Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Müşavirliğinden yapılan yazılı
açıklamada, bugün bir gazetenin manşetinde yer alan "Kutlu Doğum
Haftası'nın bir FETÖ projesi olduğu ve buna rağmen halen Diyanet
İşleri Başkanlığı tarafından savunulduğu" yönündeki haberin gerçeği
hiçbir şekilde yansıtmadığı belirtildi.
Açıklamada, söz konusu haberin, 30 yıldır görev yapan bütün Diyanet
İşleri Başkanlarına ve teşkilat çalışanlarına yöneltilen çirkin bir
yalan ve iftira niteliğinde olduğu aktarılarak, şu ifadelere yer
verildi:
"Bu haber, Kutlu Doğum haftalarında yurdumuzda ve yurt dışında
Peygamber sevgisiyle salonları dolduran gönülleri rencide etmiştir.
Haberi desteklemek için manşetten yayınlanan ve internet ortamında
yayılan fotoğrafların Başkanlığımıza ait Kutlu Doğum Haftası
organizasyonları ile alakası bulunmamaktadır. Haberde, bugün
hayatta olan 7 Diyanet İşleri Başkanımızdan hiçbirine müracaat
edilmeden, Başkanlığımız yetkililerinden bilgi alınmadan indi
görüşlerle hareket edilmesi, yüzeysel ve tarafgir bilgilere yer
verilmesi açık bir garabettir."
"BU HAFTA, MEVLİT KANDİLİ'NİN ANCAK
MÜTEMMİMİDİR"
Kutlu Doğum Haftası'nın, Diyanet İşleri Başkanlığının kendi
inisiyatifiyle ve kanunların verdiği yetkiyle ortaya çıktığına
dikkat çekilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
"Kutlu Doğum, 28 yıl boyunca tefekkür dünyamıza hayat vermiş,
'Hazreti Peygamber’i anmaktan anlamaya' düsturuyla gelişmiş ve
milletimizin yakın tarihinde yer etmiş bir haftadır.
Başkanlığımızın Türkiye’deki ilahiyat birikimiyle istişare ederek
planladığı ve yürüttüğü bu uygulamanın, Sevgili Peygamberimizin
rahmet mesajlarını toplumumuzun her kesimine ve gönül coğrafyamıza
ulaştırmaktan başka hiçbir gayesi olmamıştır. 28 Şubat süreçlerinde
eleştirilen, 27 Nisan bildirilerine konu edilen Kutlu Doğum’un
karanlık bir terör ve din istismarı hareketi olan FETÖ ile hiçbir
ilgisi ve alakası yoktur."
"Başkanlığımız Kutlu Doğum Haftası'nı Mevlit Kandili'ne alternatif
olarak ihdas etmiş değildir." denilen açıklamada, şöyle devam
edildi:
"Bu hafta, Mevlit Kandili'nin ancak mütemmimidir. İslam dünyası ile
eş zamanlı olarak idrak ettiğimiz mübarek Mevlit Kandili, Resul-i
Ekrem’in dünyayı teşrifini şükürlerle andığımız, ona olan sevgimizi
ve ihtiramımızı ifade ettiğimiz dini bir gecedir ve milletimiz
tarafından coşku ile kutlanmaya devam edecektir. Halbuki Kutlu
Doğum Haftası, Sevgili Peygamberimizi doğru anlamak, onun sünnetini
bugüne taşımak, onun hayat tarzını çocuklarımıza ve gençlerimize
tanıtmak, günümüz problemlerine nebevi referanslarla çözüm aramak
amacıyla ortaya çıkmış ilmi bir haftadır. Yaygın eğitim faaliyeti
şeklinde tasarlanan bu haftanın, dinin asıllarına sonradan
eklemelerde bulunmak gibi bir gayesi olmadığından bidat olarak
nitelenmesi son derece anlamsızdır.
"BİRLİĞE, BARIŞA VE KARDEŞLİĞE YATIRIM YAPAN BİR
HAFTA"
"Milletimizi millet yapan ve bu aziz milletin her ferdini bir araya
getiren en büyük sevgi, Peygamber sevgisidir." ifadesi kullanılan
açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İçinden geçmekte olduğumuz hassas dönemde Hazreti Muhammed’e
sevdalı olan bu ülke insanına onu anmaktan ve tanımaktan
vazgeçmesini önermek, tam manasıyla bir idrak tutulmasıdır. Hem
yurdumuzun dört bucağı hem de yurt dışındaki millet varlığımız için
bu hafta, Hazreti Peygamber’in sünneti ışığında milli ve manevi
değerlerimizi güçlendiren, ufkumuzu tazeleyen, kimliğimizi
pekiştiren, asimilasyonu önleyen, birliğe, barışa ve kardeşliğe
yatırım yapan bir haftadır.
Başkanlığımız, her sene bir bilgi, aydınlanma ve irfan ziyafetine
dönüşen Kutlu Doğum Haftası'nın istismar edilmesine, kuralsızca
eleştirilmesine ve itibarsızlaştırılmasına müsamaha
göstermeyecektir."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
