Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından
Yüksek Askeri Şuranın yapısından, Türk Silahlı Kuvvetlerine
personel alımına, milli savunma bakanı ve genelkurmay başkanının
yetkilerinden askeri okulların durumuna kadar birçok alanda önemli
yapısal değişiklikler yapıldı. Tanklar şehir merkezlerinden
çıkarıldı, 15 Temmuz'da darbeciler tarafından üs olarak kullanılan
Akıncı'daki komutanlığın statüsü "yedek meydan"a düşürüldü.
Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre,
FETÖ'nün darbe girişiminin ardından yapılan yasal düzenlemelerle
Türk Silahlı Kuvvetleri üzerindeki demokratik denetimin tam
anlamıyla sağlanması, silahlı kuvvetlerin asli işi olan harbe
hazırlık ve harekata odaklanması amaçlandı.
Bunların yanı sıra düzenlemelerle, sivil asker güç dengesinin
sağlanması ile sivil ve askerin birlikte çalışma kültürünün
oluşturulması hedeflendi.
Düzenlemeyle ilk olarak Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri
Komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığına bağlandı. Genelkurmay
Başkanlığının yetkileri ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin savaşa
hazırlanması, istihbarat, harekat, teşkilat ve eğitim hizmetleriyle
sınırlı tutuldu. Cumhurbaşkanı ve başbakanın kuvvet komutanlıkları
ve bağlılarından doğru bilgi alabilmeleri, bunlara doğrudan emir
verebilmeleri ve emrin herhangi bir makamdan onay alınmaksızın
derhal yerine getirilmesi sağlandı.
Askeri okullar ve Türk Silahlı Kuvvetlerine personel temininin
kuvvet komutanlıkları yerine doğrudan Milli Savunma Bakanlığı
tarafından gerçekleştirilmesinin önü açıldı.
Subay, astsubay ve tüm personel atamaları artık milli savunma
bakanının onayıyla yapılırken, askeri okullardaki eğitim
faaliyetleriyle askeri fabrika ve tersaneler dahil harp sanayi
işlemleri Milli Savunma Bakanlığı tarafından yürütülmeye
başlandı.
YÜKSEK ASKERİ ŞURA YAPISINDA DEĞİŞİKLİK
Darbe girişiminin ardından bir önemli değişiklik de Yüksek Askeri
Şuranın yapısında gerçekleştirildi.
Düzenlemeyle başbakan yardımcılarının yanı sıra adalet, dış ve
içişleri bakanları da toplantılara katılmaya başladı, ordu ve
donanma komutanlarının ise şura üyelikleri kaldırıldı. Böylelikle
başbakan başkanlığında toplanan şuranın üyeleri genelkurmay
başkanı, başbakan yardımcıları, adalet bakanı, dışişleri bakanı,
içişleri bakanı, milli savunma bakanı ve kuvvet komutanları olarak
yeniden belirlendi.
Şura toplantılarının ağustos ayında yapılması zorunluluğu
kaldırıldı. Bunun yerine toplantının başbakanın çağrısıyla ihtiyaç
duyulan zamanlarda yapılması kararlaştırıldı. Değişiklikle ayrıca
daha önce Genelkurmay Başkanlığınca yürütülen şuranın sekretarya
hizmetleri Milli Savunma Bakanlığına devredildi.
Daha önce kuvvet komutanlığı yapma şartı bulunan Genelkurmay
Başkanlığı için ise orgeneral rütbesinde bulunmak yeterli
sayıldı.
ASKERİ LİSELER KAPATILDI
Darbe girişiminin ardından askeri liseler kapatılırken 4 bin 90
askeri lise ve astsubay hazırlama okulu, 6 bin 193 harp okulu, 6
bin 140 astsubay meslek yüksek okulu öğrencisi YÖK ve Milli Eğitim
Bakanlığınca durumlarına uygun okullara yerleştirildi.
Daha önce çeşitli nedenlerle askeri okullardan ayrılan veya
çıkarılan öğrencilerden alınan tazminatların tahsilinden
vazgeçildi. İmam hatip liseleri dahil tüm meslek lisesi
mezunlarının harp okullarına girişindeki kısıtlamalar
kaldırıldı.
