Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe
girişimine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı'ndaki eylemlerle ilgili,
26'sı general 221 şüpheli hakkında hazırlanan 2 bin 581 sayfalık
çatı iddianamesi Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
İddianamede, Fetullah Gülen bir numaralı şüpheli olarak yer
alıyor.
DARBE GİRİŞİMİNİN ÇATI İDDANAMESİ - 1
DARBE GİRİŞİMİNİN ÇATI İDDANAMESİ - 2
İddianamede FETÖ'nün asker üyelerinden oluşan ve "Yurtta Sulh
Konseyi" üyesi olarak tespit edilen 38 şüpheli de yer alıyor.
Buna göre Yurtta Sulh Konseyi, Akın Öztürk, Ahmet Bican Kırker,
Ahmet Özçetin, Ali Kalyoncu, Ali Osman Gürcan, Ali Yazıcı, Bilal
Akyüz, Cemil Turhan, Doğan Öztürk, Erhan Caha, Ertuğrul Terzi,
Fırat Alakuş, Gökhan Şahin Sönmezateş, Hakan Evrim, Halil Gül,
İlhan Talu, Kubilay Selçuk, Mehmet Dişli, Mehmet Partigöç, Mehmet
Şahin, Muhsin Kutsi Barış, Murat Aygün, Murat Koçyiğit, Mustafa
Barış Avıalan, Muzaffer Düzenli, Orhan Yıkılkan, Osman Kardal,
Osman Kılıç, Osman Ünlü, Ömer Faruk Harmancık, Özcan Karacan, Özkan
Aydoğdu, Ramazan Gözel, Savaş Kabaklı, Semih Terzi, Sinan Sürer,
Turgay Sökmen ve Ünsal Coşkun'dan oluşuyor.
221 ŞÜPHELİDEN 199'U TUTUKLU
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe
girişimine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı'ndaki eylemlerle ilgili
çatı iddianamesinde yer alan 221 şüphelinin, biri orgeneral, 3'ü
korgeneral, 4'ü tümgeneral, 16'sı tuğgeneral, 3'ü tuğamiral, 26'sı
albay, 27'si yarbay, 37'si binbaşı, 21'i yüzbaşı, kalanlar ise daha
alt rütbelerden. Şüphelilerden 199'u tutuklu, 8'i adli kontrol
şartıyla serbest. Örgüt lideri Gülen'in de aralarında bulunduğu 15
firari şüpheli hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.
İddianamede yer alan şüphelilerden 12'si, öğretmen, memur ve
esnaftan oluşan sivil. Bu kişilerin 3'ü tutuklu, 2'si adli kontrol
şartıyla serbest, 7'si ise firari.
Hakkında yakalama kararı çıkarılanların isimleri şöyle:
"Örgüt lideri Fetullah Gülen, Tuğgeneral Ali Kalyoncu, Kurmay Albay
Tevfik Gök, Kurmay Yarbay Özcan Karacan, Kurmay Yarbay Turgay
Sökmen, Üsteğmen Mehmet Aytaç, Üsteğmen Turgay Er, Genelkurmay
Başkanı Emir Astsubayı Serhat Pasha ile siviller Şener Doğrugören,
Ali Irmak, Adem Özer, Serkan Coşkun, Tayfun Özek, Birol
Kurubaş."
İddianamede, olay gecesi öldürülen Semih Terzi dışındaki 37 Yurtta
Sulh Konseyi üyesi ile örgüt lideri Gülen hakkında, 2 bin 988 kez
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.
Soruşturma kapsamında 254 şüpheli hakkında işlem yapıldı, 221
şüpheli hakkında kamu davası açıldı, 33 şüpheli hakkında ise
kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
"HAK ETTİKLERİ CEZALARI ALMALARI İÇİN ETKİN MÜCADELEYE
DEVAM"
Öte yandan konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara
Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, "Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı, hain darbe girişiminde bulunan Fethullahçı Terör
Örgütü üyelerinin hak ettikleri cezaları almaları için etkin ve
kararlı bir şekilde görevini yapmaya devam edecektir."
