Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Sema Karaoğlu, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgını ile mücadelede
Türkiye'nin üç ayı geride bıraktığını belirterek, alınan önlemler
ve uygulanan tedavilerle vaka sayısının azalmaya başladığını
söyledi. Yeni normalleşme sürecinde bugüne kadar sürdürülen
tedbirlerin bir anda ortadan kaldırılmaması gerektiğini belirten
Karaoğlu, "Böyle bir durumda süreci baltalamış olur kendimize,
sevdiklerimize ve topluma zarar vermiş oluruz. Kişiler ve kurumlar
bu konuda mutlaka azami dikkati göstermeli." dedi. Bu süreçte
kişisel bakımda alınacak tedbirlerin önemine değinen Karaoğlu,
"Kovid-19, zarflı virüslerdendir. Yani dış kısmında bulunan zarf,
eller 20 saniyelik sabunla yıkama sayesinde kolaylıkla parçalanır
ve virüs harap olur. Bu da virüsten korunma yolunda insanlar için
büyük bir avantaj sağlıyor." ifadesini kullandı. El yıkama
otomatikleşmeli Sema Karaoğlu, koronavirüs tedbirleri
kapsamında merak edilen konulardan birinin de ellerin nasıl bir
sabunla yıkanması olduğunu vurgulayarak, "Antibakteriyel diye
satılan oldukça pahalı sabunların olması gerekmez. Renksiz,
kokusuz, beyaz sabun ellerimizi dezenfekte eder. Özellikle ortak
yaşam alanlarında, sandalye, asansör, merdiven tırabzanı, otobüs,
kapı kolları gibi sık kullanılan nesneler ile temastan hemen sonra
ellerimizi mutlaka 20 saniye boyunca her tarafına su ve sabun temas
ettirecek şekilde yıkamalıyız. Pandemi sürecinde el yıkama adeta
otomatikleşmeli." bilgisini verdi. Salgın sürecinde sık el yıkama
ve el dezenfektanı kullanma nedeniyle deri bariyerinde oluşan
bozulmanın ellerde kuruma ve çatlamaya sebep olduğuna işaret eden
Karaoğlu, bozulan deri bariyerinin onarılması, kızarıklık, yanma
gibi durumların önüne geçmek için mutlaka nemlendirici kullanılması
tavsiyesinde bulundu. Metal, taş ve plastik yüzeyde virüs
canlı kalıyor Türk Dermatoloji Derneği olarak, salgın
hastalık sürecinde yüzük, bileklik ve saat bile takılmaması
konusunda uyarıda bulunduklarını hatırlatan Karaoğlu, şöyle
konuştu: "Normalleşme sürecinde de bu önerilerimize aynen devam
ediyoruz. Metal, taş ve plastik gibi yüzeylerde virüsün daha uzun
süre canlı kalması, yüzey özellikleri dolayısıyla temizliği
zorlaştırmaktadır. Bulaşma riskini artırmamak için takılarımızı ve
saatlerimizi takmayalım. Tırnaklarımızı kısa kesmeye, oje sürmemeye
devam edelim. Normalleşme süresi içinde kuaför ve berberlere de
gitmeye başladık. Buralarda kişisel hijyen kurallarına eskisinden
daha fazla dikkat edelim. Tek kullanımlık havlular bulunduralım.
Erkekler için tek seferlik jiletler kullanalım. Manikür ve pedikür
işlemleri için kendimize ait törpü, makas ve pensleri kullanalım."
Doğru maske kullanımının nasıl olacağı konusuna da değinen
Karaoğlu, şunları anlattı: "Maske takmadan önce ellerimizi
kurallara uygun yıkamalıyız. Maske ağzımızı ve burnumuzu tamamen
kapatmalı. Çoğu kişi maskeyi burnunu açıkta bırakacak şekilde
takıyor ve sürekli eliyle düzeltiyor. Bu durumlar bizi korumadığı
gibi kesinlikle bulaşma riskini de arttırıyor. Maske takıp
çıkarılırken ağıza temas eden ön kısma dokunmadan arkadaki
lastikli-ipli kısımdan tutarak çıkarılmalıdır. Nemlenen maske
atılmalı ve aynı maske günlerce kullanılmamalıdır. Kovid-19
enfeksiyonu geçiren binlerce hastayı tedavi ettik, bir kısmını
kaybettik. Ancak tedaviden daha önemli olan koruyucu hekimlik
önlemleri ve karantinadır. Unutmayalım kurallar, yaşatır."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
