Dünya yüzeyinin dörtte üçü sularla kaplı olmasına rağmen, insan
kullanımına uygun tatlı su miktarı oldukça sınırlı bulunuyor. Dünya
yüzeyindeki mevcut suyun yüzde 1'den daha az bir kısmı ekosistem ve
insan kullanımına elverişli tatlı su kaynaklarından oluşuyor. Buna
göre dünya üstünde yaklaşık 35 milyon kilometreküp tatlı su
bulunurken, bunun sadece 105 bin kilometreküpü elverişli tatlı su
kaynakları arasında yer alıyor.
Dünya su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70'i tarım amaçlı
kullanılırken, sanayi kullanımı yüzde 19, evsel kullanım ise yüzde
11 civarında bulunuyor.
Gelişmiş ülkelerdeki günlük ortalama su tüketimi, gelişmekte olan
ülkelerden yaklaşık 10 kat fazla durumda. Buna göre, gelişmiş
ülkelerde kişi başı günlük su tüketimi ortalama 500-800 metreküpken
su kıtlığı çekilen bölgelerde bu rakam 20-60 metreküpe kadar
düşüyor.
Tahminlere göre su kıtlığının gelecekte daha da artması
beklenirken, bu kapsamda dünya nüfusunun yüzde 40'ını barındıran 80
ülke şimdiden su sıkıntısı çekiyor. Geçen 50 yılda, su
kaynaklarının miktarı aynı kalmasına rağmen, su çekimi üç katına
çıktı. Ayrıca, birçok bölgede yeraltı suyu kullanımı, geri
beslemenin veya sürdürülebilir miktarın üzerinde gerçekleşti.
Dünyada 2030'da su ihtiyacının yaklaşık yüzde 50 oranında artacağı
tahmin edilirken bu tarihte, artan nüfus, küresel ısınma, kuraklık
gibi etkenler dikkate alındığında, 4 bin 500 kilometreküp civarında
olan küresel su ihtiyacı 6 bin 900 kilometreküpe kadar çıkacak. Bu
miktar mevcut ulaşılabilir ve güvenilir tedarik miktarının yüzde
40'ından fazlasını oluşturuyor.
TÜRKİYE "SU FAKİRİ ÜLKE" KOMUNUMA GELECEK
Araştırma ve tahminlere göre Türkiye, sanıldığının aksine su
zengini bir ülke durumunda bulunmuyor. Türkiye, üç tarafı suyla
çevrili bir ülke olsa da tatlı su varlığı açısından zengin bir ülke
sayılmıyor.
Türkiye genelinde yıllık ortalama yağış miktarı yaklaşık 643
milimetre olup, bu rakam dünya ortalamasının (800 milimetre)
altında bulunuyor. Bu miktar da yılda ortalama 501 kilometreküp
suya denk geliyor. Bu suyun da 274 kilometreküpü toprak ve su
yüzeyi ile bitkilerden buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri
dönüyor. 69 kilometreküpü yeraltı suyunu beslerken, 158
kilometreküpü akarsular vasıtasıyla denizlere ve kapalı
havzalardaki göllere boşalıyor.
Ayrıca komşu ülkelerden yılda ortalama 7 kilometreküp su Türkiye'ye
geliyor. Böylece Türkiye’nin brüt yer üstü suyu potansiyeli 193
kilometreküp seviyesine ulaşıyor.
Yeraltı suyunu besleyen 41 kilometreküp de dikkate alındığında,
toplam yenilenebilir su potansiyeli brüt 234 kilometreküp oluyor.
Ancak günün teknik ve ekonomik şartları hesaba katıldığında
Türkiye'nin tüketilebilir yer üstü ve yer altı su potansiyeli yılda
ortalama 112 kilometreküp civarında bulunuyor.
Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8-10 bin metreküp
olan ülkeler su zengini, 2 bin metreküpten az olanlar su azlığı
çeken, bin metreküpten azı da su fakiri ülkeler arasında kabul
ediliyor.
Tüm hesaplamalardan sonra Türkiye'nin tüketilebilir yer üstü ve yer
altı su potansiyeli yılda ortalama 112 milyar metreküp olarak
çıkarken, kişi başına tüketim bin 500 metreküp seviyesinde
bulunuyor. Bu da Türkiye'yi su azlığı yaşayan ülke kategorisine
sokuyor.
Türkiye İstatistik Kurumunca 2030'da ülkenin nüfusunun 100 milyon
civarında olması tahmin ediliyor. Mevcut kaynakların tamamının
bozulmadan korunduğunu varsayılsa bile bu tarihte yılda kişi başına
düşen kullanılabilir su miktarının bin metreküpün altına düşmesi
bekleniyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