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, "MAĞDUR-MÜŞTEKİ"
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimine
ilişkin Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlerle ilgili 221 şüpheli
hakkında hazırlanan çatı iddianamesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan "mağdur-müşteki", Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar
ise "mağdur" olarak yer aldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanarak Ankara 17. Ağır Ceza
Mahkemesine gönderilen iddianamede Cumhurbaşkanı Erdoğan
"mağdur-müşteki" olarak gösterildi.
"GENELKURMAYDA MAĞDUR OLAN ASKERLER"
İddianamedeki "Genelkurmayda mağdur olan askerler" başlığı altında
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı
Orgeneral Salih Zeki Çolak, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar
Güler, eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı emekli
Orgeneral İhsan Uyar, Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Metin
Gürak, Genelkurmay Başkanlığı Muhabere Elektronik ve Bilgi
Sistemleri Komutanı Korgeneral Uğur Tarçın, Genelkurmay Basın ve
Halkla İlişkiler Daire Başkanı Tuğgeneral Ertuğrul Gazi Özkürkçü
ile Osman Tolga Kılınçarslan, Burak Akın, Yunus Can, Atilla
Gökesaoğlu, Göksel Sevindik ve Fikret Tayfur Erbilgin
sıralandı.
"KARARGAH DIŞI MAĞDURLAR"
"Karargah dışı mağdurlar" başlığı altında Cumhurbaşkanlığı Genel
Sekreteri Fahri Kasırga, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin
Ünal, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı (EDOK) emekli
Orgeneral Kamil Başoğlu, Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai
Aksakallı ile Mehmet Şanver, Hasan Küçükakyüz, Ati̇lla Gülan,
Mehmet Özlü, Bahri̇ Biber, Ahmet Biçer, Haluk Şahar ve Fethi Alpay
yer aldı. "Genelkurmayda şehit olan siviller" başlığı altında ise
Celalettin İbiş, Erhan Dural, Gökhan Yıldırım, Mehmet Şengül, Mesut
Acu, Mucip Arıgan, Mustafa Avcu, Resul Kaptancı, Yıldız Gürsoy,
Yusuf Çelik ve Ziya İlhan Dağdaş'ın, "Genelkurmayda şehit olan
asker" başlığı altında da Bülent Aydın'ın ismine yer verildi.
ŞEHİT VE YARALANANLARIN İSİMLERİ TEK TEK
İDDİANAMEDE
Ayrıca "Genelkurmayda mağdur olan polis" Mikail Alıcı ile 42
mağdur, AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün'ün de
arasında bulunduğu 26 müşteki, ülke genelinde şehit olan askerler
Sait Ertürk, Halit Yaşar Mine ve Ömer Halisdemir, şehit düşen 63
polis, "tüm ülkede şehit olan" 172 kişi, yaralı 21 asker, yaralı
153 polis, darbe girişimi sırasında ülke genelinde yaralanan 2 bin
558 sivilin isimleri de iddianamede tek tek yer aldı.
