Fenerbahçe futbol takımını taşıyan otobüse 4 Nisan 2015'te Trabzon'da düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin dosyada alınan "kanun yararına bozma" kararının ardından Fenerbahçe Kulübü, başkan adaylarından Aziz Yıldırım, eski başkanlardan Ali Koç ve Kulüp Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu değerlendirmelerde bulundu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Fenerbahçe otobüsüne yönelik silahlı saldırıya ilişkin dosyanın Bakanlık bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesince yeniden incelendiğini ve daha önce verilen takipsizlik kararının hukuki yönden yeniden değerlendirilmesinin önünü açacak kararın alındığını açıkladı.
Fenerbahçe Kulübünden Bakan Gürlek'e teşekkür
Fenerbahçe Kulübü, dosyada alınan "kanun yararına bozma" kararının ardından sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı.
Sarı-lacivertli kulüp, saldırının Fenerbahçe'nin yanı sıra Türk sporu ve toplum vicdanında bıraktığı etkiye dikkati çekerek, paylaşımında şu değerlendirmeye yer verdi:
"2015 yılında Rizespor maçı dönüşü Trabzon'da Futbol A Takımımızı taşıyan otobüse yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı, yalnızca kulübümüze değil; Türk sporuna ve toplum vicdanına yönelmiş kabul edilemez bir saldırı olarak hafızalara kazınmıştır."
Sürecin ilk gününden itibaren adalet beklentisini kararlılıkla gündemde tuttuğunu belirten Fenerbahçe Kulübü, dosyanın yeniden değerlendirilmesine yönelik gelişmeye ilişkin yaklaşımını ve Bakan Gürlek'e teşekkürünü şu ifadelerle bildirdi:
"Bugün kamuoyuna da yansıyan, dosyanın yeniden değerlendirilmesine yönelik gelişmeyi bu anlamda önemli ve kıymetli buluyoruz. Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'in konuya ilişkin gösterdiği hassasiyet ve ortaya koyduğu yaklaşımın, kamu vicdanının rahatlatılması ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi adına büyük önem taşıdığına inanıyor; kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, sürecin bundan sonraki aşamalarını da aynı hassasiyet ve kararlılıkla takip etmeyi sürdüreceğiz."
"Adaletin tecellisi adına atılmış son derece kritik ve memnun edici bir adımdır"
Fenerbahçe Kulübü başkan adaylarından Aziz Yıldırım da Fenerbahçe futbol takımına 4 Nisan 2015'te Trabzon'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya yönelik dosyada alınan "kanun yararına bozma" kararını değerlendirdi.
Saldırının yalnızca takım kafilesine değil, milyonlarca taraftara, Türk sporunun barışına ve ülkenin bütünlüğüne yönelik olduğunu vurgulayan Yıldırım, dosyada alınan kararın önemini şu sözlerle ortaya koydu:
"Adalet Bakanlığımızın, 4 Nisan 2015 tarihinde; takım otobüsümüze yönelik gerçekleştirilen 'kalleş silahlı saldırı' ile ilgili aldığı kararı, dikkatle ve büyük bir sorumluluk bilinciyle takip etmiş bulunmaktayız. Futbol tarihinin en karanlık gecelerinden birinde; yalnızca kafilemiz değil, milyonlarca taraftarımız, Türk sporunun barışı ve ülkemizin bütünlüğü hedef alınmıştır. Bugün gelinen noktada ise dosya ile ilgili 'kanun yararına bozma' kararı alınması, adaletin tecellisi adına atılmış son derece kritik ve memnun edici bir adımdır."
"O karanlık geceyi aydınlatmak, boynumuzun borcudur"
Sarı-lacivertli camianın yıllardır sürdürdüğü adalet arayışının devletin üst kademelerinde karşılık bulmasının önemine değinen Yıldırım, sürecin takip edilmesinde katkısı bulunanlara teşekkür ederek, şunları kaydetti:
"Bu karar; haklı isyanımızın ve yıllardır sürdürdüğümüz adalet arayışımızın, devletimizin en üst kademelerinde karşılık bulduğunun bir göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Adalet Bakanı, Bakan Yardımcıları ve devlet nezdinde konunun takipçisi olan herkese teşekkürlerimizi sunarız. Fenerbahçe’nin haklı davası hiçbir zaman gölgelenemeyecektir. O karanlık geceyi aydınlatmak, boynumuzun borcudur."
"Bu hain eylemin üzerinden yıllar geçmiş olsa da kararlılığımız devam etmektedir"
Sarı-lacivertli kulübün eski başkanlarından Ali Koç da yaptığı yazılı açıklamada, saldırıya ilişkin dosyada alınan "kanun yararına bozma" kararı dolayısıyla Adalet Bakanlığına teşekkür etti.
Saldırıyı, kulübün yanı sıra ülkenin huzurunu da hedef alan planlı bir suikast girişimi olarak nitelendiren Koç, yıllardır sürdürülen hukuki mücadelenin ulaştığı aşamaya ilişkin, şu ifadeleri kullandı:
"4 Nisan 2015 tarihinde takım otobüsümüze yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı, yalnızca kulübümüzü değil, doğrudan ülkemizin huzurunu hedef alan planlı bir suikast girişimidir. Bu hain eylemin üzerinden yıllar geçmiş olsa da, faillerin adalet önüne çıkarılması konusundaki kararlılığımız en ufak bir taviz vermeden devam etmektedir. Bugün gelinen noktada; faillerin bulunması ve adaletin tecelli etmesi adına uzun süredir sabırla, inatla ve tavizsiz bir şekilde yürüttüğümüz hukuki mücadelenin çok önemli bir aşaması olan 'kanun yararına bozma' kararının olumlu neticelendiğini kamuoyuna yansıyan gelişmelerden takip etmekteyiz. Yaptığımız başvuruyu değerlendirerek bu kritik karara imza atan Adalet Bakanlığımıza, hukukun üstünlüğü ve adaletin tecellisi adına gösterdikleri irade için teşekkür ediyorum."
"Dosyanın tozlu raflara terk edilmemesi en büyük önceliğimiz oldu"
Davanın ilk gününden itibaren sonuna kadar takipçisi olacaklarını açıkladıklarını hatırlatan Ali Koç, başkanlığı döneminde dosyaya ilişkin sürdürülen çalışmalara ve kararlılıklarına ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"Camiamızın malumudur ki; bizler bu davanın daha ilk gününden itibaren sonuna kadar takipçisi olacağımızı en güçlü şekilde ifade etmiş ve gerekli başvuruları yapmıştık. Nitekim görevde bulunduğumuz yıllar boyunca konuyu yalnızca her 4 Nisan'da gündemde tutmakla yetinmedik; bu dosyanın tozlu raflara terk edilmemesi, örtbas edilmeye çalışılan izlerin aydınlatılması ve meselenin devletimizin en üst mercilerinde kararlılıkla takip edilmesi en büyük önceliğimiz oldu. Hukukçularımızla birlikte her bir detayının bizzat takipçisi olduğumuz bu sürecin bugün adaletin kapısını aralayan bir karara dönüşmesi, Fenerbahçe'nin haklı davasındaki sarsılmaz iradesinin bir sonucudur."
"Fenerbahçe'nin hakkını ve hukukunu savunmak ömür boyu sürecek bir aidiyet meselesidir"
Fenerbahçe'nin haklarını savunmanın makam ve unvanlarla sınırlı olmayan bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Ali Koç, aidiyet anlayışını ve dosyanın takipçisi olmayı sürdüreceklerini, şu sözlerle dile getirdi:
"Bizler için Fenerbahçe'nin hakkını ve hukukunu savunmak, süreli makamların veya unvanların getirdiği bir görev değil; ömür boyu sürecek bir aidiyet meselesidir. Dün kulübümüzü yönetme onurunu taşırken bu davanın nasıl peşini bırakmadıysak, bugün de aynı inanç ve kararlılıkla sürecin tam merkezinde ve takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, süreç boyunca emeği geçen ve taşın altına elini koyan ilgili yönetim kurulu arkadaşlarımıza ve değerli hukukçularımıza da yürekten teşekkür ediyorum. Bu gelişmenin, karanlık ellerin adalet önünde hesap vereceği günlerin habercisi olmasını temenni ediyor; devletimizin ilgili kurumlarının bu süreci nihayete erdireceğine olan inancımı koruyorum."
"Maddi gerçeğin ortaya çıkacağına inancımız güçlenmiştir"
Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu da Fenerbahçe futbol takımına yönelik 4 Nisan 2015'te gerçekleştirilen silahlı saldırı dosyasında alınan kararı değerlendirdi.
Dosyada verilen kararın, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasının önünü açtığını belirten Mosturoğlu, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik beklentisini, şu ifadelerle dile getirdi:
"Futbol takımımıza yönelik olarak 4 Nisan 2015 tarihinde gerçekleştirilen silahlı saldırıyla ilgili 'kanun yararına bozma' kararı verildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) kararının kaldırılmasının önünü açan bu karar ile maddi gerçeğin ortaya çıkacağına inancımız güçlenmiştir."