11 Haziran 2026 Perşembe
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kızılay, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin övünç kaynağıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kızılay, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin övünç kaynağıdır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, Kızılayın 157 yılı aşkın geçmişi boyunca savaşlardan afetlere, insani krizlerden uluslararası yardım faaliyetlerine kadar her alanda milletin yanında olduğunu belirterek, “Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevî şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır.” dedi.

Editör

Kızılayın Gazze’ye 26 bin tonu aşkın insani yardım ulaştırdığını, 6 Şubat depremlerinde ise tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu gerçekleştirdiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin mazlumlara destek vermeyi ve İsrail’in işlediği suçların hukuk önünde hesap vermesi için çalışmayı sürdüreceğini vurguladı.

Dayanışma ve yardımlaşma vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türk Kızılay Ödülleri Töreni”nde yaptığı konuşmada, dayanışma, paylaşma ve yardımlaşma kültürünün milletin karakterini şekillendiren temel değerler arasında yer aldığını belirterek şunları kaydetti:

“Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim milli seciyemizin temel unsurlarıdır. Hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar, millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında, asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta, acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmed Akif’in ifadesiyle hakkı tutup kaldırmak, rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz, tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi, vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir.”

“Kızılay milletimizin varoluş mücadelesinde önemli roller üstlendi”

Türk Kızılayının köklü geçmişine işaret eden Erdoğan, kurumun savaş dönemlerinden afet süreçlerine kadar birçok kritik dönemde üstlendiği görevleri anlatarak şöyle devam etti:

“11 Haziran 1868’de Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan Türk Kızılayı, işte bu müesseselerden biridir. Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılayı, 93 Harbi’nden Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar milletimizin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koşmuştur. Bilhassa Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı’nda Kızılay’ın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılay’ımız, Millî Mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakar milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır. Rabbim bizi Kızılay’dan mahrum bırakmasın diyorum. Kızılay, Filistin’de, Bosna’da, Afganistan’da, Somali’de, Irak’ta, Suriye’de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin sadece kalplerine değil, zihin ve hafızalarına da kazınmıştır. İç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere tam ve eksiksiz bir ensar şuuruyla yaklaşmış, milletimizin şefkat kucağını mazlumlara açmıştır. Hilal-i Ahmer, doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer almıştır. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevî şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi bugün bir kez daha tebrik ediyorum.”

Kızılay’ın faaliyetlerine dikkat çekti

Kurumun günümüzde yürüttüğü çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Kızılayın geniş bir hizmet ağıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Değerli misafirler, Türk Kızılayı, afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psikososyal desteklere kadar çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürüyor. Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla, kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle, ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde, sınır ve engel tanımadan devam ediyor. Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız, hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor.”

Gazze ve Lübnan’daki çalışmaları anlattı

Kızılayın Gazze başta olmak üzere kriz bölgelerindeki faaliyetlerine değinen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Netanyahu’nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de Kızılay’ımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Vekaletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti. Ateşkes sonrası başlattığı Gazze Neşeli Çocuklar Projesi ile Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor. Kızılay Gazze Ofisi eş zamanlı olarak sağlık ihtiyaçlarının tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze’nin yanı sıra siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan’da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır.”

İsrail’e yönelik eleştiriler

Bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, İsrail yönetimine yönelik eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Dünkü grup konuşmamda ifade ettiğim gibi İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar, eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek. Mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır. Bugün Hitler’in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır.”

“Katliam şebekesinin hesap vermesi için çalışmayı sürdüreceğiz”

Türkiye’nin insani yardım faaliyetlerinin yanı sıra diplomatik girişimlerini de sürdürdüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türkiye, bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir.”

“En fazla yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet oldu”

Kızılayın uluslararası alandaki başarısına dikkat çeken Erdoğan, kurumun küresel ölçekte önemli bir başarıya imza attığını belirterek şöyle konuştu:

“Kıymetli kardeşlerim, burada şunu da gururla ifade etmek isterim. Kızılay’ımız, 190’ı aşkın üyeye sahip Kızılay ve Kızılay Cemiyeti içinde geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur. Kızılay’ın elde ettiği bu başarı, aynı zamanda milletimizin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesidir.”

Deprem bölgesindeki çalışmaları anlattı

6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgi veren Erdoğan, Kızılayın afet sürecindeki çalışmalarını şu sözlerle anlattı:

“Şunun da altını özellikle çizmek durumundayım. 6 Şubat depremlerinde Kızılay’ımız, tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir. Kızılay, asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir. Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır. On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD’ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur. Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır. Depremden en çok etkilenen altı ilimizde kurulan toplum hizmet merkezleri ile sağlık, koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir. Esnaf ve çiftçi destek programları dahilinde 10 binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir.”

Depremde hayatını kaybedenleri andı

Konuşmasının sonunda depremde yaşamını yitiren vatandaşları anan Erdoğan, afet sürecinde görev alan kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:

“Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Kızılay ve AFAD’ımızla birlikte arama kurtarma çalışmalarından şehirlerimizin yeniden inşasına, deprem bölgemizin ayağa kaldırılmasına kadar emeği geçen tüm kurumlarımıza, gönüllü kuruluşlarımıza ve hayırseverlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Yerli üretim ve sağlık yatırımlarına vurgu yaptı

Kızılay’ın sağlık alanındaki yatırımlarına da değinen Erdoğan, kan bağışında ulaşılan seviyenin önemine işaret ederek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Kıymetli konuklar, geçtiğimiz sene 3 milyon ünitenin üzerindeki kan bağışıyla yeni bir rekora imza atan Kızılay’ımız, sağlık sektöründeki yerli ve millî yatırımlarını da başarıyla devam ettiriyor. Birazdan inşallah canlı bağlantıyla temelini atacağımız Çubuk ilçemizde 130 bin metrekare alana sahip ProTürk Fabrikası da bunlardan biridir. ProTürk Projesi ile kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız. Böylelikle Türkiye’yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dahil ederek bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz. Ülkemiz ve milletimiz için şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyor, projede emeği geçen tüm kardeşlerimi ayrı ayrı kutluyorum.”

“Kan torbalarında dışa bağımlılığı sona erdireceğiz”

Silivri’de kurulumu devam eden kan torbası üretim tesisine ilişkin de bilgi veren Erdoğan, projenin tamamlanmasıyla önemli bir ithalat kaleminin ortadan kalkacağını belirterek şunları kaydetti:

“Yurt dışından ithal edilen kan torbalarını kendi imkanlarımızla üreteceğimiz Silivri’deki fabrikamızın da kuruluş çalışmaları sürüyor. Bu fabrikanın tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz. Çok yakın bir dönemde hizmete alacağımız bu yatırımın da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

Kızılay gönüllülerine ve bağışçılara teşekkür etti

Konuşmasının sonunda Kızılay ailesine, gönüllülere ve bağışçılara teşekkür eden Erdoğan, ödül sahiplerini tebrik ederek sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu düşüncelerle Kızılay camiamızın her bir mensubuna, iyiliği omuzlayan, merhamet çınarımıza gözü gibi bakan tüm gönüllülerimize ve bağışçılarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Birazdan tevdi edeceğimiz Kızılay ödüllerinin sahiplerini tek tek kutluyor, törenimize teşrif eden tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız