FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin yaşandığı akşam Ankara
Merkez Komutanlığı Özel Koruma Tabur Komutanlığı general ve amiral
lojmanlarında nöbetçi olan Piyade Uzman Çavuş Erdal Anbarcı,
darbecilerle girdiği çatışmada vücuduna isabet eden 6 mermi ile
yaralandı.
Önce Gazi Üniversitesi Hastanesi, daha sonra Gülhane Eğitim ve
Araştırma Hastanesinde yaklaşık 9 ay tedavi gören Anbarcı,
Çankırı'nın Eldivan ilçesindeki babaevine geldi.
Yaşama tekerlekli sandalye ile bağlanan evli ve 2 çocuk babası 40
yaşındaki Anbarcı, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlattı.
Darbe girişimi akşamı Özel Koruma Tabur Komutanlığı lojmanlarının
nizamiyesinde görevli olduğunu dile getiren Anbarcı, saat 20.30
civarında bir binbaşı ile başçavuşun nizamiyeye gelerek denetleme
olduğunu söylediğini ve bir komutanı alıp çıktıklarını aktardı.
Bu kişiler nizamiyeden çıkarken silah sesleri duyulduğunu belirten
Anbarcı, "Biraz ileride polisler komutanımızı aldı. Bu olaylar
yaşanırken darbeyle ilgili bilgimiz yoktu. Denetleme bahanesiyle
komutanın kaçırıldığının hesabını yapıyorduk. Hemen amirlerime
olayla ilgili bilgi verdim." dedi.
Bir süre sonra nizamiyedeki nöbetçi askerlerin telsizle kendisine
doğru silahlı kişilerin geldiğini söylediğini ifade eden Anbarcı,
bunun üzerine silahını alıp dışarı çıktığını söyledi.
Bu sırada askeri plakalı bir araçla hainlerin kapının önünde
durduklarını anlatan Anbarcı, şöyle devam etti:
"Bu arada uçaklar, helikopterler havada dolaşıyor. Yanlarına gidip
aracın içine baktığımda silahları gördüm. 'Uzman çavuşum, bize Ali
Paşa'yı vereceksin' dediler. Bana kimliklerini vermeleri
gerektiğini söyledim. Bir yüzbaşı bana kimliği uzatır gibi yaptı,
ben kimliği almak için uzandığımda silahımın namlusundan tutup
aracın içine çekmeye çalıştı. Şoförün yanında oturan yarbay ve
arkasında oturan binbaşı 'Mermiden de mi korkmuyorsun' diyerek
havaya ateş açtı. O arada mevzideki nöbetçi askerlerden biri önce
havaya, ardından araca ateş açtı. Silahım bırakılınca mevzime doğru
koşarken arkamdan ateş açtılar. Ben de mevzime girip araca doğru
ateşe başladım."
"BU ÜLKEYİ BÖLMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ"
Anbarcı, yanındaki askerin darbecilerin B bloğuna doğru
gittiklerini söylemesi üzerine harekete geçtiklerini aktararak
şunları söyledi:
"Mevzimden çıktığımda darbeci yarbay ağaçların arasından bana ateş
etmeye başladı. İlk önce kolumdan vuruldum. Daha sonra belimden,
omuriliğimden, bel bölgesinden, ardından sağ bacağımdan iki mermi
yiyip yere düşerken bir mermi daha yemişim. Namaz kılar gibi çöktüm
kaldım. Askerimle göz göze geldim. Askerin silahı tutukluk yaptı.
Belimdeki silahımı askere atıp 'Bununla devam et' dedim. Bu sırada
bilincimi kaybetmedim, dua edip şehadet getiriyordum. Silah sesleri
kesildiğinde askerler beni duvara yasladı. Beni de bir komutanım
arayıp 'Erdal buraya kesinlikle bir araç yaklaştırma' deseydi ben
de rahmetli Halisdemir gibi gözümü kırpmadan o aracı tarardım. O
aracın yanına da gitmezdim."
Çatışmanın bitmesinin ardından ambulansla Gazi Üniversitesi
Hastanesine götürüldüğüne işaret eden Anbarcı, şunları
kaydetti:
"Hastaneye gidene kadar bilincim açıktı. Yoğun bakıma girdikten
sonra hiçbir şey hatırlamıyorum. 17 Temmuz sabahı korna seslerine
uyandım. Hemşireye seslerin sebebini sordum. 'Haberin yok mu darbe
girişimi oldu' dedi. Böylece darbe girişimini öğrendim. Bu ülke
için 6 mermi değil, 20 mermi yesek de bu göreve hazırım. Allah'a
şükür, öldürmeyen Allah öldürmedi, bu günleri gösterdi. Bu ülkeyi
kimse bölemez, bölmeye de kimsenin gücü yetmez. Bu bayrak
dalgalandıkça bizim gibi vatan sevgisi, vatan aşkı olan evlatlar
olduğu sürece kimse bu ülkeyi yıkamayacak."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
