Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları
kampüsündeki duruşma salonunda görülen davada hakim karşısına çıkan
sanıkların tamamı darbe girişimine ilişkin iddiaları reddetti.
Sanıklar, Akıncı Üssü'nde bulunma nedenlerini farklı gerekçelere
bağladı.
Darbenin sivil yöneticilerinden Kaynak Kağıt AŞ Genel Müdürü Kemal
Batmaz, Akıncılar'a tarla bakmak için geldiğini söyledi. Sivil
yöneticilerden Harun Biniş'in bir miktar parası olduğunu
belirterek, gayrimenkul alımı konusunda kendisinden yardım
istediğini öne süren Batmaz, "Biniş ile Kaynak Holding'deyken
tanışıyordum. O, Verona Bilişim, ben Kaynak Kağıt'ta çalışıyordum.
Benim gayrimenkul işiyle uğraştığımı biliyordu. Bir miktar
parasının olduğunu, gayrimenkul alacağını, yardımcı olup
olmayacağımı sordu. Ben de memlekete gideceğimi, Ankara'dan
geçerken uğrayıp yardımcı olabileceğimi söyledim." ifadesini
kullandı.
Gece İstanbul'un Anadolu yakasından otobüsle yola çıktığını anlatan
Batmaz, 15 Temmuz günü öğleye doğru Ankara'ya geldiğini, ismini
vermek istemediği bir arkadaşıyla buluştuğunu, geceyi onun evinde
geçirdikten sonra 16 Temmuz'da Harun Biniş ile Ümitköy'de bir
restoranda buluştuklarını öne sürdü.
Buradan taksi ile Kahramankazan tarafına geçtiklerini anlatan
Batmaz, taksinin geri döndüğünü, yolda kasketli bir kişi
gördüklerini, muhtarı sormak için bu kişiye yöneldiğinde güvenlik
güçlerinin kendisini görüp gözaltına aldığını kaydetti.
HAYVANCILIKLA İLGİLİ BELGESEL
Sivil yöneticilerden Nurettin Oruç da Akıncı Üssü'nün bulunduğu
Kazan ilçesine yakın köylere hayvancılıkla ilgili bir belgesel
çekmek için geldiğini iddia etti.
Öğretmenliği bıraktıktan sonra bir yapım şirketinde çalışmaya
başladığını anlatan Oruç, daha önce gerçekleştirdikleri birkaç
projenin ardından, hayvancılık, hayvan kesimi ve törenlerde hayvan
etlerinin pişirilmesine ilişkin belgesel çekmek için Akıncı'ya
yakın köylerde çalışmalar yaptıklarını öne sürdü. Oruç, "Kazan da
Ankara'ya çok yakın, hayvancılığı gelişmiş, dolayısıyla bunu şey
yapalım istedik. Daha önce Cumhuriyet lokantası vardı Kazan yolu
üzerinde, proje oradan çıkmıştı." şeklinde savunma yaptı.
Akıncı Üssü'ndeki görüntülerini reddeden Oruç, 16 Temmuz'da sabah
08.00 sularında belediye otobüsüyle Etlik'ten Ulus'a geldiğini,
buradan Kazan'a da yine belediye otobüsüyle geçtiğini, Kazan'da
otostop yaparak çekimi yapacağı köyün yakınlarına ulaştığını
savundu. Telefonunu evde unuttuğunu öne süren Oruç, pasaportunu ise
belgesel çekiminin ardından gerçekleştireceği yurt dışı ziyaret
için yanına aldığını belirtti.
HAPPY HOUR ETKİNLİĞİNDE OKUL TANITIMI
Kurmay subayların abisi olduğu ifade edilen ve örgütün tepe
yöneticilerinden aldığı talimatları kurmay subaylara ilettiği
belirtilen Anafartalar Kolejinin sahibi Hakan Çiçek de Akıncı
Üssü'ne okul tanıtımı için sosyal bir etkinliğe katılmak üzere
gittiğini öne sürdü.
