İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu
savcılarından İsmet Bozkurt tarafından FETÖ'nün himmet ve finansman
ayağına yönelik Tuna Shopping, Yumurcak TV, Metropol Lisans, Merkür
Ev Aletleri, Nil Su Arıtma (water life) firmalarını barındıran
Dünya Pazarlama AŞ'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında
hazırlanan 121 sayfalık iddianame, İstanbul 13 Ağır Ceza
Mahkemesince kabul edildi.
Mahkeme heyeti hazırladığı tensip zabtında, aralarında eski Boydak
Holding yöneticileri Memduh Boydak, Bekir Boydak ve Mahmut Sami
Boydak'ın da bulunduğu 40'ı tutuklu 137 sanık hakkındaki davanın
duruşmasının 16, 17, 18 ve 19 Ekim'de Silivri cezaevinin karşısında
yer alan duruşma salonunda görülmesine karar verdi.
Memduh ve Bekir Boydak dosyası ayrıldı
Mahkeme heyeti, celse arasında sanıklar Memduh Boydak ve Bekir
Boydak hakkındaki dosyanın, aynı sanıklar yönünden Kayseri 2. Ağır
Ceza Mahkemesinde açılan dava ile birleştirilmesine karar verdi.
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin de birleştirme konusunda
muvafakat vermesi üzerine sanıklar Memduh ve Bekir Boydak'ın
dosyaları Kayseri'ye gönderildiği ortaya çıktı.
İddianameden
İddianamede, terör örgütünün teşebbüs aşamasında kalan ve
başarısızlıkla sonuçlanan eylemleriyle ilgili soruşturmalar
yapıldığı ve bu soruşturmalarda, örgütün yapısı, işleyişi hakkında
önemli bilgilere ulaşıldığı aktarılarak, Başbakanlık İletişim
Merkezi (BİMER) sistemine, FETÖ/PDY'ye ait firmalardan olan Dünya
Pazarlama (Samanyolu Pazarlama) ile ilgili birçok ihbarda
bulunulduğu vurgulandı.
İddianamede, söz konusu ihbarlarda, "Fetullahçı yapıya ait firma
ürünlerinin faturasız olarak satıldığı, tahsilatçılar aracılığıyla
satılan bu ürünlerin paralarının müşterilerden toplanarak bölge
sorumlularının Bank Asya'daki şahsi hesaplarına yatırıldığı, bölge
sorumlularınca yatırılan paraların İstanbul merkezde bulunan Dünya
Pazarlama'ya bağlı şirketlerin hesapları ve yönetici kadrosundaki
kişilerin şahsi hesaplarına yatırıldığı, bu şekilde İstanbul'a
gelen paraların parçalara bölünerek örgütün üst düzey yöneticileri
ve üyelerinin hesaplarına yatırıldığı, bu kimselerde toplanan
paraların bir kısmının yurt içindeki FETÖ/PDY'e ait firma ve
kurumlara aktarıldığı, bir kısmının ise yurt dışındaki FETÖ/PDY
kurumlarına aktarıldığı, söz konusu firmada bu şekilde faturasız
mal satımı ve bedelinin örgüt kurumlarına aktarılması dışında
firmanın bölge sorumluları aracılığıyla himmet, kurban, burs, kitap
vs. satma adı altında para toplama faaliyetinde bulunulduğu ve bu
şekilde toplanan paraların da FETÖ kurumlarına aktarıldığı"
şeklindeki bilgilerinin yer alması üzerine soruşturma başlatıldığı
dile getirildi.
Dünya Pazarlama AŞ'nin, hür müteşebbisler tarafından serbest piyasa
ekonomisi koşulları içerisinde salt ticari kar sağlamak amacıyla
kurulan bir şirket olmadığı anlatılan iddianamede, bu şirketin
ticaret hayatında kendi stratejisi doğrultusunda örgütlenen
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organizasyonu neticesinde
kurulduğu ve bu gizli organizasyon doğrultusunda varlığını
sürdürdüğünün açıkça ortaya çıktığı kaydedildi.
