Almanya Başbakanı Angela Merkel, başkent Berlin'de düzenlediği
basın toplantısında, gazetecilerin iç ve dış politikaya ilişkin
sorularını yanıtladı.
AB ile Türkiye arasındaki sığınmacı mutabakatı ve Türkiye ile
ilişkilerin geleceği hakkındaki soruya Merkel, AB’nin Türkiye'ye
verdiği taahhütlerin arkasında olduğunu belirtti.
Merkel, "AB, mali yardımlar konusunda taahhütlerini yerine
getiriyor. 3 milyar avroluk kaynağın büyük bir bölümü için proje
sözleşmeleri yapıldı. Bu projelerin tümü henüz hazır değil. Bu
nedenle tüm para akışı yapılmış değil ancak kaynaklar bu projelere
ayrılmış durumda. AB taahhüdünün arkasında duruyor. 3 milyar avro
kullanıldıktan sonra bir kez daha 3 milyar avroluk kaynak
sağlanacak.” şeklinde konuştu.
AB-Türkiye mutabakatının unsurlarından olan vize muafiyeti
konusunda da henüz tüm kriterlerin yerine getirilmediğini savunan
Merkel, özellikle Terörle Mücadele Yasası’na ilişkin hususlarda
görüş ayrılıkları bulunduğunu kaydetti.
Almanya Başbakanı Merkel, Türkiye ile son dönemde ilişkilerde
yaşanan gerginlikler hakkında da "Elbette Türkiye ile daha iyi
ilişkilere sahip olmak isterdim ancak gerçeklere bakmalıyız."
ifadelerini kullandı.
Teröre destek şüphesiyle Türkiye'de haklarında soruşturma açılan ve
halen tutuklu bulunan Alman vatandaşlarının serbest bırakılması
çağrısında bulunan Merkel, ilişkilerde yeniden normalleşme
sağlanmasının buna bağlı olduğunu ifade etti.
Hükümetin, Türkiye politikasında değişikliğe gitmesinin gerekli
olduğunu iddia eden Merkel, bu durumun iki ülke arasındaki ekonomik
ilişkileri de olumsuz yönde etkilediğini belirtti.
Merkel, "Bu durumdan üzüntü duyuyorum ancak bunları gerekli
görüyorum." dedi.
GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN YENİLENMESİ
AB ile Türkiye arasında Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin
hatırlatılması üzerine Merkel, bu konuda Türkiye ile resmi
müzakerelerin başlayabilmesi için AB üyesi ülkelerin oybirliğiyle
AB Komisyonu'na yetki vermesi gerektiğini hatırlattı.
Merkel, "Tabii AB içinde hazırlık çalışmaları yapılıyor. Ancak
Gümrük Birliği'nin genişletilmesi konusunda müzakereler için bir
yetki verilmesini, mevcut şartlar altında mümkün görmüyorum.” diye
konuştu.
AFD'YE TEPKİ GÖSTERDİ
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisinin başbakan adayı
Alexander Gauland’ın, Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz'a
yönelik ırkçı sözlerini nasıl karşıladığının sorulması üzerine de
Merkel, açıklamaları sert ifadelerle kınadı.
Merkel, şunları kaydetti:
"Devlet Bakanı Özoğuz'a karşı söylenen sözler ırkçıdır. Mutlaka
kınanmalı. Devlet Bakanı Özoğuz gibi tüm kabine üyeleri de bunun
bizzat kendilerine yönelik olduğunu düşünüyor. Bunun yapılış şekli
kabul edilemez. Şunu da söylemek gerekir ki bu tür denemeler hep
aynı tarzda yapılıyor. Önce kışkırtıyorlar, ardından biraz geri
çekiliyorlar."
Gauland, aşırı sağcıların güçlü olduğu Thüringen eyaletinin
Eichsfeld şehrinde hafta sonunda düzenlediği mitingde, Uyumdan
Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz’a hakaretlerde bulunmuştu.
Özoğuz’un geçmişte verdiği bir röportajda, Almanya kültürünü
liberal bir şekilde yorumlanmasına tepki gösteren Gauland, "Bunu da
bir Alman Türkü söylüyor. Onu Eichsfeld'e davet edin ve spesifik
Alman kültürünün ne olduğunu ona anlatın. O zaman bir daha hiç
buralara gelmez ve biz de tanrının yardımıyla kendisinden
Anadolu'da kurtulmuş oluruz.” demişti.
Gauland’ın bu ifadeleri sarf ederken, genelde çöplerden kurtulmak,
imha etmek anlamlarında kullanılan, Almanca “entsorgen” sözcüğünü
kullanması büyük tepki toplamıştı.
24 Eylül'de yapılacak genel seçimlerde AfD’nin başbakan adayı olan,
aşırı sağcı görüşleriyle tanınan Gauland, önceki hafta yaptığı
açıklamada da Almanya’da İslam’a yer olmadığını söylemişti. Son
kamuoyu yoklamaları, AfD’nin yüzde 10 civarında oyla ilk kez
parlamentoya girebileceğini gösteriyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