ŞÜPHELİLER
İddianamede, general rütbesindeki şüpheliler ile eski Cumhurbaşkanı
Başyaveri Ali Yazıcı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ın eski
emir subayı Levent Türkkan ve Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü
görevlisi Muhammet Uslu'nun da arasında yer aldığı asker ve sivil
diğer zanlılar şöyle sıralandı:
"Fetullah Gülen, Abdulkadi̇r İlhan, Abdullah Şevki̇ Güngör,
Abdulvahap Berke, Abdurrahi̇m Aksoy, Abdurrahman Aydoğan, Adem
Özer, Ahmet Albayrak, Ahmet Durmaz, Ahmet Özçetin, Ahmet Yıldız,
Ahmet Bi̇can Kırker, Ahmet İlhan Ayşan, Akın Öztürk, Ali Çakır,
Ali Gültekin, Ali Irmak, Ali Kalyoncu, Ali Yazıcı, Ali Emre Eral,
Ali Feyyaz Beydağ, Ali Osman Gürcan, Alpaslan Çetin, Anıl Koç, Asım
Şanöz, Ayhan Carık, Aziz Onur, Baki Kavun, Barış Erdemir, Bayram
Akpan, Bayram Aydemir, Bilal Akyüz, Birol Kurubaş, Bünyamin Tuner,
Cahit Kükey, Cemal Turğut, Cemil Turhan, Cengiz Aydın, Cihangir
Şenlik, Deniz Aydın, Derviş Taş, Doğan Öztürk, Doğan Üstüntaş, Emin
Anar, Emrah Ilgaz, Emre Karslı, Erdem Eraslan, Erhan Caha, Erhan
Metin, Erman Can, Ersin Eker, Ersoy Öz, Ertan Özmen, Ertuğrul
Terzi, Fahri Kafkas, Fatih Ekici, Fatih Koç, Fatih Misir, Fatih
Okutur, Fatih Sarımehmet, Fatih Üner, Fatih Yanıkkaya, Fazlı
Özşahin, Fevzi Sönmez, Fırat Alakuş, Furkan Akbenli, Furkan
Çetiner, Gökhan Akdağ, Gökhan Balcı, Gökhan Çetin, Gökhan Eski,
Gökhan Şahin Sönmezateş, Güven Keskin, Hakan Evrim, Hakan Toprak,
Halil Gül, Halil İbrahim Ataalp, Halil İbrahim Karabal, Halis Ahmet
Özer, Halit Kazancı, Hamza Er, Hasan Demirci, Hasan Sevimli, Hasan
Hüseyin Sarıtarla, Hüseyin Ömür, Hüseyin Yıldırım (1972 doğumlu),
Hüseyin Yıldırım (1980 doğumlu) Hüseyin Hakan Öcal, İbrahim
Çölkesen, İbrahim Karadağ, İlhan Talu, İlker Çetinkaya, İlyas
Akyar, İlyas Bilgiş, İsa Akın, İsmail Aydın, İsmail Yolaçıcı, Kadir
Bozan, Kamil Ilgaz, Kenan Şimşek, Kenan Yıldırım, Kubilay Selçuk,
Kübra Yavuz, Levent Türkkan, Lütfi Karaca, Lütfullah Taşyumruk,
Mahmut Tuncer, Mehmet Emin Tüzel, Mehmet Adıgüzel, Mehmet Akçara,
Mehmet Aytaç, Mehmet Demir, Mehmet Dişli, Mehmet Partigöç, Mehmet
Şahin, Mehmet Uslu, Mehmet Arif Pazarlıoğlu, Mesut Ürkmez, Mete
Kıçılarslan, Metin Demir, Metin Gümüşburun, Muhammet Uslu, Muhammet
Yılmaz, Muhsin Kutsi Barış, Murat Aletirik, Murat Aygün, Murat
Bingül, Murat Engin, Murat Ertaş, Murat Koçyiğit, Murat Korkmaz,
Murat Mala, Murat Pekgüler, Murat Can Avtan, Mustafa Akyıldız,
Mustafa Çakmaktaşı, Mustafa Çiçek, Mustafa Demir, Mustafa Duygulu,
Mustafa Kocaaslan, Mustafa Mengi, Mustafa Özsoy, Mustafa Sözer,
Mustafa Temir, Mustafa Barış Avıalan, Mutlu Burak Uyar, Muzaffer
Çoban, Muzaffer Düzenli, Nahsen Fıstıkcı, Necati Güneş, Nejdet
Eroğlu, Neşet Gülener, Nuri Gayır, Oğuz Serhad Habiboğlu, Oğuzhan
Konuk, Okan Ataoğlu, Okan Kurt, Oktay Felekoğlu, Orhan Yıkılkan,
Osman Aktaş, Osman Kardal, Osman Kılıç, Osman Ünlü, Ömer Faruk
