Büyükelçi Yavuz, Afrika'daki FETÖ okullarının TMV'ye
devredilmesi sürecini AA muhabirine değerlendirdi.
Yavuz, 15 yıl önce Türk halkının paralarıyla açılan FETÖ
okullarının, Türkiye'nin itibarını arttırmak yerine hasta ruhlu bir
adamın ve sempatizanlarının itibarını yükseltmeyi amaç edindiğine
değinerek, FETÖ'nün faaliyet gösterdiği ülkelerde mafyalaşma
sürecine girdiğini ve kontrollerinde olmayan hiçbir harekete
müsaade etmediğini kaydetti.
Türkiye'nin imkanlarından faydalanan FETÖ'cülerin yurt dışında bu
fırsatları amaçlarını gerçekleştirmek için kullandığını dile
getiren Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"FETÖ okullarının Türkiye Maarif Vakfına devredilmesi için 2016'da
ilk olarak Gine Cumhuriyeti'ne gittiğimde üzücü durumlarla
karşılaştım. Darbenin ardından FETÖ'cüler, Türkiye'yi suçlamak için
'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın darbe yaptığına ve gerçek
Müslümanları sınır dışı ederek Türkiye'yi bir hapishaneye
dönüştürdüğüne' ilişkin suçlamalarda bulunmuştu. Örgüt, bir şekilde
Gineli bazı bürokrat ve öğrenci velilerini bu yalanlara
inandırmıştı."
Yavuz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bölgeye yaptıkları ziyaretler ve
okul aile birlikleriyle görüşmeleri sonucu bu olumsuz imajın
değiştiğine dikkati çekti.
GİNE OKULLARI TMV'YE DEVREDEN İLK ÜLKE OLDU
Yavuz, Gineli yetkililerle yaptıkları istişarelerde okulların
TMV'ye devredilmesine ilişkin üç hususun altını çizdiklerini
belirterek, "Velilerin ve öğrencilerin kesinlikle mağdur
edilmeyeceğinin, ayrıca Gineli öğretmen ve çalışanların görevlerine
devam edeceğinin sözünü verdik. Aynı zamanda iki ülke eğitim
müfredatının ortaklaşa uygulanacağını ifade ettik." şeklinde
konuştu.
Gineli bürokratlarla görüşmelerinde, "Sizin için Boko Haram ve
Eş-Şebab ne ise bizim için de FETÖ odur, en az onlar kadar
tehlikeli ve alçaktır." ifadelerini özellikle kullandığını dile
getiren Yavuz, çabaları sonucu Gineli yöneticilerin de ikna
edildiğini bildirdi.
Yavuz, Cumhurbaşkanı Alpha Conde'nin de desteğiyle Gine'nin FETÖ
okullarını vakfa devreden ilk Afrika ülkesi olduğunu
hatırlattı.
"ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIM SERGİLİYORUZ"
Göreve geldiğinden bu yana kıtadaki 33 ülkeye resmi ziyarette
bulunduğunu aktaran Yavuz, şunları kaydetti:
"Gine Cumhuriyeti başta olmak üzere 5 ülkedeki FETÖ okullarını
2016-2017 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında devralarak
eğitime başladık. Birileri hakkımızda, 'Afrika'ya gönderecek
öğretmen bulamazlar, bir gün gelecek okulları bize vermek zorunda
kalacaklar' şeklinde kara propaganda yapıyordu. Beni de sosyal
medya aracılığıyla tehdit ettiler. Afrika'nın birçok ülkesinde
saldırıya uğradık. Hatta Türkiye'de de bize saldırdılar ama
bunların hiçbiri bizi yolumuzdan ayırmadı, aksine şevkimizi ve
gücümüzü artırdı."
Çalışmalarında çözüm odaklı yaklaşım geliştirdiklerine değinen
Yavuz, sömürgeci edasıyla değil "kazan kazan" politikası
çerçevesinde karşı tarafı ikna yoluna gittiklerini söyledi.
Ülkelerin liderlerine, "Siz 15 yıl önce okulları, arsaları ve
imtiyazları verirken FETÖ'ye mi, yoksa Türkiye'ye ve halkına mı
verdiniz?" diye sorduğunu anlatan Yavuz, görüşmelerinde ayrıca "Biz
buraya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temsilcili olarak geldik.
Cumhurbaşkanımız, FETÖ okullarının emanetin sahibi olan Türkiye'ye
ve milletine devredilmesini talep ediyor." ifadelerini sık sık
tekrarladığını bildirdi.
"MAARİF VAKFI FETÖ'NÜN AFRİKA'DAKİ LOBİ GÜCÜNÜ
KIRDI"
Afrika'daki 54 ülkenin 36'sında FETÖ iltisaklı okullarının
bulunduğuna işaret eden Yavuz, vakfın 5 ülkedeki okulların tamamını
devraldığını, 14 ülkede de devir için mutabakat sağladığını, 7
ülkeyle ise müzakere sürecinin devam ettiğini aktardı.
Yavuz, yakın gelecekte de kıtadaki 7 ülkeyi ziyaret edeceklerini
belirtti.
