DSÖ verilerine göre, dünya genelinde 47 milyon demans hastası
bulunuyor.
Türkiye'de "bunama" olarak da bilinen ve zihinsel performansı
etkileyen demansın en yaygın görülen şekli olan alzaymır, günlük
aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile nitelenen
nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik
ettiği nörodejeneratif bir hastalık olarak tanımlanıyor.
Demans teşhisi konulanların yüzde 60 ila 70'ini alzaymır hastaları
oluşturuyor. Bu da dünyada 28 ila 32 milyon alzaymır hastası
bulunduğu anlamına geliyor.
İlk olarak Alman psikiyatrist ve patolojist Alois Alzheimer
tarafından 1906'da tanımlanan ve adını da buradan alan hastalığın
kesin nedeni tam olarak bilinmiyor.
Alzaymır, 65 yaş üstü grubun yüzde 2 ila 4’ünde, 85 yaş üstü grubun
ise yüzde 20'sinde görülüyor.
Demansın görülme oranı ise 60 yaş ve üstü kişilerin yüzde 5 ila 8'i
olarak kaydediliyor.
Dünya genelinde demans hastalarının sayısının, 2030'a kadar 75
milyona, 2050'de ise 132 milyona yükseleceği tahmin ediliyor. Bu
artışın büyük kısmı, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki vaka
artışına bağlanıyor.
Alzaymırın en bariz semptomu yakın zamandaki olayların
hatırlanamaması olarak görülüyor. Bozukluğun ilerlemesiyle bilişsel
yeteneklerdeki kayıp artıyor, frontal ve temporal lob ile ilişkili
dil, ince motor hareketler ve tanıma becerilerinde işlev kaybı
başlıyor.
Her 3 saniyede bir, her yıl da 9,9 milyon demans vakası ortaya
çıkarken hastalığın dünya ekonomisine maliyeti, son verilere göre
818 milyar doları buluyor.
Demans vakalarının yüzde 60'ı düşük ve orta gelirli ülkelerde
yaşıyor.
DSÖ, durumun ciddiyetine dikkati çekmek için "Demans bir ülke
olsaydı, dünyanın en büyük 18. ekonomisi olurdu. Bir şirket
olsaydı, yıllık geliriyle Apple (742 milyar dolar) ve Google'ı (368
milyar dolar) aşarak dünyanın en büyük şirketi olurdu." ifadelerini
kullandı.
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ
Yüzde 70 genetik faktörlere dayandığı bilinen alzaymıra,
uykusuzluk, depresyon, hipertansiyon, kafa travmaları gibi diğer
birçok faktör de neden oluyor.
Demans ve alzaymır belirtileri, genellikle hastalığın
başlangıcından sonraki 10 yıl içinde ortaya çıkıyor. Teşhis
konulduğunda da çok geç kalındığı için tedavi girişimleri yanıt
vermiyor.
Demans ve alzaymır vakalarının çok büyük bir kısmı 65 yaş üstü
kişilerde görülüyor. Demans hastalarının yüzde 9'unu ise 65 yaş
altı kişiler oluşturuyor.
Bazı araştırmalara göre, demansın, hareketsizlik, obezite, dengesiz
beslenme, sigara ve alkol kullanımı, diyabet ve hipertansiyon gibi
yaşam tarzına bağlı faktörlerle bağlantılı olduğu ileri sürülüyor.
Bu faktörlerin varlığı, özellikle ileri yaşlarda demans görülmesini
artırıyor.
ALZAYMIRIN KÖKENİ FARKLI OLABİLİR İDDİASI
Bu arada İtalyan bilim adamları, alzaymırın beynin hafızayı yöneten
bölgesindeki değil, ruh hali bozukluklarıyla ilgili bölgesindeki
nöronların ölümüyle bağlantılı olduğunu ileri sürdü.
IRCCS Santa Lucia Vakfı ve Roma'daki Ulusal Araştırma Konseyi (CNR)
iş birliğiyle yürütülen çalışma, hastalığın varsayıldığı şekilde
beynin hafıza ve yön bulmada önemli bir rol oynayan hipokampus
bölgesindeki hücrelerin dejenerasyonuna bağlı olmadığını
gösterdi.
Beynin ruh hali bozukluklarıyla ilgili olan ve dopamin üretilen
ventral tegmental bölgesine (VTA) yoğunlaşan İtalyan bilim
adamları, dopamin üreten nöronların ölmesi sonucu kimyasalın
hipokampüse ulaşamadığını ve hafıza kaybının meydana geldiğini
belirledi.
Demans ve alzaymır hastalığı için hala etkili bir teşhis ve tedavi
yöntemi bulunmuyor. Hastalığı önlemek ya da tedavi bulmak için
yapılan araştırmaların büyük bir kısmı sonuçsuz kaldı.
Bakan Fidan, Türk Devletleri Teşkilatı Toplantısı kapsamında temaslarda bulunuyor
#Gündem / 07 Mart 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Başbakanı Starmer ile görüştü
#Gündem / 07 Mart 2026
Yorumlar
