Bankanın kapısından alel acele girdiğinde farketmişti üzerindeki bahçevan kıyafetlerini. Biranda sekreteri telefon edince üzerini değiştirmeyide unutmuştu. Banka müdürünün odasına girmek için adımlarını atarkende kendi kendinede gülüyordu.
Koskoca holding sahibini üzerindeki tozlu kıyafetlerle gördüğünde şaşıracaktı elbette Müdür bey. Düşündüğü gibide olmuştu nitekim.Kapıyı çalıp içeriye girdiğinde hemen espriyi patlatmıştı banka Müdürü.
-“Ne o işler kötü galiba Gökhan bey? Ek iş yapmaya başlamışsın. Karşılıklı gülüştükten sonra,acil olan işinde yardımcı olmuştu Gökhan’a sonrasındada biraz sohbetin ardından belgeleri memurlarından birine imzalatmasını söylemişti. Gökhan Müdürün odasından çıktığında ilk sıradaki memurun yanına gitmişti. O sırada başka bir müşteriyle ilgilendiği için oturup beklemeye başlamıştı.
Diğer müşteriyle karşı karşıya oturmuştu sonrada.Adam hesaplarıyla ilgili birtakım bilgiler veriyordu o sırada Memura..Gökhan karşısındaki adama dikkat ettiğinde lise arkadaşı İlker olduğunu farketmişti. Dikkatlice ona bakarken,İlker de bakışlarını kendisine çeviren Gökhan a baktı biran. Üzerindeki bahçevan kıyafetine ilişmişti gözü. Tanımışsada tanımamazlıktan gelmişti. Öyle ya kendi bir şirket sahibiyken böyle düşük standartlarda bir işçiyle muhatap olmak istememişti belkide. Sırf bu yüzden lisede senelerce aynı sırayı paylaştığı arkadaşını tanımamazlıktan gelmişti o an, Gökhan mimikleriyle onu tanıdığını belli etsede,İlker in alakasız bakışları karşısında suskun kalmayı tercih etmişti.
Kıyafetinden dolayı kendini küçümseyip böyle birşey yaptığını çok iyi anlamıştı o an. Bakışlarını İlker in üzerinden çekti sonra. Ne grur kırıcı bir durum yaşamıştı o an. Asla büyüklük takıntısı olmamıştı o yaşına kadar. Lisenin yanısıra ilkokul arkadaşlarının isimlerini dahi hatırlardı. Yani en azından bir merhabalaşması gerelmezmiydi? İnsan statüsüne göremi değerliydi bu dünyada? Kimilerine göre öyle oluyordu demekki. Canı sıkılmıştı,yönünü memura çevirip İlker in işini bitirmesini bekledi. Sonra kalkıp gidince belgelerini imzalatıp buruk bir şekilde ayrıldı bankadan.
-“Gökhan bey,katılımcı şirketler biraz önce geldiler. Bu işe
onay almak için çok istekliler. “Sekreterinin uyarı tarzındaki
cümlelerini önemsemişti gülümseyerek. Ceketini giyip aynada kendine
bakındıktan sonra toplantı odasına yöneldi. İki şirket müdürü
Gökhan ı bekliyordu odada. İçeri girdiğinde ayakta karşılamışlardı
onu.Biran gözgöze geldiklerinde İlker in yüzünde bir gülümseme
belirmişti. Bu sefer tanımıştı Gökhanı. Hemen koşup sarıldı lise
arkadaşına.İşine onay alabilmek için yakın davranmıştı belkide .
Bir önceki gün bankada gözgöze geldiklerinde tanımamıştı oysa.
Üzerindeki bahçevan kıyafetleri böyle davranmasına sebep olmuştu
elbette o gün. Gökhan samimi davranmıştı arkadaşına yinede.Sonra
diğer şirketin Müdürünün elini sıktı. Adam rakibinin işi
alacağından emindi Gökhan ın arkadaşı çıkmasından ötürü. Sonrasında
ikiside sunumlarını masaya bırakıp incelenmesini beklediler. Gökhan
diğer şirket müdürünün belgelerini alıp gözgezdirmişti dakikalarca.
Sonrada imzasını attı belgelere. İlker e hiç bakmadan diğer adama
elini uzatıp,
-“Hayırlı olsun Demir bey. Sizin sunumunuzu onayladım. “Adam
sevinçle teşekkür ederken,İlkerde bir hayli şaşırmıştı.Ne olduğunu
anlayamamışcasına diğer adam odadan çıktığında sordu,
-“Neden Gökhan? Biz seninle lise arkadaşıyız.Ben sanmıştımki benim
işimi kabul edersin sırf bu yüzden. “Gökhan o an karşısındaki
insanı daha da iyi çözmüştü bu sözlerle.
-“Benim için çalıştığım insanların kişiliği önemlidir İlker.Ve sen
beni bankada bahçeven kıyafetleriyle gördüğünde tanımamazlıktan
gelip,burada şirketin sahibi olduğumu öğrendiğindede işini kabul
etmem için bana sarıldığın an kişiliğini gösterdin. “demişti yüzüne
dahi bakmadan.