"17/25 Aralık'tan sonra şirketlerin içi boşaltılmaya
çalışılmış"
Toplanan gelirlerin FETÖ/PDY ile iltisaklı yurt içi ve yurt dışı
kurum ve kuruluşlara aktarıldığı belirtilen iddianamede, "Bu manada
bilhassa örgüt lideri Fetullah Gülen’in bulunduğu ABD başta olmak
üzere yabancı ülkelerde faaliyette bulunan örgüt iltisaklı çok
sayıda eğitim kurumu, sivil toplum örgütü ve şirketlere, FETÖ/PDY
tarafından düzenlenen 17/25 Aralık 2013 darbe teşebbüslerinden önce
dikkat çekmemek ve denetimden uzak kalabilmek amacıyla binlerce kez
küçük miktarlarda (1.000-100.000 Amerikan doları arası), söz konusu
darbe teşebbüsünden sonra ilgili şirketlerin içerini boşaltmak
amacıyla onlarca kez yüklü miktarlarda (1.000.0000 ve üzeri
Amerikan doları) swift transferi ile para aktarılmış olması
anlatılanları doğrulamaktadır." ifadelerine yer verildi.
İddianamede, bu organizasyon içerisinde yer alan şirketlerin ticari
faaliyetleri kapsamında gerçekleştirdikleri mal ve hizmetlerin
alımından piyasada satışına ve bedel tahsilatına kadar hemen hemen
her alanda tamamen kayıt dışılığın hakim olduğuna vurgu
yapıldı.
"Usulsüzlüklerin kanıtlandığı arşivler imha
edildi"
Bu organizasyonda mal ve hizmetlerin kayıt dışı alımı, sonrasında
bu mal ve hizmetlerin kayıt dışı satımı söz konusu olduğu gibi,
kayıt dışı para hareketleri görüldüğünün somut delillerle sabit
olduğu anlatılan iddianamede, organizasyonda Dünya Pazarlama AŞ ve
bağlı şirketlerin, tespit edilen kayıtlı mal ve hizmet
alım-satımları ile gerek çalışanların gerekse şirketlerin tespit
edilen hesap hareketlerinin yansıttıkları rakamlar arasında orantı
ve dengeden bahsetmenin mümkün olmadığı, bu durumun tespit
edilenlerin dışında çok daha fazla usulsüz para hareketi olduğunun
da işareti olarak kabul edilmesi gerektiği ifade edildi.
İddianamede, ilgili şirketlerin usulsüzlüklerini kanıtlayabilecek
bilgi ve belgelerin yer aldığı yazılı arşivlerin örgüt merkezinden
gelen talimatlar doğrultusunda şirket yöneticilerinin
direktifleriyle şirket çalışanları tarafından imha edildiği, söz
konusu kayıtların elektronik ortamda depolandığı program ve
yazılımların tamamında silme işlemi gerçekleştirildiği anlatılan
iddianamede, Dünya Pazarlama AŞ ve bağlı şirketlerde,
kuruluşlarından itibaren örgüt hakimiyetini sağlamak ve yasal
prosedürü tamamlamak amacıyla şirket ortağı gösterilen kimselerin
gerçekte şirketlerde pay sahibi olmadığı vurgulandı.
İddianamede, Dünya Pazarlama AŞ ve bağlı şirketlerde, FETÖ/PDY
adına hareket eden pay sahiplerinin FETÖ/PDY örgütündeki
hiyerarşide üst düzeyde kimseler oldukları ve özellikle örgüt üst
düzey elemanlarının şirketlerde pay sahibi gösterildiklerinin
tespit edildiğine yer verilerek, bu durumun belirtilen
organizasyonun büyüklüğünü ve örgütün bu yolla elde ettiği gelirin
fazlalığını ortaya çıkardığı kaydedildi.
Bu soruşturmadaki sözde pay sahibi ve şirket ortaklarının hemen
hemen tamamının FETÖ/PDY'ye yönelik açılmış soruşturmalarda konu
edildiği belirtilen iddianamede, bu kimselerin açık kaynaklarda
terör örgütünün ele başı Fetullah Gülen'in "beyin takımı" olarak
öne çıktığı anlatıldı.