Harmancık, Ömer Gürsel Çetin, Özay Yılmaz, Özcan Karacan, Özcan
Kurt, Özgür Solakoğlu, Özkan Aydoğdu, Ramazan Cömert, Ramazan
Gözel, Recep Aktürk, Recep Özkan, Recep Yıldız, Sadık Kazancı,
Salih Ulusoy, Samet Yıldız, Satı Bahadır Köse, Savaş Kabaklı, Sedat
Taşkın, Selçuk Topal, Serdar Tekin, Serhat Pahsa, Serkan Candal,
Serkan Coşkun, Serkan Kılıç, Serkan Sağ, Sinan Sürer, Sinan Yılmaz,
Suat Sağlam, Suat Kürşat Gün, Şener Doğrugören, Şener Kısak, Şevket
Samet Okyay, Talha Atlanel, Tayfun Özek, Temel Can Köroğlu, Tevfik
Gök, Turgay Er, Turgay Sökmen, Turğay Perişan, Uğur Bostan, Uğur
Kent, Uğur Şahin, Ümit Bayık, Ümit Keskin, Ünsal Coşkun, Vahap
Kavaker, Vahit Güllü, Veysel Tokmak, Veysel Özmen, Vural
Akyıldırım, Yalçın Gür, Yalçın Toker, Yener Yılmaz, Yusuf Akdemir,
Yusuf Güleç, Yusuf Karşil, Yusuf Yalçın ve Yusuf Yedidağ."
DEVLET İÇİNDE NASIL YAPILANDILAR?
İddianamenin giriş bölümünde, terör örgütünün
kuruluşu, genişlemesi ve stratejisi, teşkilat yapısı, şekli,
organları, hizmet birimleri, idaresi ve iletişim araçları geniş bir
şekilde ele alınırken, örgütün emniyet, Türk Silahlı Kuvvetleri,
yargı, bürokrasi, diplomasi gibi alanlarda nasıl yapılandığı yıllar
içindeki gelişimi anlatıldı.
İddianamede, 15 Temmuz 2016 gecesi meydana gelen darbe
teşebbüsünde, egemenliğin sahibi olan millet ve demokratik anayasal
düzenin tüm unsurlarının, darbe teşebbüsünü kararlı bir direnişle
kısa sürede engellememesi halinde ya bir grup zorbanın mutlak
egemenliğinin kabul edilerek, onun hiçbir demokratik denetime tabi
olmayan iradesine tabi olunacağı ya da direnmeye devam edileceği
kaydedildi.
Birinci ihtimalin bir milletin demokratik açıdan ölümü anlamına
geleceği vurgulanan iddianamede, şu satırlara yer verildi:
"Çok az sayıda kötülük, iradesi ve egemenliği gasbedilen bir
milleti bu derece aşağılayabilir. İkinci ihtimal olan çatışmaların
uzaması ve yaygınlaşması, devlet otoritesinin, hatta devletin
tamamen ortadan kalkması riskinin yakın, ciddi ve açık bir tehdit
olarak ortaya çıkmasına neden olacaktı. Son zamanlarda tanık olunan
yakın çevremizdeki ülkelerin durumu, devlet otoritesinin ortadan
kalkması halinde bırakın demokratik bir düzende yaşamayı insanların
en temel haklarının her gün saldırı altında olduğu bir düzensizlik
ve kargaşa ortamının acı örnekleri olarak dünya kamuoyunun gözü
önünde durmaktadır."
Darbe teşebbüsünün, Türkiye'nin birçok terör örgütünün açık hedefi
olduğu günlerde gerçekleştirilmesinin bu riski daha da
ağırlaştırdığı ifade edilen iddianamede, "Darbe teşebbüsünün sadece
demokratik anayasal düzen yönünden değil, bununla sıkı bağı olan
'milli güvenlik' yönünden de mevcut ve ağır bir tehdit oluşturduğu
anlaşılmaktadır. 15 Temmuz darbe teşebbüsünün demokratik anayasal
düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine ve milli güvenliğe
yönelik en ağır saldırılardan biri, belki de en ağırı olduğu
sonucuna varmak gerekir." ifadesine yer verildi.