FETÖ okullarını devralırken kıtadaki birkaç kişiyle değil
arkalarındaki küresel güçlerle de mücadele ettiklerine dikkat çeken
Yavuz, şöyle devam etti:
"Bazı ülkelerde FETÖ okullarının vakfa devredilmesine ilişkin
mutabakat sağlandığı sırada, oradaki örgüt mensupları, Türk
bayrağını indirip yabancı ülkelerin bayraklarını okullara asarak, o
devletlere ait olduğu imajını verip süreci sekteye uğratmaya
çalışıyor. Yine yabancı ülkelerin istihbarat örgütlerini devreye
sokmak suretiyle okulların Türkiye'ye verilmesini engellemek
istiyorlar. Fakat bizim ilgili ülke bürokratlarıyla sürdürdüğümüz
istikrarlı görüşmeler, onların bu çabalarını boşa çıkarıyor.
Hatta Afrika'da FETÖ'ye ait bir okula girdiğimizde İstiklal Marşı
ve Türk bayrağını yerde, bazı ülkelerin liderlerinin fotoğraflarını
da duvarda asılı gördüm. Onları indirip İstiklal Marşı ve Türk
bayrağını astık. FETÖ'nün kimlerden beslendiği ve arkasındaki
lobilerin kimler olduğunu görmemiz açısından bu tablo önemli.
Afrika'daki FETÖ okullarını devralırken sadece birkaç kişiyle
değil, onların arkalarındaki küresel güçlerle de mücadele edip
müzakereleri kazandık. Bu şekilde Türkiye Maarif Vakfı, FETÖ'nün
Afrika'daki lobi gücünü kırdı."
Yavuz, FETÖ iltisaklı okulların Türkiye'ye devredilmesinde Nijerya,
Kenya, Ruanda ve Güney Afrika Cumhuriyeti gibi bazı ülkelerde
zorluk yaşadıklarını dile getirerek, şunları söyledi:
"Bazı küresel güç odakları ve istihbarat örgütlerinin örgüt
üzerindeki etkilerinin yanı sıra örgüt üyelerinin faaliyet
gösterdikleri ülkelerdeki yerel halkla evlilikler yapması,
okullarından mezun olanların ordu ve devlet bürokrasinine sızması
nedeniyle söz konusu ülkelerle ilişkilerimizi sıkıntıya düşürecek
olaylar yaşandı. Afrika halkının Türkiye'yi desteklemesi ve
Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu sayesinde bu sıkıntıları yakın
zamanda aşacağız çünkü bu ülkelerdeki yöneticiler, halklarının
kendilerine nefretle bakmalarına tahammül edemez."
KITADAKİ 5 ÜLKEDE EĞİTİM BAŞLADI
FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından söz konusu
örgütün faaliyet gösterdiği ülkelerdeki okulların Türk Maarif
Vakfına devredilmesiyle başlayan süreçte Afrika'da bugüne kadar çok
sayıda ülkede çalışmalar yürütülüyor.
Kıtada FETÖ'ye bağlı okulları ilk devreden ülke olan Gine
Cumhuriyeti'nde bin öğrenci kapasiteli 9 okul faaliyet
gösteriyordu. Nijer'de ise bin 200 öğrenci kapasiteli 8 okul, Kongo
Cumhuriyet'inde 200 öğrenci kapasiteli 3 okul, Sudan'da bin 100
öğrenci kapasiteli 5 okul ve Somali'de de 500 öğrenci kapasiteli 2
okul vakfa devredildi.
Öte yandan, okulların vakfa devredilmesiyle ilgili süreç kapsamında
bazı ülkelerde de mutabakat sağlandı.
Buna göre, Mali'de 3 bin 500 öğrenci kapasiteli 18 okul, Kamerun'da
2 bin 500 öğrenci kapasiteli 14 okul, Senegal'de 2 bin 500 öğrenci
kapasiteli 14 okul, Burkina Faso'da bin 200 öğrenci kapasiteli 8
okul, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde bin 800 öğrenci kapasiteli 8
okul, Moritanya'da 600 öğrenci kapasiteli 3 okul, Çad'da 600
öğrenci kapasiteli 4 okul, Gabon'da 600 öğrenci kapasiteli 4 okul,
Cibuti'de 150 öğrenci kapasiteli 1 okul, Burundi'de 100 öğrenci
kapasiteli 2 okul, Madagaskar'da 100 öğrenci kapasiteli 2 okul,
Gambiya'da 100 öğrenci kapasiteli 1 okul, Sierra Leone'de 100
öğrenci kapasiteli 1 okul, Sao Tome ve Principe Demokratik
Cumhuriyeti'nde ise 100 öğrenci kapasiteli bir okul yakın bir
zamanda vakfa devrilerek eğitim öğretime başlanacak.
Vakfın ayrıca, örgüte bağlı okulların halen faaliyet gösterdiği
bazı ülkelerde de müzakereleri devam ediyor.
Bu kapsamda, Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bin 700 öğrenci kapasiteli
12 okul, Benin'de 800 öğrenci kapasiteli 3 okul, Fildişi
Sahilleri'nde 800 öğrenci kapasiteli 3 okul ve Togo'da 800 öğrenci
kapasiteli 6 okul örgütün eğitim kurumları olarak faaliyetlerini
sürdürüyor. Uganda, Etiyopya ve Gana'daki okulların sayısı ise
henüz netlik kazanmadı.
Vakıf, ileri tarihlerde Ekvator Ginesi, Komor Adaları, Seyşeller,
Zambiya, Zimbabwe, Malavi, Hargeisa/Somaliland, Liberya ve Gine
Biseau'da temaslarda bulunacak.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
