03 Mart 2026 Salı
weather
6°
AjansHaber Gündem MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Bu saldırganlık gayri hukukidir”

MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Bu saldırganlık gayri hukukidir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında, küresel güvenlik dengelerini sarsan gelişmeleri ve İran'a yönelik saldırıları gündeme taşıdı.

Konuşmasına küresel çapta yaşanan krizlere ve insani değerlerin aşınmasına dikkat çekerek başlayan Bahçeli, bölge coğrafyasının büyük bir tehdit altında olduğunu ifade etti:

"Bizleri ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızın her köşesinde haysiyetli bir hayatın mücadelesini veren değerli kardeşlerimize en iyi dileklerimle birlikte şükranlarımı sunuyorum. Konuşmamın hemen başında teessüf ve teessürle ifade etmek istiyorum ki içinde bulunduğumuz değerler hiyerarşisi, insani ve vicdani ölçüler piramidi ağır hasarlıdır. Bundan mütevellit kriz, kaos ve karmaşa hâli dünyanın üzerine adeta karabasan gibi çökmüş durumdadır. Körüklenen istikrarsızlık ateşi yalnızca coğrafyaların bacasını sarmakla kalmamış, geleceği de aşırılaşmış risk ve tehlikelerle kundaklamaya başlamıştır."

“Bu saldırganlık gayrimeşrudur, gayri hukukidir"

MHP Genel Başkanı, uluslararası hukukun hiçe sayıldığına vurgu yaparak, ABD'nin İran'a yönelik müdahalesinin bölgesel sonuçlarının çok ağır olacağını belirtti.

"Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının vahim sonuçları en üst tesirini kaybetmemişken halka halka genişleyen yeni savaşlar silsilesinin nasıl bir vahşet ortamına davetiye çıkaracağını isabetle öngörmek, emin olunuz ki kolay değildir. Öncelikle şu hususu ifade etmeliyim ki Amerika Birleşik Devletleri'nin Siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrimeşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir. Bu saldırganlık gayri ahlakidir. Uluslararası hukuku takan ve tanıyan yoktur. Dünyada orman kanunlarının geçerli olmadığını iddia edecek bir akıl ve mantık sahibinden bahsedilemeyecektir."

Bahçeli, Cenevre'de yürütülen diplomatik süreçlerin bir tuzak olarak kullanıldığını öne sürerek, saldırının arka planındaki istihbarat oyunlarına şu sözlerle tepki gösterdi:

"Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor, anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın bulunduğu iddia ediliyordu? 26 Şubat 2026 tarihinde Cenevre'de düzenlenen müzakereler sonrası Umman Dışişleri Bakanı, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu sıfırlamayı kabul ettiğini açıklamıştı. Amerika Birleşik Devletleri ve İran eş zamanlı olarak müzakerelerde ilerleme olduğuna dair mesajlar vermişlerdi. Hatta Cenevre'nin ardından süregelen görüşmelerin Viyana'da devam edeceği bile duyurulmuştu. 28 Şubat 2026 Cumartesi günü malum müzakerelerle ilgili gelişmeleri ele almak maksadıyla İran'ın dini lideri Ali Hamaney üst düzey görevli siyasetçi ve bürokratlarla toplantı hâlindeyken İsrail'in saldırması ve sonuçta mezkur toplantıda bulunanların katledilmesi tam anlamıyla alçaklıktır. Casuslar İran'ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte, ite ite Amerika Birleşik Devletleri ile İran'a saldırtmıştır. Müzakereler kisvesi ile İran'a tuzak kurulmuştur. Hamaney'in ölümünden sonra MOSSAD ajanlarının yıkıntılar altındaki anlık görüntüleri kaydederek Netanyahu'nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değil de nedir? İran'ın iş yönetimi ile askerî ve stratejik altyapısı hedef alınmıştır. Tahran yönetimi evvel emirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır."

“İç cephenin önemi anlaşılmıştır”

Komşu ülkelerdeki gelişmelerin Türkiye için bir beka sorunu teşkil ettiğine değinen MHP Genel Başkanı, millî birlik mesajlarını yineledi.

"Buradaki amacım ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yaptığı saldırıları detaylarıyla anlatmak değildir. Kaldı ki haber bülteni değiliz, haber ajansı değiliz, savaş muhabiri hiç değiliz. Maksadımız komşumuz İran'ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir. İç cephenin önemi, millî birlik ve dayanışmanın değeri zannederim çok daha iyi anlaşılmış ve açıklığa kavuşmuştur. Terörsüz Türkiye hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK'nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz? Vatan ve millet sevgisi konusunda, millî birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz? İç cephemiz sarsılırsa sağımızın solumuzun zehirli aşiretlere dolacağını merak ediyorum ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz. Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın diyenlerin işbirlikçi torunları, sözde milliyetçi geçinen milletsizler sorarım sizlere bir olmuş, diri olmuş, hep birlikte tek yürek olmuş Türkiye'nin neresinden rahatsızsınız?"

“Savaşın kazananı yoktur, barışın kazananı ise çoktur”

Konuşmasını küresel barış vurgusuyla tamamlayan Bahçeli, çatışma bölgelerine yönelik diplomatik çözüm çağrısını yineledi.

"Lütfen dikkat buyurunuz, bir devletin en üst mevkiinde bulunan 50'ye yakın kişinin aynı anda hedef alınmasından, aynı şekilde ifna edilmesinden ibret almayalım da ne yapalım? Böylesi bir tedbir ve temkin ihlaline nasıl yorum getirelim? Venezuela'dan sonra İran'da olan biten kanlı, dramatik ve trajik gelişmelere ne diyelim? Bu vandallıktan herhangi bir sonuç çıkarmaktan imtina mı edelim? Ayrıca Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmaların son bulmasını, anlaşmazlıkların karşılıklı mutabakatla sonlandırılmasını temenni ediyorum. Coğrafyamızın her tarafında barış hâkim olmalıdır. Savaşın kazananı yoktur, barışın kazananı ise çoktur. Dünyaya hâkim ve hadim olması gereken tek gerçek barıştır. Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışmaya, ABD-İsrail ortaklığının İran ile savaşına mutlak surette barışçıl çözüm stratejileriyle doğrudan müdahale edilmelidir."


 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız