AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Çelik, toplantıda AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan'ın, 26-28 Haziran'da Sapanca'da düzenlenecek 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'na ilişkin kapsamlı bir sunum yaptığını belirtti.
Kampta iç ve dış siyasetin bütün başlıklarının ele alınacağı oturumlar düzenleneceğini aktaran Çelik, hem genel başkan yardımcılarının hem de bakanların bulunacağı oturumlarda, kampa katılanların görüşlerini en geniş şekilde ifade edeceğini söyledi.
Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla kampta hazırlanan notların, gelecek dönemde AK Parti'nin politikalarına yön veren bir siyasi akla dönüşeceğini belirtti.
Kampta iç ve dış siyasete dair onlarca başlıkta yoğun istişareler yapılacağını belirten Çelik, programın geleneksel olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarihi konuşmasıyla başlayacağını dile getirdi.
MKYK Toplantısı'nda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın da sunum yaptığını belirten Çelik, sunumda dünyadaki gelişmelerden yapay zekaya, Türkiye Yüzyılı hedeflerinden birçok başlığa kadar geniş bir çerçevenin ele alındığını söyledi.
Çelik, toplantıda Meclis çalışmalarının da değerlendirildiğini belirterek, NATO Zirvesi, 15 Temmuz anma programları, COP31 BM İklim Zirvesi ve AK Parti'nin kuruluş yıl dönümü gibi pek çok başlıkta yoğun bir iç ve dış siyasi gündem bulunduğunu ifade etti.
"Gazze'de insanlık dışı saldırıları devam ediyor"
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat ve 60 günlük müzakere sürecine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasının ardından ortaya çıkan tablonun son derece üzücü olduğunu vurguladı.
Söz konusu gelişmelerin uluslararası sistemi sarsan, ilkeleri ve hukuku ciddi biçimde zedeleyen sonuçlar doğurduğuna işaret eden Çelik, bölgedeki saldırgan tutuma ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Biz başından beri, İran'a yapılan bu saldırının yanlış olduğunu, uluslararası hukuka, hakkaniyete, meşruiyete aykırı olduğunu ifade ettik. Daha sonrasında İran'ın kardeş ülkelere, onların topraklarını hedef alan yaklaşımının da yanlış olduğunu ifade ettik. İşin esasında İsrail'in Siyonist yayılmacılığının bölgemize ödettiği bedellerden bir tanesidir bu ve halen devam etmektedir. Bugün Lübnan'da çok önemli bir bölgeyi, neredeyse Litani Nehri'ne kadar olan bölgeyi İsrail hedef almaktadır. Batı Şeria'da kalıcı bir askeri üs kurarak yerleşim bölgesinde, burada Filistin Devleti'nin kurulmasını engellemeye dönük çok saldırganca bir tutum daha ortaya koymuştur."
"Son derece kırılgan bir durumla karşı karşıyayız"
Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başından bu yana ortaya koyduğu değerlendirmelerin hukuku gören ve hakkaniyetli bir zemine dayandığının görüldüğünü ifade eden Çelik, mutabakat sürecinin kırılganlığına dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Bu saldırının neticesi uluslararası hukuka, uluslararası sisteme de büyük bedeller ödetmiştir. Çünkü hakkaniyetsiz, hukuka aykırı bir saldırıdır. Gelinen noktada ateşkesin kalıcı barışa döneceği bir aşamadır bu anlaşma. 60 günlük süre içerisinde pek çok başlık ele alınacak. Bu başlıkları ele alınmasıyla da süreç işleyecek. Ama son derece kırılgan bir durumla karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim. Hürmüz Boğazı'nın açılmasından, Amerikan ablukasının kalkmasına kadar bir sürü madde var. Zenginleştirilmiş uranyumla ilgili bir sürü konular var. Yani aslında iş şimdi başlıyor. Ama İsrail'in, İsrail'in hükümetindeki soykırım hükümetinin bakanlarının bunu sabote etmek için şimdiden radikal açıklamalar yaptığını görüyoruz. Bizim değerlendirmemiz, herkesin bunun kalıcı barışa dönüşmesi için güçlü bir irade koyması ve bunu en çok tehdit eden İsrail saldırganlığına karşı güçlü bir duruş sergilenmesidir."
"Gelinen nokta, bölge barışı ve dünya barışı için önemlidir"
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'nin bu konudaki uyarılarının da altının çizilmesi gerektiğini belirten Çelik, "İsrail saldırganlarının artık bütün bir dünyayı domine etmek, bütün bir siyaseti tahrip etmek üzere bu saldırganlığı sürdürdüğü herkes tarafından görülüyor. Gelinen nokta, bölge ve dünya barışı için önemlidir. Hürmüz'den Lübnan'a bütün bu gerilimlerin azaltılması, diğer konuların da ele alınmasıyla birlikte bu 60 günlük sürenin çatışmasız bir şekilde, gerilimlerin ve tehditlerin söz konusu olmadığı bir şekilde değerlendirilmesi lazım. Gerilimleri yükselterek ya da tehditleri yükselterek ilerlenecek herhangi bir yol yoktur. Buradan gidecek bir yol olmadığı da net bir şekilde görülmüştür. Siyonist saldırganlığın kaos yaratma stratejisinden ve soykırım şebekesinin insanlık dışı çıkarlarından başka ortada kimsenin faydasına olan bir durum yoktur. Onun için gelinen aşamayı son derece anlamlı buluyoruz, destekliyoruz ama kırılganlığının da farkındayız. Onun için herkesin sürece destek vermeye, barışı korumaya destek vermeye davet ediyoruz." dedi.
Çelik, bir gazetecinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin erken seçim tartışmalarına ilişkin “Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız.” sözlerinin parti organlarında değerlendirilip değerlendirilmediğine yönelik sorusunu yanıtladı.
MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin açıklamalarını son derece önemli bulduklarını belirten Çelik, seçimlerde AK Parti’nin Cumhurbaşkanı adayının Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu ve partinin tüm yetkili organlarının bu konuda açık ve kararlı bir tutum ortaya koyduğunu vurguladı.
Çelik, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin açıklamalarını şükranla karşıladıklarını ifade ederek, “Bu, Cumhur İttifakı'nın birliğini, beraberliğini, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki mutabakatını ve kararlılığını gösteren bir açıklama olmuştur.” dedi.
"Terörsüz Türkiye" başlığındaki çalışmaların kesintisiz şekilde sürdüğünü belirten Çelik, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devlet kurumlarına talimat vermesiyle sürecin bir devlet politikasına dönüştüğünü ve güçlü şekilde yoluna devam ettiğini söyledi.
Çelik, TBMM'deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının kıymetli süreçlerden geçtiğini dile getirerek, komisyon raporunun önemine ilişkin, şu değerlendirmede bulundu:
"Meclis Başkanımızın bizzat Komisyona başkanlık ederek bütün hassasiyetleri gözetip, bütün toplumsal çevreleri dinleyerek bu süreci tamamlaması ve oraya katılanların altına imza attığı bir raporun çıkması son derece önemli. Bugün gelinen noktada o raporun içeriğine herkesin değer vermesi ve attığı imzanın arkasında durması son derece kıymetlidir."
Çelik, hedefin PKK/KCK'nın tüm unsurlarıyla, şubeleriyle ve uzantılarıyla silahlı yapısının feshedilmesi, illegal yapısının sona ermesi olduğunu vurguladı.
Sürecin Türkiye ve bölge gündemi açısından yeni bir aşamaya geldiğine işaret eden Çelik, şu ifadeyi kullandı:
"Terör sona ermeli ve bu illegal yapılar Türkiye gündeminden ve bölge gündeminden çıkmalı."