Kendisini "happy hour" etkinliğine katılmak üzere üsse davet eden
Albay Ahmet Özçetin ile 13 Temmuz'da Anafartalar Kolejinin
Yıldız'daki şubesinde tanıştığını savunan Çiçek, şunları
anlattı:
"Akşam saatlerinde okuldan çıkarken sağa sola bakınan Özçetin'e
yardımcı olabileceğimi söyledim. Bana Albay olduğunu, Akıncı
Üssü'nde görev yaptığını söyledi. Bunun üzerine Özçetin'e
Yenimahalle'deki okul açılınca Akıncı'dan gelen çocukları
Çankaya'dan Yenimahalle'ye alacağımızı söyledim. Yeni öğrenciler
bulabilmek için Özçetin'den yardım istedim. Bana, 'Ben de okuldan
memnunum, size yardımcı olabilirim.' dedi. Okuldan pazarlama
ekibini yollayabileceğimi söyledim. Cuma günü Akıncı Üssü'nde
sosyal etkinlik düzenlediklerini söyledi. Buraya gelip
gelemeyeceğimi sordum. Bana, 'Olabilir' karşılığını verdi. Bizzat
katılmak istediğimi söyledim. Nasıl geleceğimi tarif etti. 'Üssün
dışında büyük bir otopark ve cami var. Ben sizi oradan 19.30-20.00
gibi alayım. Aksilik olursa kapıya ismimi verin, ben sizi ya alırım
ya da aldırırım' dedi. Zaten tek yapacağım iş orada çocukları
bulunan velileri okulumuza davet etmekti, ben de bunu yaptım."
İŞ YEMEĞİ
Eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Kurumsal Dönüşüm Şube Müdürü
Kurmay Albay Muzaffer Düzenli, darbe girişimi gecesi "sosyal bir
faaliyet" için Akıncı Üssü'nde bulunduğunu iddia etti.
15 Temmuz'dan birkaç gün önce askeri hattan, kendisini binbaşı Eren
veya Emin olarak tanıtan biri tarafından arandığını öne süren
Düzenli, bu kişinin, "Hava Kuvvetlerinden aradığını, 15 Temmuz
akşamı Akıncı üssünde iş yemeği şeklinde bir sosyal faaliyet
düzenleneceğini, bir taraftan bir şeyler yenilip içilirken, diğer
taraftan da Kara ve Hava Kuvvetlerinin müşterek projeleri ile
faaliyetleri üzerinde konuşma fırsatının olacağını" söyleyerek
kendisini Akıncı Üssü'ne davet ettiğini ileri sürdü.
Düzenli, hem bir değişiklik hem de önemli projeler üzerinde tecrübe
paylaşımı fırsatı olarak gördüğü bu teklifi kabul ettiğini
kaydetti.
ÖZTÜRK, TORUNLARI GÖRMEK İÇİN GELMİŞ
Askeri kanadın bir numaralı sanığı eski YAŞ üyesi Akın Öztük de
Özdere Askeri Kampı'ndaki tatilinin ardından torunlarını görmek
için Ankara'ya geldiğini ve Akıncı Üssü'ndeki lojmanda kalan
kızının yanına geçtiğini belirtti. Öztürk, eşinin talebiyle geceyi
burada geçirmeye karar verince saat 21.30 sıralarında koruması,
emir astsubayı ve şoförünü evlerine gönderdiğini ifade etti.
Koruma ekibi Akıncı üs bölgesinden ayrıldıktan sonra kendisini
telefonla arayan koruma astsubayı İsmail Keskin'in, "Genelkurmay'a
saldırı oldu" dediğini aktaran Öztürk, bunun üzerine korumalarını
tekrar üsse çağırdığını anlattı.
Saat 23.30 sularında Orgeneral Abidin Ünal'ın kendisini arayarak,
"Abi Ankara'da uçaklar uçuyormuş, havalanmış. Sen Ankara'dasın üsse
geçip bir bakar mısın? Bana bilgi verir misin?" demesi üzerine
Akıncı Üs Komutanlığını aradığını belirten Öztürk, şöyle devam
etti:
"Telefona yanılmıyorsam Kubilay Selçuk çıktı. Bana, 'Komutanım
operasyon var.' dedi. Ben de 'Ne operasyonu?' diye sordum.