FETÖ'nün yaklaşık yarım asırdır Türk milletinin muhafazakar
duyarlılıklarını istismar ettiği belirtilen iddianamede, şunlar
kaydedildi:
"Sözde dini referanslar üzerinden legal görüntüye önem vererek,
kendisine sorgulanamaz biçimde tahkim edilmiş bir meşruiyet alanı
sağlayan, liderine mistik bir inanmışlık, yapıya sürekli ve
karşılıksız bir sadakatle bağlı olma prensibiyle eylemlerini
gerçekleştiren, hedef uğruna her türlü suç işlenebilir anlayışından
hareketle; yapılan sınavlarda soru çalan, bu yöntemle haksız olarak
kurumlara mensuplarını yerleştiren, böylelikle devletin kılcal
damarlarına kadar sızan, masumiyet karinesini çiğneyip, haklarında
yapılan suçlamalar dahi bildirilmeden insanları yıllarca ceza infaz
kurumlarında tutarak hürriyetlerini kısıtlayan, kamusal alanı ele
geçirme hedefiyle hareket ederek, yargıda, Türk Silahlı
Kuvvetlerinde, emniyet birimlerinde ve eğitim kurumlarında, kendi
özel hiyerarşisi ile illegal şekilde kadrolaşan, devletin tüm
kurumlarına yerleştirdiği örgüt üyeleriyle devlet teşkilatını
kendisine hizmet eder hale getiren ve devlet içinde ayrı bir
paralel devlet yapısı oluşturan ve nihayet; devletin bu yapıyla
etkin bir mücadeleye başlaması sonrasında, kadroları tasfiye
sürecine giren Fetullahçı Terör Örgütü, yabancı dostlarının da
bilgisi ve yardımı dahilinde, örgüt mensuplarının adeta istilasına
uğrayan milli ordumuzu kullanarak, 15 Temmuz 2016 gecesi darbe
girişiminde bulunmak suretiyle ihanette sınır tanımadığını
göstermiştir."
İddianamede, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, darbe girişiminin
devam ettiği sırada derhal harekete geçerek, darbeci hainler
hakkında resen soruşturmaya başlattığı, süratle gözaltı
işlemlerinin gerçekleştirildiği ve ardından Genelkurmay
Karargahı'ndaki darbe faaliyetlerinin soruşturmasına başlandığı
hatırlatıldı.
Kendisini kısaca "hizmet" olarak tanımlayan FETÖ'nün ne olduğu
şöyle anlatıldı:
"FETÖ; paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine
ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir
düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar
doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına
sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için
şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı
şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın
arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi
inandırmaya çalışarak ve büyüyüp güçlenen, hedeflerine üç aşamalı
bir plan doğrultusunda ulaşmayı arzulayan, bu planın ilk iki
aşamasında güce hükmetmeyi hedefleyen, her aşamaya uygun bir tez
geliştirerek, din, devletçilik, milliyetçilik, liberalizm veya İran
düşmanlığı, yolsuzluk, hukuk gibi kavramları araçsallaştıran ve
nihai emellere ulaşma yolunda konjonktürel şartlara göre kullanan,
dış dünyaya 'hizmet erleri' ve 'ötekiler' olmak üzere keskin bir
ayrımla bakan, 'ötekileri' ise 'kazanılabilecekler' ve 'hasım
cephe' olarak ikiye ayıran, kendisine daima hasım cephe bularak,
yoksa icat ederek ve kendisini bu düşman üzerinden tanımlayarak
hedefleri için kendisine haklılık gerekçesi sağlayan, bir yandan da
bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, 'altın nesil' adını
verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma
ilkesiyle devlette tabandan tavana kadrolaşan, bu kadroların
sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan
sonra soruları çalarak veya hasım cephe olarak adlandırdığı
kendisinden olmayanları çeşitli hukuk dışı yöntemlerle tasfiye
ederek, devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite
kontrol altına almayı ve böylece sisteme sahip olmayı planlayan,
ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü
sağlamayı amaçlayan yasa dışı örgütün adıdır."
