19 Mayıs 2026 Salı
Twitter
Nsosyal
AjansHaber Gündem Bakan Tekin’den Londra’da “eğitimde insan hakları ve yapay zeka” vurgusu

Bakan Tekin’den Londra’da “eğitimde insan hakları ve yapay zeka” vurgusu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yapay zeka çağında eğitim sistemlerinin yalnızca teknolojik dönüşüme değil, insan hakları, mahremiyet, adalet ve barış eksenli bir anlayışa dayanması gerektiğini belirterek, savaş ve yoksulluk nedeniyle eğitim hakkından mahrum kalan çocukların insanlığa eğitimin temel amacını yeniden hatırlattığını söyledi.

Editör

Bakan Tekin, İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen Dünya Eğitim Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Geleceğin becerileri için değerlendirmeyi yeniden düşünmek: Yapay zeka çağında ölçme-değerlendirme sistemleri nasıl yeniden tasarlanabilir?” başlıklı oturumda konuştu.

Türkiye’nin yapay zekanın eğitimde kullanımı konusunda diğer ülkeler gibi eğitim öğretim sisteminde ciddi revizyonlar yaptığını kaydeden Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adını verdiğimiz bu değişikliklerde eğitimi, adaleti güçlendirmesi gereken bir sorumluluk alanı olarak konumlandırdık.” ifadesini kullandı.

Tekin, eğitimin geleceğin becerilerini, dijital yeterliliği, problem çözmeyi, eleştirel düşünmeyi ve üretkenlikle birlikte insan haklarına saygıyı, mahremiyet bilincini, demokratik kültürü, barış içinde yaşama iradesini ve sorumluluk ahlakını kuşatan geniş bir alan olduğunu söyledi.

“Eğitim sistemleri çocuklarımızı algoritmaların nesnesi haline getirmemeli”

Yapay zeka çağında teknolojinin insanlığın yararına kullanılmasının önemine dikkati çeken Tekin, çağın ihtiyaç duyduğu bireyin yalnızca teknolojiyi kullanabilen değil, aynı zamanda sahip olduğu imkanları adalet ve hakkaniyet çerçevesinde yönetebilen bir şahsiyet olması gerektiğini ifade etti.

Tekin, şöyle devam etti:

“Yapay zeka çağında bu yaklaşımın en hassas başlıklarından biri çocuklarımızın mahremiyet hakkıdır. Eğitimde kullanılan dijital sistemler, çocuklarımızın öğrenme alışkanlıklarına, ilgi alanlarına, güçlü yönlerine ve kırılganlıklarına dair çok geniş veriler üretmektedir. Bu veriler doğru yönetildiğinde öğretmenlerimize rehberlik eder, öğrencinin gelişimini görünür kılar, fırsat eşitliğini güçlendirir. Ölçüsüz ve denetimsiz kullanımda ise çocuğun mahrem alanını daraltan, onu erken yaşlardan itibaren dijital profillere hapseden, davranışlarını görünmez biçimde yönlendiren ciddi bir risk ortaya çıkar.”

Dijital çağda mahremiyet meselesinin yalnızca veri güvenliği kapsamında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Tekin, “Mahremiyet, çocuğun kendi iç dünyasını koruyabilme, hata yapabilme, yeniden deneyebilme, kendisini keşfedebilme ve kimliğini özgürce inşa edebilme hakkıdır. Eğitim sistemleri çocuklarımızı algoritmaların nesnesi haline getirmemeli. Çocuklarımızın zihni, duygusu, emeği ve istikbali, denetimsiz teknolojik sistemlerin ham verisi haline getirilmemeli. Bu hassasiyet, temel insan hakları bakımından da aynı ölçüde geçerlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Teknolojik imkanlar büyürken insan hakları ihlalleri de derinleşmektedir”

Yapay zeka destekli ölçme araçlarının adil, şeffaf, denetlenebilir ve kültürel bakımdan duyarlı biçimde yeniden tasarlanması gerektiğini belirten Tekin, hiçbir çocuğun dili, kültürü, coğrafyası, sosyoekonomik imkanları veya dijital erişim kapasitesi nedeniyle dezavantajlı konuma düşmemesi gerektiğini söyledi.

Tekin, “Hiçbir çocuk dili, kültürü, coğrafyası, sosyoekonomik imkanları veya dijital erişim kapasitesi sebebiyle dezavantajlı konuma düşürülmemelidir. Ölçme sistemleri çocuklarımızı etiketleyen, erken yaşta dar kalıplara sıkıştıran mekanizmalara dönüşmemeli, her öğrencinin emeğini, gelişimini ve potansiyelini gören bir rehberlik zemini üretmelidir.” ifadelerini kullandı.

Eğitimin insanlık için taşıdığı değere işaret eden Tekin, “Bugün teknolojik imkanlar büyürken insan hakları ihlalleri, savaşlar, çatışmalar ve çocukların hayat hakkını tehdit eden acılar da derinleşmektedir. Gazze’de, savaş bölgelerinde, göç yollarında ve yoksulluğun ağır yükü altında eğitim hakkından mahrum kalan çocuklar, bize eğitimin asıl gayesini yeniden hatırlatmaktadır.” dedi.

“Eğitimin nihai amacı dünyayı yaşanabilir hale getirmektir”

Eğitim sistemlerinin barışı, adaleti, mahremiyeti ve insan haklarını merkeze alan bir anlayışla güçlendirilmesi gerektiğini anlatan Tekin, yapay zekanın eğitim öğretim ve öğretmen yetiştirmenin bir parçası olması kadar insani değerler eğitiminin de dünyanın geleceği açısından önem taşıdığını belirtti.

Tekin, “Biz bunları konuşurken telefonlarımıza düşen habere göre İsrail, Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda saldırdı. Biz eğer eğitim sistemleriyle dünyada barışı ve insan haklarını egemen kılamayacaksak, yaptığımız şeyin bir anlamı yok. Eğitimin nihai amacı, dünyayı hepimiz için yaşanabilir güzellikte bir mekan haline dönüştürmek.” diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız