Dr Henry Faulds, 1870'lerde doktor olarak çalıştığı İskoçya'dan Japonya'ya gönderilmişti. Japonya'da geçirdiği zamanlar hayatını değiştiren bir deneyim oldu. Henry, Tsukiji Hastanesi'nde çalıştığı sırada kanlı bir parmak izi veya kil üzerindeki izlenimler bulunduğunda, suçluların bilimsel olarak tanımlanmasına yol açabileceğini iddia etti. Teorisi uzun soluklu tartışmalara neden oldu.
HENRY'NİN MEKTUBU
Henry’nin Nature dergisine yazdığı konuyla ilgili mektubu, 2 Ekim
1880'de yayınlanmıştı. Henry Faulds mektupta; "Eğer bir
balçığa, cama, kâğıda ya da herhangi bir şeyin üzerine parmak
izleri alınırsa, bu suçluların bulunmasında büyük ölçüde yardımcı
olur. Ben, bu konuda iki deney yaptım ve çok başarılı sonuçlar
aldım. Deneylerden birinde, şişenin üzerinde kalan yağlı parmak
izleri, yasak bir ilacı kimin içtiğini ele verdi. İkinci olayda da
beyaz badanalı bir duvara tırmanmaya çalışan bir adamın bıraktığı
parmak izleri, kendisinin bulunmasını çok kolaylaştırdı." diye
yazmıştı.
İSKOÇ POLİSİ YERİNE ARJANTİN POLİSİ KULLANDI
Maalesef, Henry Faulds'un bu önerisi İskoç polisleri tarafından pek
ciddiye alınmadı. Parmak izi sistemini dünyanın dört bir yanındaki
büyük polis güçlerinin şeflerine sunan mektuplar
gönderdi. Parmak izlerinden yararlanmaya başlayan ilk polis
birliği, Buenos Aires Eyalet Polisi’nin La Plata birimi oldu. Birim
Komiseri Juan Vucetich’i suçluların özelliklerini tasnif eden bir
bölüm kurmakla görevlendirmişti. Vucetich, bu arada parmak izi
yönteminden de yararlandı ve 31 Mart 1892’de dünyanın ilk parmak
izi bürosunu kurdu.
PARMAK İZİNİN KULLANILDIĞI İLK CİNAYET
La Plata polisinin, 1892 yılının Temmuz ayında üzerinde
çalıştıkları dava, tarihe parmak iziyle aydınlatılan ilk olay
olarak geçti. 29 Haziran günü Buenos Aires’in banliyölerinden
Necochea’da Francisca Rojas adlı bir kadın, çığlık çığlığa evinden
fırladı. Üstü başı kan içindeydi. Saldırıya uğradığını ve çocuğunun
öldürüldüğünü söylüyordu. Kadın, bir çiftlikte işçi olarak çalışan
komşusu Velasquez’i suçladı. Velasquez, uzun süredir kendisiyle
evlenmek istiyordu. Genç işçi, aynı akşam tutuklandı ve itirafa
zorlandı.
PARMAK İZİYLE YAKALANDI
Bunun üzerine poliste bazı kuşkular başgösterdi. Soruşturma
sırasında, kadının yaşadığı kulübenin kapısında bazı kanlı parmak
izlerine rastladı. Polis, izlerin bulunduğu bölümü keserek,
incelemek üzere La Plata’ya gönderdi. Bu arada, kadının suçladığı
adamın parmak izlerini de alıp La Plata’ya göndermeyi unutmamıştı.
Sonunda, kanlı parmak izlerinin kadına ait olduğu anlaşıldı. Bu
kanıt karşısında sorguya çekilen kadının dili çözüldü ve suçunu
itiraf etti. Sevdiği adamla evlenebilmek için kendi çocuğunu
öldürmüştü. O dönemde, Arjantin’de kadınlara idam cezası
verilmediğinden, ömür boyu hapse mahkûm oldu.