İddianamede, Fetullah Gülen'in fikir ve düşünceleri doğrultusunda
şekillenen FETÖ'nün ideolojisi, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm
Anayasal kurumlarını ele geçirmek ve bu süreç tamamlandıktan sonra
devleti, toplumu ve fertleri, FETÖ'nün ideolojisi doğrultusunda
yeniden dizayn ederek oligarşik (aristokratik) özellikler taşıyan
bir zümre eliyle ekonomik, toplumsal ve siyasal gücü yönetmek"
olarak tanımlandı.
TOPLANAN DELİLLER
İddianamede, soruşturma kapsamında bazı başsavcılıklarca alınan
gizli tanık, tanık ifadeleri ile toplanan delillerin ayrıntılarına
da yer verildi.
Buna göre, ifadesi alınan bir gizli tanık, darbeden 10 gün önce
hazırlıklara başlandığını, Çayyolu'nda 3 katlı villada
buluşulduğunu, salonda şüphelilerden Kurmay Albay Bilal Akyüz,
Kurmay Albay Barış Avıalan, Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Havacı
Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş ve Koramiral Ömer Faruk Harmancı
ile 4-5 kişinin olduğunu anlattı.
Evde toplantı devam ederken Adil Öksüz'ün namaz kıldırdığını, namaz
sonrası dini konuşmalar yaptığını, bir konuşmasında 15 Temmuz
akşamını kastederek, "15 Temmuz akşamında yapılacak ilk işlerden
biri, görevlendirme verilecek kuvvetlerle cezaevlerinde tutuklu
bulunan cemaat mensubu kişileri vakit kaybetmeksizin cezaevlerinden
çıkarmak" dediğini aktaran gizli tanık, Öksüz'ün ayrıca "Arkadaşlar
biraz önce içerideki odada büyüğümüzle (örgüt lideri Fetullah
Gülen) görüştüm, sizlere selamı var. Arkadaşlar ben cumartesi veya
pazar İstanbul'da olacağım, oradan yurt dışına uçacağım, bir
aksilik olmazsa salı günü büyüğümüzle görüşüp çarşamba veya
perşembe döneceğim" dediğini belirtti.
Gizli tanık ifadesinde, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili villada
darbenin hazırlığı, görev ve sorumluların belirlenmesi konularını
içeren konuşmaların yapıldığını kaydetti.
İddianamede yer verilen gizli tanık ifadelerinde ayrıca, darbenin
15 Temmuz 2016 gece 03.00'e planlandığı, ancak aynı gün akşam
20.00'de çekilen bir mesajla saatin öne alındığının haber
verildiğini ve "harekata başlayın" mesajının geldiğini, ardından
"Yurtta Sulh" adı altında kurulan Whatsapp grubu ile direktiflerin
geldiğini anlattı.
ÜÇ GÜN ÖNCE TANDOĞAN'DA TOPLANTI
İddianamede, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü
soruşturmada itirafçı olan Fazıl Ergün ifadesine de yer verildi.
Buna göre Ergün ifadesinde, darbe teşebbüsünden 12 Temmuz 2016'da
haberdar olduğunu, aynı gün akşam saat 22.00 sıralarında yapı
mensuplarıyla Tandoğan'da bulunan Magnet Tıp Merkezi yakınlarındaki
Koza Eczanesinin yanındaki binanın bir numaralı ofiste buluştuğunu
belirtti.