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Sağlık Bilimleri Üniversitesine,
askeri hastaneler ise Sağlık Bakanlığına devredildi. Askeri
tabiplerin başta Sağlık Bilimleri Üniversitesi olmak üzere diğer
üniversitelerin tıp fakültelerine yerleştirilmesine karar
verildi.
BAKANLIK DA YENİDEN YAPILANDIRILDI
FETÖ'nün darbe girişiminin ardından Milli Savunma Bakanlığının
yapısında da değişikliğe gidildi.
Daha önce bakan, bakan yardımcısı ve savunma sanayi müsteşarının
dışındaki tüm yöneticilerin askerlerden oluştuğu kurumda, müsteşar
yardımcılıkları sayısı artırıldı, yeni genel müdürlükler
oluşturuldu, yönetici konumundaki sivillerin sayısı yükseltildi.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ilk defa bakanlığa sivil iki ismi
basın müşaviri ve özel kalem müdürü olarak atadı.
Milli Savunma Üniversitesinin kurulmasının ardından Kara, Deniz ve
Hava Harp ile Astsubay Meslek Yüksek Okulları ile kurmay subay
yetiştirmek ve lisansüstü eğitim için kurulacak enstitüler Milli
Savunma Üniversitesine bağlandı.
TANKLAR ANKARA VE İSTANBUL'DAN ÇIKARILDI
Darbe girişiminin ardından tank, tırtıllı araç ve obüslerin Ankara
ve İstanbul'daki birliklerden taşınmasına karar verildi.
Bu kapsamdaki çalışmalarla İstanbul Hasdal'da konuşlu 66'ıncı
Mekanize Piyade Tugay Komutanlığındaki araçlar Tekirdağ ve
Çorlu'daki, Maltepe'de konuşlu 2. Zırhlı Tugay Komutanlığındaki
araçlar ise Kahramanmaraş ve Gaziantep'teki birliklere sevk edildi.
Ankara'da konuşlu Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen
Komutanlığı ile 28'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığındaki
unsurlar ise Çankırı ve Burdur'a taşındı.
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında kullanılan 4'üncü Ana Jet Üs
Komutanlığının statüsü değişti. Yapılan düzenleme kapsamında
Kazan'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, yedek meydan statüsüne
düşürüldü. Filo komutanlıkları lağvedilen komutanlığın adı Mürted
Hava Meydan Komutanlığı oldu. Buradaki jetler Balıkesir, Eskişehir
ve Merzifon'daki üslere gönderildi.
"BUNLAR ASKER ELBİSESİ GİYMİŞ TERÖRİSTLERDİR"
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, darbe girişimini asla
unutturmayacaklarını belirtti.
15 Temmuz'u Türk demokrasi tarihinde bir milat, dönüm noktası
olarak nitelendiren Işık, o gece ne kadar büyük bir milletin
mensupları olunduğunun bir kez daha tescil edildiğini vurguladı. 15
Temmuz gecesi yaşananların unutulmamasının önemine değinen Bakan
Işık, şunları kaydetti:
"Bu hainler, teröristler, asker üniforması giymiş bu teröristler,
milletimizin üzerine göz kırpmadan bomba yağdırdılar, kurşun
sıktılar. Elbette şunu vurgulamak istiyorum: Bunlara 'asker'
demiyoruz. Bunlara 'Türk subayı, Türk astsubayı, Türk askeri'
demiyoruz. Bunlara, 'asker elbisesi giymiş teröristler' diyoruz ve
asla yaptıklarını o şanlı maziye sahip olan Türk Silahlı
Kuvvetleriyle bağdaştırmıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin de bu
noktada o andan itibaren üzerine düşeni en iyi şekilde yapmanın
gayreti içerisinde olduğunu da özellikle ifade etmek
istiyorum."
Işık, o gece milletin çok büyük bir dayanışma gösterdiğini,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Başbakan Binali
Yıldırım'ın çağrılarından sonra milletin akın akın meydanlara
çıktığını anımsattı.
Halkın bir bütün olarak bu çağrılara uyarak sokağa çıktığını
belirten Bakan Işık, şehitleri rahmetle andı, gazilere şifa diledi.
FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini de vurgulayan
Işık, "Çok istikrarlı ve kararlıyız. Ama bunu yaparken FETÖ ile
bağlantısı olmayan hiç kimsenin de zarar görmemesi için azami
itinayı gösteriyoruz." dedi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