Komisyon raporunun gereklerinin yerine getirilmesini, silah bırakmanın ve terör örgütünün illegal yapılarının tam anlamıyla sona erdirilmesini temin edecek yasal bir çerçevenin gündeme geleceğini aktaran Çelik, yasal düzenlemeye ilişkin şunları kaydetti:
"Bu yasal çerçevenin ortaya çıkmasının biz çok gecikmeden, bir an evvel Meclis gündeminde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu yasal çerçeve terör örgütünün silah bırakmasını, tüm şube, uzantı ve illegal yapılarıyla ortadan kalkmasını temin etmeye dönüktür. Türkiye'nin hem milli güvenliği açısından, Türkiye Yüzyılı hedefleri açısından 'Terörsüz Bölge' ve 'Terörsüz Türkiye' hedefleri açısından bu önemlidir. Bütün bu evreler geçildi, bu çalışmalar tamamlandı. Terör örgütünün ortadan kalkacağı, silahlı yapının sona ereceği yasal çerçeve aşamasına gelindi."
Çelik, söz konusu yasal çerçeveye bütün siyasi partilerin ve çevrelerin katkı vermesinin son derece önemli olduğunu vurgulayarak, "Türkiye bu meseleyi ortak iradeyle ve büyük devlet tecrübesi, milletin büyük değerleri, büyük basiretiyle aşabilecek kabiliyete ve kapasiteye sahiptir. Yüzyılların, binyılların içerisinden süzülen tecrübemiz, devletimizin niteliklerinden, milletimizin değerlerinden taviz vermeden, herhangi bir pazarlık söz konusu olmaksızın bu süreçleri nihayete erdirebilecek yüksek kapasiteye sahiptir." ifadelerinde bulundu.
AK Parti Sözcüsü Çelik, sürecin tamamlanmasına ilişkin izlenecek aşamalara dair şu bilgileri paylaştı:
"Terör örgütünün silah bıraktığı devlet kurumlarınca tespit edildiği takdirde ve bu tespit Milli Güvenlik Kurulu tarafından onaylandığı takdirde Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle bir Cumhurbaşkanı kararıyla bu süreç tamamlanmış olacaktır. Ama dediğim gibi bu sürecin bütün bu aşamalardan geçmesi gerekiyor. Burada en başta koyduğumuz ilkeler, devletimizin nitelikleri, milletimizin değerleri konusundaki hassasiyetimizi en güçlü şekilde koruyoruz, korumaya devam ediyoruz. PKK/KCK'nın tüm şube, uzantı ve yapılarıyla ortadan kalkması esas, bu hedefleniyor."
"Vatandaşlık ve kardeşlik duygusuna odaklanılmalı"
Süreci destekleme başlığı altında gündeme getirilen bazı söylemlerin sürece zarar verdiğini belirten Çelik, milletin vatandaşlık ve kardeşlik duygusuna odaklanılması gerektiğini söyledi.
Milleti etnik veya mezhebi parçalara ayırmaya yönelik söylemlerin sık sık dolaşıma sokulduğuna dikkati çeken Çelik, bu tür yaklaşımları reddettiklerini ve tamamen dışında olduklarını vurguladı.
Çelik, sürece dönük hakkaniyetli eleştirileri saygıyla karşılayacaklarını ancak süreci çarpıtarak, iftiralar atarak sabote etmeye çalışanların farkında olduklarını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
"Dış kesimlerden, yani 'Terörsüz Bölge' dediğimiz için o bölgede çıkarları bozulacağı için bu süreci enfekte etmek isteyen birtakım provokatörlerin, birtakım istihbarat servisleri destekli yapıların da bu süreci engellemek için devrede olduğunu görüyoruz."
Çelik, gelinen aşamada terör örgütünün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek yasa taslağının tartışılması gerektiğini şu sözlerle dile getirdi:
"Bugün gelinen nokta, bütün bu aşamalar geçti, bütün bu aşamalar olgunlaştı. Artık terör örgütünün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek bir yasa taslağının tartışılması, değerlendirilmesi aşamasındayız. Buna da herkesin katkı vermesi çok önemlidir."
Çelik, artık daha hızlı ve etkili hareket edilebilecek bir aşamada olunduğunu belirterek, sağduyu ve kardeşlik duygusuyla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.