"5 yılda 16 bin 537 işlemle 22 ,6 milyonluk
havale"
İddianamede, 2011-2016 yılları arasındaki yaklaşık beş yıllık
periyotta Dünya Pazarlama AŞ’nin 16 bin 537 işlem sonucu 22 milyon
637 bin 404 lira havale yaptığına vurgu yapılarak, bu yasa dışı
havalelerinin genellikle örgütün bankacılık ve finans alanındaki
“amiral gemisi” Bank Asya üzerinden gerçekleştirildiği belirtildi.
Soruşturmalarda delil olarak kullanılabilecek bu işlemlerin büyük
bir kısmının yok edilmek, arşivlerin silinmek suretiyle
karartılması nedeniyle tüm hesap hareketlerinin tam olarak
saptandığından bahsedilemeyeceğine dikkat çekilen iddianamede,
gerek tespit edilebilen hesap hareketleri, gerekse mal ve hizmet
alımları dışında çok daha fazla hesap hareketi, mal ya da hizmet
alım ve satımlarının söz konusu olduğu ifade edildi.
Arif Erdem detayı
FETÖ'nün futbol yapılanmasına ilişkin davanın firari sanığı eski
futbolcu Arfi Erdem'in de bu dosyada şüpheli olduğu ortaya çıktı.
İddianamede, Erdem ile birlikte 204 şüphelinin dosyalarının,
şüphelilerin firari olmaları veya bulunamamaları nedeniyle
ayrıldığı bilgisi verildi.
FETÖ'nün şifreli haberleşme programı ByLock kullandığı tespit
edilen Erdem'in, şüphelilerden Muharrem Atmaca'dan 2015 yılının
temmuz ayında bir işlemle 999 bin 99 lira tutarında havale aldığı
ve Dünya Pazarlama AŞ ortakları ile şüpheli para transferi yapan
kişiler arasında bulunduğu belirtildi
Pensilvanya'ya ''vatan'' diyen sanık
Dünya Pazarlama AŞ ve bağlı şirketlerde SGK kaydı tespit edilen
şüphelilerden Mehmet Dai'nin de Nil Su Arıtma AŞ'den Temmuz 2015-
Ocak 2016 dönemlerinde 7 işlemde toplam 35 bin 998 lira havale
aldığı belirtilen iddianamede, bu kişiyle ilgili tanık
ifadelerinde, 'organizasyon içerisinde şirketlerdeki üst düzey
yöneticilerle irtibatlı olduğu, şirketlerin karar alma sürecinde
etkili isimler arasında Müşteri Hizmetleri Müdürü olarak yer
aldığı' şeklinde beyanlar bulunduğu, şüphelinin özellikle FETÖ/PDY
örgütü içerisindeki rolüne dikkat çekildiği ve Pensilvanya'dan
"vatan" olarak bahsettiğinin açıklandığı de ifade edildi.
İstenen cezalar
İddianamede, sanıklar Atıf Salih Yiğit, Fatih Avvuran, Fevzi
Gürses, İbrahim Balcı, İsa Kalaycıoğlu, Nihat Özdemir, Nureddin
Gonca, Necat Gonca ve Nurfan Kartal’ın, “silahlı terör örgütü
yöneticisi olmak” suçundan 10 ile 15 ve “terör örgütleri veya
teröristlere fon sağlamak ve toplamak” suçundan da 5 ile 10 yıl
olmak üzere toplam 15 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına
çarptırılması istendi.
Aralarında eski Boydak Holding ve Kaynak Holding yöneticilerinin de
bulunduğu 126 şüphelinin, “silahlı terör örgütü üyesi olmak”
suçundan 5 ile 10 ve “terör örgütleri veya teröristlere fon
sağlamak ve toplamak” suçundan da 5 ile 10 yıl olmak üzere toplam
10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması öngörülen
iddianamede, şüpheliler Memduh Boydak ve Bekir Boydak ile Sedat
Yetişkin’in ise "terör örgütleri veya teröristlere fon sağlamak ve
toplamak” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına
çarptırılması talep edilmişti.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
