Kemirgenlerden insanlara bulaşabilen ve ağır solunum tablosuna yol açabilen hantavirüs, Güney Atlantik’teki bir yolcu gemisinde ortaya çıkan vaka kümesinin ardından yeniden gündeme geldi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) açıklamasına göre, MV Hondius adlı gemiyle bağlantılı 8 vaka bildirildi. Bunlardan 5’inin hantavirüs olduğu doğrulanırken, vakalar arasında 3 ölüm kayda geçti.
DSÖ, olayın ciddi olduğunu ancak mevcut değerlendirmeye göre genel halk sağlığı riskinin düşük görüldüğünü bildirdi.
Hantavirüs nedir?
Hantavirüsler, doğal taşıyıcısı kemirgenler olan bir virüs grubudur. İnsanlara çoğunlukla enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da tükürüğüyle temas sonucu bulaşır. Bulaş riski özellikle kapalı, iyi havalandırılmayan alanlarda kemirgen atıklarının havaya karışmasıyla artar.
Virüs, Amerika kıtasında “hantavirüs kardiyopulmoner sendromu” olarak bilinen ağır solunum tablosuna, Avrupa ve Asya’da ise böbrekleri etkileyen “renal sendromlu kanamalı ateş” tablosuna neden olabiliyor.
Hastalığın erken belirtileri ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi şikayetlerle başlayabiliyor. Ağır vakalarda ise öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi ve şok gelişebiliyor.
Hastalığı gündeme getiren olay: Yolcu gemisindeki vakalar
Hantavirüsün yeniden gündeme gelmesinde, MV Hondius adlı yolcu gemisinde görülen vaka kümesi etkili oldu.
DSÖ’nün 7 Mayıs tarihli son açıklamasında vaka sayısının 8’e yükseldiği, bu vakalardan 5’inin hantavirüs olarak doğrulandığı belirtildi.
Virüsün Andes türü olduğu, bu türün yakın ve uzun süreli temasla sınırlı insandan insana bulaş gösterebilen tek hantavirüs türü olarak bilindiği kaydedildi.
3 kişi hayatını kaybetti
DSÖ’nün son açıklamasına göre, gemiyle bağlantılı hantavirüsvaka kümesinde 3 kişi hayatını kaybetti.
Vakalar arasında takip ve tedavisi süren hastalar da bulunuyor. DSÖ, kuluçka süresi nedeniyle yeni vakaların bildirilebileceğini bildirdi.
DSÖ’nün son açıklaması: ”Risk düşük”
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, olayın ciddi olduğunu ancak mevcut değerlendirmeye göre halk sağlığı riskinin düşük olduğunu açıkladı.
DSÖ, hastaların bakımının sağlanması, gemideki yolcu ve mürettebatın güvenli şekilde izlenmesi ve virüsün daha fazla yayılmasının önlenmesi için çok ülkeli koordinasyon yürütüldüğünü duyurdu.
DSÖ ayrıca Arjantin’den 5 ülkedeki laboratuvarlara 2 bin 500 tanı kiti gönderilmesini organize ettiğini ve yolcuların güvenli tahliyesi için operasyonel rehber hazırladığını bildirdi.
Türkiye’de pozitif vaka yok
Sağlık Bakanlığı, kamuoyuna yansıyan hantavirüs vakalarına ilişkin sürecin bilimsel esaslar doğrultusunda takip edildiğini açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir.
Bakanlığımız, halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı, tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir.”
Korunma yolları neler?
Uzmanlara göre hantavirüsten korunmanın temel yolu, kemirgenlerle ve kemirgen atıklarıyla teması azaltmak.
Ev ve iş yerlerinde kemirgen girişine yol açabilecek delik ve açıklıklar kapatılmalı, yiyecekler kapalı kaplarda saklanmalı ve kemirgen istilası görülen alanlar kontrol altına alınmalı.
Kemirgen dışkısı ya da yuvalarının bulunduğu alanlar kuru süpürme veya elektrik süpürgesiyle temizlenmemeli. Temizlik öncesinde alan nemlendirilmeli ve dezenfektan kullanılmalı.
Andes virüsü şüphesi bulunan durumlarda ise yakın temastan kaçınılması, ellerin sık yıkanması ve aynı bardak, çatal, kaşık, sigara, nargile ya da vape ürünlerinin paylaşılmaması öneriliyor.
Özel tedavisi veya aşısı bulunmuyor
DSÖ’ye göre hantavirüs enfeksiyonu için lisanslı özel bir antiviral tedavi ya da aşı bulunmuyor.
Tedavi, hastanın klinik durumuna göre destekleyici bakım ile solunum, kalp ve böbrek komplikasyonlarının yakından izlenmesi üzerine kuruluyor.
Ağır vakalarda erken yoğun bakım desteği, hayatta kalma şansını artırıyor.