Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Geriatri Uzmanı Prof.
Dr. Mehmet İlkin Naharcı, kısıtlamaların gevşetilerek yeni normalle
adım atılan süreçte, ileri yaş grubundaki bireylerin koruyucu
önlemlere mutlak surette uymaya devam etmesi gerektiğini bildirdi.
Prof. Dr. Naharcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip
koronavirüsün (Kovid-19) küresel ölçekte birçok ülkeyi etkilediğini
ve bu mücadelede hastalığın oluşturduğu sorunlar açısından en
önemli risk grubunun özellikle 65 yaş ve üzeri bireyler olduğunun
bilindiğini söyledi. Pandemi sürecinin ilk döneminde olduğu gibi
yeni normalle geçiş sürecinde de sağlıklı kalabilmek için bu yaş
grubundaki bireylerin koruyucu önlemlere dikkatle uymaya devam
etmesi gerektiğine işaret eden Naharcı, bu dönemde koruyucu
önlemlerin, sosyal mesafe-maske kullanımı-hijyen tedbirleri olarak
özetlenebileceğini aktardı. Prof. Dr. Naharcı, "Ülke genelinde
sosyal izolasyon kısıtlamalarının kaldırılması ile toplum içindeki
temasımızın tekrar başlaması neticesinde oluşan hastalık bulaşma
riskinde artış; en az 2 metre mesafeye dikkat edilerek sosyal
teması azaltmak ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak
durmakla, ev dışında mutlak suretle maske takmakla azaltılabilir."
diye konuştu. Bu dönemde yine ellerin en az 20 saniye bol su ve
sabunla yıkanması gerektiğini belirten Naharcı, kolonya
kullanılmasına devam etmenin bulaşma riskini ciddi anlamda
düşürüceğini dile getirerek, şu bilgileri verdi: "Tokalaşma ve
kucaklaşma yapılmamalı, uzaktan selamlaşmaya devam edilmelidir.
Pandemi boyunca evde kalan büyüklerimiz, yeni normal ile birlikte 3
altın kurala dikkat ederek günlük yürüyüş ve egzersizlerini açık
havada yapabilir. Günlük düzenli fiziksel aktivite ile beraber
sağlıklı ve dengeli beslenme ve düzenli uyku da güçlü bağışıklık
sisteminde önemli rol oynamaktadır. Sağlıklı beslenme için
seçilecek gıdalar protein, lif, vitamin, mineral ve
antioksidanlardan zengin olmalı ve günlük yeterli su tüketimi de
ihmal edilmemelidir. " Psikososyal problemlerin yönetimine
dikkat Yeni normalleşme döneminde diğer vurgulanması
gereken bir noktanın da psikososyal problemlerin yönetimi olduğuna
işaret eden Naharcı, şunları kaydetti: "Özellikle ölüm korkusu,
yaygın endişe nedeniyle salgın başlangıcında akut stres bozukluğu
ve sonrasında travma sonrası stres bozukluğu yaşanabilmektedir. Bu
durumda yaşlı bireylerde huzursuzluk, gerginlik, uykusuzluk, kabus
görme gibi belirtiler görülebilmektedir. Ruhsal sorunlara bağlı
olarak fizyolojik sorunlar da sıklıkla bu dönemde ortaya
çıkmaktadır. Uykuya dalmakta ve sürdürmekte zorluklar
yaşanabilmekte ya da uyku yeterince dinlendirici olmamaktadır.
İştah azalmakta ya da artmakta ve buna bağlı olarak mide bağırsak
sisteminde sorunlar oluşabilmektedir. Bu dönemde böyle belirtiler
gösteren bireylerin sağlık kuruluşlarına başvurması faydalı
olacaktır." Prof. Dr. Naharcı, ayrıca, salgın ile ilgili
televizyondaki olumsuz haberlerden uzak durmanın ve bilgi
kirliliğinden korunmanın psikososyal problemlerin yönetiminde
olumlu katkı sağlayabileceğini vurgulayarak, "Sonuç olarak,
kısıtlamaların gevşetilerek yeni normalleşme dönemine adım
attığımız bu süreçte ileri yaş grubundaki bireylerimiz koruyucu
önlemlere mutlak surette uymaya devam etmelidirler. Bunun yanında,
bedensel veya ruhsal problemler yaşadıklarında sağlık kuruluşlarına
başvurmaktan çekinmemelidirler." ifadelerini kullandı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