Ergün, Hakan kod adlı örgüt mensubunun burada, "Yakın zamanda
askeriye içerisindeki cemaat mensuplarına yönelik büyük bir
operasyon yapılacağını, böyle bir operasyon yapılırsa cemaatin
kökten biteceğini, bunu engellemek için de 15 Temmuz Cuma gününü
Cumartesiye bağlayan gece saat 03.00 sıralarında askeriyenin
yönetime el koyacağını, talimatın Fethullah Gülen'den geldiğini,
batı illerinden birkaç tugayın destek amacıyla Ankara'ya
geleceğini, harekatın Genelkurmay Karargahı'nın ele geçirilmesiyle
başlayacağını, bütün karargahların ele geçirileceğini, akabinde
bütün illerde Sıkıyönetim Komutanlıklarının kurulacağını, darbenin
emir komuta zinciri dahilinde olmayacağı"nı söylediğini
aktardı.
İtirafçı olan eski Albay Arif Kalkan da ifadesinde, darbeden 8-9
gün önce Ankara'da örgüt mensuplarıyla toplantı yaptıklarını,
"Yüksek Askeri Şura Toplantısında cemaat mensubu yaklaşık 3 bin
kadar subayın ihraç edileceğini, bu sebeple Gülen'in bu Yüksek
Askeri Şuranın toplanmasını istemediğini, darbe yaparak cemaat
mensubu subayların TSK ve devlet yönetimini ele geçireceklerini"
söylediğini belirtti.
DİĞER DELİLLER
İddianameye, darbe girişimini engellemek amacıyla Genelkurmay
Başkanlığı çevresine ve karargah içerisine girerek şehit olan
vatandaşların yakınları ile yaralanan vatandaşların beyanları,
darbeye hazırlık içerikli mesajların ilgili birliklere gönderildiği
hususunda bilirkişilerce düzenlenen raporlar, Genelkurmay
Başkanlığınca, Genelkurmay Karargahı'nda yaşanan darbe girişimi
olayları ile ilgili olayları anlatan olay tutanağı, ayrıca
görüntüler izlenerek düzenlenen Komisyon Bilirkişi Raporları,
şüphelilerin ev ve iş yeri aramaları yapılarak el konulan dijital
materyaller ile belge ve dokümanlar delil olarak girdi.
İddianamedeki deliller arasında, şüphelilerden Mehmet Partigöç ile
Cemil Turhan'ın ofisinden çıkan evrak ve dokümanların üzerinde
inceleme yapmak üzere oluşturulan heyetin hazırladığı bilirkişi
raporu da yer aldı. Buna göre, Partigöç ve Turhan'da ele geçen
evrakta, askeri personel, 15 Temmuz gecesi Genelkurmay MEDAS
sisteminden ilgili birliklere mesaj olarak çekilen "Sıkıyönetim
Direktifi, Atama listeleri" ile ilgili ayrıntılı bilgiler ve
FETÖ/PDY mensubu olan kişiler hakkında bilgilerin bulunduğu
belirlendi. Evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan ve
başsavcılığa gönderilen bilirkişi raporunda, "darbeyi
planlayanların, atama listelerini hazırlamadan önce bütün general
ve amirallerin darbe esnasında gösterecekleri tutumu inceledikleri,
değerlendirdikleri ve darbeye iştirak etmeyeceğini düşündükleri
kendi mensupları ile örgüt mensubu olmadığı için darbe karşılarında
yer alacağını düşündükleri kişilere görev vermediklerinin
değerlendirildiği" tespiti yapıldı.
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler'in eski emir subayı
şüpheli Murat Akkurt'un evinde yapılan aramada ayakkabı kutusu
içinde, üzerinde el yazısı ile not ve krokiler bulunan 7 adet A4
kağıt ele geçirildiği, kağıtlarda, darbe planlaması ve Genelkurmay
İkinci başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in derdest edilerek
götürülmesi planı ile ilgili notların yazılı olduğunun anlaşıldığı
da belirtildi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