Selçuk'un, 'Komutan da burada sizi bekliyor' demesi üzerine,
'Tamam' diyerek üssün lojmanlar bölgesinden karargah bölgesine
geçtim. Üs bölgesinde beni karşılayan kimse yoktu. Karargah
binasının önünde silahlı ve maskeli kişilerce karşılandım, etrafım
çevrilerek üs karargahına götürüldüm. Oraya gidince içeride Kubilay
Selçuk, Ömer Faruk Harmancık, Mehmet Dişli diyeceğim ama Dişli
biraz sonra geldi, bunlar vardı. Doğruca Hulusi Akar'ın yanına
gittim. 'Hayırdır komutanım?' diye sorunca, komutanın, odada
bulunanları göstererek bana, 'Bunlar bu işi yaptılar. Bunlarla
konuş, bunları ikna et. Bunlar darbeye kalkıştı' demesiyle konuya
vakıf oldum. Bu sırada odadakiler buradan ayrıldı."
UÇUŞ EĞİTİMİ KOORDİNASYONU
Akıncı'da gözaltına alınan eski Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı
Tümgeneral Kubilay Selçuk da uçuş eğitimi koordinasyon ve geri
besleme toplantısı için Akıncı Üssü'ne geldiğini öne sürdü.
Darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz 2016'da Mehmet Şanver'in
kızının İstanbul'daki düğününe katılmayı planladığını ancak eşinin
bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle düğüne katılamadığını anlatan
Selçuk, izinli olmasına rağmen cuma günü rutin mesaisine geldiğini
bildirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret etmek, uçuş eğitimi
koordinasyon ve geri besleme toplantısını gerçekleştirmek ve
Ankara'da yaşayan kardeşiyle hafta sonunu birlikte geçirmek için
saat 14.00'te Ankara'ya geldiğini belirten Selçuk, şöyle devam
etti:
"Saat 15.00 civarında 4. Ana Jet Üs Komutanlığına ulaştım.
Tuğgeneral Hakan Evrim, öğle yemeği için yemek salonuna geçmişti.
Ben de kendisine katıldım. 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, daha önce
farklı sürelerde görev yaptığım için pek çok anımın olduğu bir
birliktir. Yemek sonrası karargah çevresinde gezinti yaptık.
Karargahta mesleki konular ile uçuş eğitimi konularını görüştük.
Daha sonra karargah çevresinde yine bir gezintiyi takiben uçuş
eğitim koordinasyon ve geri besleme ziyareti için 143. Filo
Komutanlığına geçtim. Çiğli'deki 2. Ana Jet Üs Komutanlığından
pilot olarak mezun olan teğmenleri, 143. filoya göndeririz. 4. Ana
Jet Üs Komutanlığı, benim ürünümün performansını görebileceğim bir
yer. Orada ne tip eksiklikler görüyorlar, hangi alanlarda eğitimi
desteklersek daha iyi pilotlar yetiştirebiliriz?"
Kubilay Selçuk, Çiğli'deki 2. Ana Jet Üs Komutanlığından Akıncı'ya
ziyaret edeceği kişilere haber vermeden gelmesinin nedeninin
sorulması üzerine, "Sürpriz yapmak istedim, çat kapı geldim."
savunmasını yaptı.
SÜRPRİZ YAPMAK İSTEMİŞ
Jandarma İstihbarat Okul Komutanı olan ve darbecilerin "Yurtta Sulh
Konseyi" üyeleri arasında yer alan eski Kurmay Albay Murat
Koçyiğit, Akıncı Üssü'ne, yeni bir göreve atanan eski Kurmay Albay
Ahmet Özçetin'e nezaket ziyareti için geldiğini öne sürdü.
Akıncı Üssü'nde bulunmasını "hayatının en büyük hatası" olduğunu
belirten Koçyiğit, "Anneme dahi ziyarete giderken özel hazırlık
yapılmaması için haber vermem. Bu nedenle Akıncı'daki Ahmet albayı
arayıp randevu almadım, sürpriz ziyaret yapmak umudundaydım."
şeklinde ifade verdi.
Koçyiğit, Jandarma İstihbarat Okulundan askeri araçla Şaşmaz'a
kadar geldiğini, orada bir lokantada yemek yedikten sonra garsondan
taksi çağırmasını istediğini, garsonun cep telefonuyla taksi
çağırdığını, gelen taksiyle de tek başına Akıncı Üssü'ne gittiğini
anlattı.
Eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer
Faruk Harmancık, Akıncı Üssü'ne, planlı kurye uçağıyla İstanbul'a
gitmek için geldiğini iddia etti.
Önce hava sahasının uçuşlara kapatıldığını, yurt çapında havadan
terör saldırısı beklendiği daha sonra da TSK'nın emir komuta
zinciri içinde yönetime el koyduğu haberlerini orada duyduğunu ve
öğrendiğini anlatan Harmancık, Akıncı Üssü'nde duyduğu haberleri
teyit edebilmek için telefonu veya bulabildiği tüm telefonlarla
DKK'dan meslektaşlarını aradığını kaydetti.
Bu yolculuk için neden ulaştırma filosuna değil de 143. filoya
geldiği sorulan Harmancık, üssü tam bilmediğini, komutanın
yönlendirmesiyle hareket etmeyi düşündüğünü aktardı. Üs komutanını
önceden arayıp haber verme ihtiyacı duymadığını belirten Harmancık,
"Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim.
Bunu beni utandırmak için tekrar tekrar söylemenize gerek yok."
savunmasını yaptı.
"TEMSİLCİ OLARAK GÖNDERİLDİM"
Suç tarihinde Genelkurmay Başkanlığı Personel Dairesinde Proje Şube
Müdürü olan ve darbecilerin "Yurtta Sulh Konseyi" üyeleri içinde
bulunan sanık eski Kurmay Albay Mustafa Barış Avıalan,
"Yaşadıklarım ve şu an bulunduğum durumdan anlıyorum ki Akıncı
Üssü'ne gitmem için birileri tarafından hazırlanmış ve uygulanmış
bir faaliyet kapsamında özel olarak seçildim. Başka bir deyişle
ben, aldatmayla sakatlanmış bir irade sonucunda Akıncı Üssü'ne
gittim." ifadesini kullandı.
Avıalan, 15 Temmuz günü askeri hattan arandığını, ismini söylemeyen
bir askerin "harekat yıldırım" emri verildiğini belirterek, ciddi
bir istihbarat olduğu, terör saldırısı olabileceği ve yürütülecek
faaliyetlere dair elindeki metni okuduktan sonra Genelkurmay
temsilcisi olarak Akıncı Üssü'ne çağrıldığını söylediğini ileri
sürdü.
Akıncı Üssü'nde olunmasını istediği saatin yaklaşması üzerine sivil
kıyafetlerle yola çıktığını, çalıştığı şubeye tahsisle askeri
araçla Akıncı Üssü'ne ulaştığını söyleyen Avıalan, "Telefonla gelen
emirlerin Karargah personeli için rutin bir uygulama olduğunu
bildiğim için bu emri yadırgamadım ve telefondaki kişinin net
ifadeler kullanmasından, Genelkurmay Başkanının da faaliyete
katılacağını söylemesinden, bunun gerçek bir faaliyet olacağına
inandığım için Akıncı Üssü'ne gittim." savunmasını yaptı.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Harekat Başkanlığı Teşkilat Şube
Müdürlüğünde Kurmay Albay olan sanık Bilal Akyüz, FETÖ'nün "Kara
Kuvvetleri imamı" olduğu suçlamasını reddederek, KKK Harekat
Merkezinin sözlü görevlendirmesi üzerine 15 Temmuz'da Akıncı
Üssü'ne gittiği iddiasında bulundu.
Akyüz, "Gizli olarak icra edileceği söylenen terörle mücadele
harekatıyla ilgili Kara Kuvvetleri Komutanlığından bu harekatın
desteklenmesi amacıyla temsilci olarak görevlendirildiğim söylendi.
Üsse ön hazırlık ve bilgi edinmek için gittim. Kimseyi tanımadığım
gibi kimse de beni tanımıyordu. 143. filoyu aradım buldum. Oraya
girdim. Ne yapmam gerektiğini sordum." ifadesine yer verdi.
Akyüz, "İlk ifademde KKK temsilcisiyim dediğim andan itibaren
hayatım değişti. Bu ifademden sonra Kara Kuvvetleri imamı diye
hakkımda haberler yapıldı." ifadesini kullandı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
