Uludağ Üniversitesinden (UÜ) bir grup tarihçi, Macaristan'ın
başkenti Budapeşte'de gerçekleştirilen konferansta Osmanlı
Devleti'ne iltica eden Macarlar hakkında bilgi verdi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa Araştırmaları Merkezi ile
Budapeşte Yunus Emre Enstitüsünün organize ettiği "Yeni Arşiv
Belgeleri Işığında Türk-Macar İlişkileri" başlıklı konferans
enstitü binasında yapıldı.
Konferansta konuşan UÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Cafer Çiftçi, 1664 tarihli Vasvar Barış Antlaşması
sonrası Macar soylularının Osmanlılardan destek almaya çalışarak
ayaklanma başlattığını söyledi.
Çiftçi, Macar başvekili Ferencz Wesselenyi'nin imparator ve saray
aleyhine düzenlediği bir komplo ile başlayan bu harekette Macar
komutan I. Ferenc Rakoczi'nin de rol aldığını dile getirdi.
İsyanın 1670'de bastırılmasından sonra Avusturya ordusunun Kuzey
Macaristan'a ilerlemesi üzerine baskıya dayanamayan Macar
muhaliflerin büyük bölümünün bölgeyi terk ederek Erdel ya da
Osmanlı topraklarına iltica ettiğini aktaran Çiftçi, "Mülteciler
Devri" olarak ifade edilen dönemde, Avusturya'nın başında bulunan
Katolik I. Leopold'a karşı mücadelelerini buradan sürdürdüklerini
sözlerine ekledi.
Doç. Dr. Hasan Basri Öcalan ise Rus ve Avusturya ordularının
Macaristan'a girmesi üzerine Macar lider Lajos Kossuth ve binlerce
Macar ve Leh'in kendi topraklarından ayrılmak zorunda kaldığını,
Kossuth'un önce Anadolu'ya, oradan Marsilya ve Londra'ya gittiğini
belirtti.
Kossuth'un Sultan Abdülmecid ve hükümetine şükranlarını bildiren
bir konuşma yaparak, "Türklerden gördüğüm lütuf ve saygının
hatıralarıyla yaşayacağım." dediğini kaydeden Öcalan, Kossuth'un
önce İngiltere'den Amerika'ya, daha sonra İtalya'ya giderek oradan
Macaristan'ın bağımsızlığını gerçekleştirmek üzere çalışmalarına
devam ettiği bilgisini verdi.
Ayrıca Öcalan, Kossuth'un Macaristan Anayasası tasarısını
Osmanlı'da iltica ettiği dönemde kaldığı evde hazırladığına dikkati
çekti.
Yrd. Doç. Saadettin Eğri, Macar mültecilerin sığındığı dönemde
Osmanlı'nın artık askeri, siyasi, iktisadi ve sosyal bakımdan eski
güçlü dönemini yaşamadığını ancak yapılan baskılara rağmen bu
kişilere sahip çıktığını bildirdi.
Rusya ve Avusturya'nın mültecilerin teslim edilmesi hususunda
Sultan Abdülmecid'e siyasi baskı uyguladığını vurgulayan Eğri,
Sultan Abdülmecid'in, "Ecdadımın 600 seneden beri bunca
fedakarlıklarla muhafaza ettiği 'himaye hakkı'nı Avrupa benden
almak mı istiyor? Bir Macar'ı 50 bin Osmanlı kanı döker, yine
muhafaza ederim." yanıtını vererek bu iki devletle diplomatik
ilişkileri kestiğini anlattı.
Yrd. Doç. Dr. Sezai Sevim de Macar liderlerden Ferenc Rakoczi'nin
iki generali ve 300 askeriyle Osmanlı topraklarında kabul edilerek
önce Boğdan'a, sonra da Bender'e ve daha iç bölgelere
yerleştirildiğini söyleyerek, Rakoczi'nin Osmanlı topraklarında 17
yılı aşkın bir süre misafir edildiğini ifade etti.
Macar Turan Vakfı Başkanı Andras Biro da konferansta Türk-Macar
ilişkilerinin tarihi boyutuna ilişkin değerlendirmelerde
bulundu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
