Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Reşat Moralı Salonu'ndaki
toplantıda, işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını ise Türkiye
İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil ediyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Orhan Yegin, Bakanlık
Müsteşarı Ahmet Erdem, Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder'in de
katıldığı toplantıda, Türk-İş heyetine Genel Eğitim Sekreteri Nazmi
Irgat, TİSK heyetine Yönetim Kurulu Üyesi Metin Demir başkanlık
yapıyor.
KOMİSYON 15 KİŞİDEN OLUŞUYOR
Asgari ücreti, yasa gereği beşer işçi, işveren ve devlet temsilcisi
olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu
belirliyor. Bu komisyonda, en fazla üyeye sahip konfederasyon
olduğu için işçi tarafını Türk-İş temsil ederken, işveren tarafı
adına masaya TİSK oturuyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında yapılan ilk toplantının
ardından işçi ve işverenin ev sahipliğinde de ayrı ayrı toplanan
komisyon, son toplantısını yine bakanlıkta yapıyor. Bakanlığın
belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10
üyenin katılımıyla toplanıp oy çokluğuyla karar veriyor. Oyların
eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı
kabul ediliyor.
MEVCUT ASGARİ ÜCRET NET BİN 300 LİRA
Asgari ücret, halen bekar bir işçi için brüt bin 647 lira, vergiler
ve kesintiler düşüldüğünde net bin 300 lira 99 kuruş olarak
uygulanıyor. Kapıcılarda ise normal işçilerden farklı olarak gelir
ve damga vergileri kesilmediği için net bin 399 lira 95 kuruş
olarak hesaplanıyor.
Asgari ücretin işverene toplam maliyeti ise bir işçi için bin 935
lira 23 kuruş düzeyinde. Bunun bin 647 lirasını brüt asgari ücret,
255 lira 29 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 32 lira 94 kuruşunu
işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.
MÜEZZİNOĞLU: REEL OLMAMIZ GEREKİYOR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, asgari ücret
görüşmelerine ilişkin, "Talep edileni karşılayabilmek geçici
dönemler için başarı olarak karşımıza gelebilir ama istikrarlı bir
hedefe yönelmekte geçici mutluluklar kalıcı huzura dönüşmeyebilir.
O nedenle reel olmamız gerekiyor." dedi.
Müezzinoğlu, işçi ve işverene eşit mesafede olduklarını söyledi.
Asgari ücretin sadece işçi ve işvereni ilgilendirmediğini, ülkenin
dinamiklerini ve ülkenin bütününü ilgilendirdiğini belirten
Müezzinoğlu, asgari ücretin çok yönlü değerlendirilmesi gereken bir
konu başlığı olduğunu vurguladı.
Hükümet olarak hiçbir zaman "yalnız işçi" ya da "yalnız işveren"
demediklerini dile getiren Müezzinoğlu, şöyle konuştu:
"Bu iki yapı birlikte sağlıklı yürüyebildikleri sürece, onlar da
kazanacaktır, ülke de kazanacaktır. Bu anlamda asgari ücretle
ilgili 2002 ve 2016 yıllarına baktığımızda yaklaşık 6 katlık artış
var. 2002 yılında bin dolara ülkemizde 6,6 kişi çalıştırılıyordu,
şimdi doların tarihi rekor kırdığı bu tarihte bu oran 1,8. Yani bin
dolara 2 kişiyi bile çalıştırmadığımız bir süreci yakaladık. Bu
anlamda önemli artıları var ama işveren tarafına da baktığımızda 36
milyar dolarlık bir ihracatı 144 milyar dolarlara taşıyan bir
işveren kesimi olduysa orada da yine bir başarı, dinamizm ve
kazanım var. Bütün bunları sağlıklı yönetimlerle hep beraber elde
ettik. Paydaşların birbirinin hak ve hukuklarına verdiği katkı,
destek ve olumlu bakışlar sayesinde. İnşallah bundan sonraki
süreçte yine böyle olacak. Özellikle asgari ücretin bin liradan bin
300 liraya çıkması işverenimizi tedirginliğe sürükledi. Çünkü
Türkiye'nin artık dünya ile rekabet eden bir rolü var. Dünya ile
rekabette iddialı olmak zorunda. Bu tedirginliği gidermek üzere
hükümetimiz işverene asgari ücretli çalışan başına yaklaşık 100
lira destek verdi. Bu anlamda da yıl sonu itibariyle yaklaşık 10
milyar liralık destek işverene katkı olarak sağlandı."
"ASGARİ ÜCRET, İSTİHDAM VE İŞ GÜCÜ MALİYETLERİNİ
ETKİLİYOR"
Müezzinoğlu, her karar vericinin en çok istediği şeyin asgari
ücrete arzu edileni yapabilmek olduğunun ifade ederek, "Ama talep
edileni karşılayabilmek geçici dönemler için başarı olarak
karşımıza gelebilir ama istikrarlı bir hedefe yönelmekte geçici
mutluluklar kalıcı huzura dönüşmeyebilir." dedi.
Bu nedenle reel olunması gerektiğini belirten Müezzinoğlu şunları
kaydetti:
"Asgari ücrete yapılan artıştaki her oran yalnız asgari ücreti
değil, istihdamın ve iş gücü maliyetlerinin tamamını etkiliyor.
Hükümet olarak biz asgari ücretin yüksek olması, Çalışma Bakanlığı
olarak Sosyal Güvenlik Kurumu açısından baktığımızda asgari ücrette
her artış bizim hanemize artış olarak geliyor. Ama burada, 'Sosyal
Güvenlik Kurumu en çok nasıl kazanır', 'en çok işçimizi nasıl
kazanır' veya 'en çok işverenimiz nasıl kazanır' demeyip, 'hep
beraber daha iyi, daha doğruyu ve geleceği güvenle yürüyüşü nasıl
başarırız' demeliyiz. Bir yol haritası belirleyip, bugüne kadar
başardığımız birlikteliği ve uzlaşıyı bundan sonrada
gerçekleştirmeliyiz." diye konuştu.
Müezzinoğlu, Türkiye'nin dünyadaki gelişmelerden kaynaklanan
sorunlarının bulunduğuna değinerek, bunun dışında Türkiye'nin yakın
zamanda 15 Temmuz darbe girişimi ve Rusya ile uçak krizinin de
aralarında olduğu bazı sıkıntılı dönemler yaşadığını anımsattı.
Ekonomik konularda ihtiyaç duyulan tedbirleri almakta tereddüt
etmeyen güçlü bir hükümete sahip olduklarını vurgulayan
Müezzinoğlu, bu kapsamda alınan tedbirlerin ilerleyen günlerde
Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanacağını bildirdi.
Müezzinoğlu, son aylarda işsizlik rakamının arttığını ifade ederek,
bu sorunun çözümünün ekonominin büyütülüp, kadınların ve gençlerin
istihdama katılmasının sağlanmasından geçtiğini söyledi.
İşçi ve işveren kesiminin kendilerinin güçlü paydaşları olduğunu
dile getiren Müezzinoğlu, "Bizim görevimiz; işçinin yarınlarını
bugünden daha iyi yapabilmek, işverenimizin de öz güvenini
artırarak dünya ile rekabetteki dinamiklerinin yanında olabilmek,
daha çok istihdam yaratabilmelerinin önünü açabilmek." ifadelerini
kullandı.
İsrail, Lübnan'a geniş kapsamlı kara harekatı hazırlığında
#Dünya / 12 Mart 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan “İstiklal Marşı” mesajı
#Gündem / 12 Mart 2026
Yorumlar
