilmekte. Fetullah Gülen
de bunu Bediüzzaman'dan alıntı yaparak, kaynak göstermeden
zikrediyor. Fetullah Gülen'in kitabını okumayan bir insanın bu
örneği vermesi mümkün değildir. Sanık bunu nasıl açıklayacak?"
sorusuna Akyüz "Sayın avukat, cevap veriyorum. 'Ha ha ha' diye
gülüyorum. Böyle saçma soru mu olur?" diyerek cevap verdi.
FETÖ MAĞDURUYMUŞ
Davada, darbeciler tarafından düzenlenen sözde atama listesinde
görevine devam edeceği belirtilen tutuklu sanık eski Genelkurmay
Stratejik Dönüşüm Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli'nin de savunması
alındı.
Dişli, "Değil FETÖ üyesi olmak, yıllardır bu yapının amansız bir
hedefi oldum ve olmaya devam ettim. Ben FETÖ üyesi değilim,
FETÖ'nün mağdurlarından biriyim." iddiasında bulundu.
İddianamede saat 21.00 sıralarında Genelkurmay Başkanı Orgeneral
Akar'ın makam odasına girerek, "Komutanım, operasyon başlıyor,
herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı, biraz sonra
göreceksiniz" dediği belirtilen Dişli, "saat 20.45'te evinden
karargaha, silahlı kuvvetlerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin
Akar'a yapacağı bir sunum için gittiğini", "makam odasına girerken
silah zoruyla rehin alındığını" öne sürdü.
Kendisine silah doğrultan iki kişinin söylediklerini not ettiğini
belirten Dişli, Orgeneral Akar'ın odasına yalnız girdiğini ve not
aldığı kartlardaki "silahlı kuvvetler duruma el koydu" şeklindeki
yazıları okumaya başladığını söyledi. Dişli, Mahkeme Başkanının,
"Nasıl olsa yanınızda kimse yok. 'Komutanım, dışarıda silahlı iki
kişi bana bunları yazdırdı, tehdit ettiler, böyle bir şeyden
bahsediyorlar' demediniz mi?" sorusu üzerine, "O şokun
etkisindeyiz. Genelkurmay Başkanının makamına 2 metre mesafede
başıma bu iş geldi. O an hangi sırayla ne söylediğimi
hatırlamıyorum." dedi.
KULAKLARI İYİ DUYMUYORMUŞ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın, Akın Öztürk'ün nerede
olduğunu sorması üzerine, Kubilay Selçuk'un, "Akın Öztürk bu işte
yok" mu yoksa "Akın Öztürk bu üste yok" mu dediğini bilmediğini
savunan sanık Dişli, "Topçu olduğum için kulaklarım iyi duymuyor,
yüzde 40 duyma kaybı oluyor." savunmasını yaptı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
