10 Mart 2026 Salı
weather
11°
AjansHaber Gündem Akkuyu NGS Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde kritik rol üstlenecek

Akkuyu NGS Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde kritik rol üstlenecek

Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali olacak Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) devreye girmesiyle ülkenin elektrik üretiminde önemli kapasite artışı sağlanması ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik saldırılarının ardından küresel enerji piyasasında yaşanan "panik havası" ve artan fiyatlar ülkelerin enerji portföyünü çeşitlendirmesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Yapımı tamamlandığında Türkiye'nin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10'unu tek başına karşılayacak Akkuyu NGS, bu yönüyle enerji arz güvenliğini güçlendiren stratejik yatırımlar arasında gösteriliyor.

Türkiye ile Rusya arasında 12 Mayıs 2010'da imzalanan hükümetler arası anlaşma kapsamında Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli bölgesinde inşası süren Akkuyu NGS, her biri 1200 megavat gücünde dört reaktörden oluşacak ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak.

Türkiye'nin en büyük enerji yatırımları arasında yer alan santralin tam kapasite devreye girmesiyle yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmesi ve doğal gaz ithalatının azaltılmasına yıllık yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlaması bekleniyor.

"Akkuyu Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendiren stratejik bir altyapı yatırımıdır"

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Akkuyu NGS'de düzenlenen etkinlikte konuşan Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, Türkiye'nin enerji portföyünün çeşitlendirilmesinin enerji politikalarının temel hedeflerinden biri olduğunu söyledi.

Ergün, bu hedef doğrultusunda nükleer enerjinin kritik rol üstlendiğini belirterek,"Nükleer santraller yüksek kapasite faktörüyle yılın büyük bölümünde kesintisiz elektrik üreten baz yük santralleridir. Değişken üretim yapan rüzgar ve güneşin aksine, nükleer enerji sistemi dengeleyen düşük karbonlu bir kaynak olarak öne çıkar. Akkuyu NGS de bu açıdan Türkiye'nin enerji sistemine önemli katkı sağlayacaktır." dedi.

Santralin tam kapasite devreye girdiğinde ülkenin elektrik talebinin yüzde 10'unu tek başına karşılayacağını anımsatan Ergün, "Bu da özellikle ithal doğal gazla üretilen elektriğin bir kısmının yerini alabileceği anlamına geliyor. Dolayısıyla Akkuyu yalnızca yeni bir elektrik üretim tesisi değil, aynı zamanda Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendiren stratejik bir altyapı yatırımıdır." diye konuştu.

Enerji sistemi gelecekteki talep artışına göre planlanmalı

Ergün, Türkiye'nin enerji talebinin uzun vadede artmaya devam edeceğine işaret ederek, enerji sisteminin yalnızca bugünkü ihtiyaçlara değil, gelecekteki talep artışına da cevap verecek şekilde planlanması gerektiğini ifade etti.

Gelecekte ülkede kurulması planlanan ikinci ve üçüncü nükleer santral projelerinin yalnızca yeni elektrik üretim kapasitesi anlamına gelmediğini vurgulayan Ergün, bu projelerin aynı zamanda Türkiye’nin enerji teknolojileri alanında birikim kazanması açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.

Ergün, Türkiye'nin uzun vadede nükleer enerji alanında kendi teknolojik ekosistemini oluşturmasının mümkün olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bir ülkenin kısa sürede sıfırdan tam bir reaktör tasarımı geliştirmesi kolay değil. Bunun yerine daha modüler bir yaklaşım benimsenebilir. Üniversiteler temel araştırma ve insan kaynağı yetiştirme açısından önemli rol oynar. Araştırma merkezleri deneysel altyapı ve teknoloji geliştirme konusunda katkı sağlar. Sanayi ise kalite güvencesi, üretim kapasitesi ve mühendislik uygulamaları açısından sürecin vazgeçilmez parçasıdır. Bu üç aktörün birlikte çalışmasıyla zaman içinde Türkiye’de nükleer teknoloji alanında güçlü bir ekosistem oluşabilir."


 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız