Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları’nın açılış programında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin tarihi tecrübeleri, güvenlik politikaları ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konferansların önemine işaret eden Erdoğan, programın açılışında katılımcıları selamlayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Milli Güvenlik Konferansları’nın açılışını yapmak üzere bir aradayız. Bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz diyorum. Tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.”
Programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, konferansların başarılı geçmesi temennisinde bulunarak şunları kaydetti:
“Talimatlarımız doğrultusunda hazırlanan Milli Güvenlik Konferansları’nın başarılı geçmesini temenni ediyorum. Programa katkı verecek tüm katılımcılara şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum.”
“Asırlardır stratejik önemi yüksek bir coğrafyada varlık gösteriyoruz”
Türkiye’nin tarih boyunca kritik bir coğrafyada varlığını sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, devlet geleneğinin köklü mirasına dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Milletçe stratejik önemi yüksek zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz. Avrupa’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş devletler kurmuştur.”
Tarih boyunca karşılaşılan zorluklara rağmen milletin ayakta kalmayı başardığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik anlayışının temel prensiplerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Nice zorluklarla karşılaştık. Nice badirelerden geçtik. Ama her defasında anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk. Bugüne kadar devletimizin güvenliğini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin gücü dışında kimseye umut bağlamadık. Cumhuriyetimizi bu anlayışla kurduk. 40 yılı aşan terörle mücadelemizi yine bu anlayışla sürdürdük. Ağır bedeller ödedik. Çok önemli kazanımlar elde ettik. Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız ‘terörü kaynağında yok etme’ stratejisi ile içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık.”
“Güvenlik paradigmamızda yeni bir dönem başladı”
Sınır ötesi operasyonların Türkiye’nin güvenlik yaklaşımında önemli bir kırılma noktası oluşturduğunu belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Irak ve Suriye harekatlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır.”
Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte üstlendiği role dikkati çeken Erdoğan, ülkenin artık kendi stratejilerini belirleyen bir konumda olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“Türkiye başkalarının senaryolarında rol biçilen bir ülke değil, kendi hikayesini yazan, bölgesinde oyun kurucu aktör haline geldiğini herkese göstermiştir.”
“Terörsüz Türkiye süreci stratejik devlet vizyonunun adıdır”
Terörle mücadelede yürütülen çalışmaların yalnızca güvenlik perspektifiyle değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, sürecin uzun vadeli hedeflerine ilişkin şunları söyledi:
“Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik devlet vizyonunun adıdır. Süreç hedeflerimizle uyumlu şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, milletin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır.”
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada güçlü kalmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Gardımızı indirdiğimiz anda bize bu topraklarda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur.”
“Siber tehditler de milli güvenliğin konusu”
Güvenlik kavramının günümüzde çok boyutlu hale geldiğini belirten Erdoğan, yeni nesil tehdit unsurlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu:
“Çağımızın güvenlik anlayışında enerji hatlarına yapılan saldırı da, bankacılık sistemini işlemez hale getiren siber tehdit de doğrudan milli güvenliğin alanına giriyor. Savaş meydanlarında tanklar ve füzeler kadar yazılımlar da belirleyici bir rol oynuyor.”
Yapay zekanın sunduğu imkanlar kadar beraberinde getirdiği risklerin de bulunduğunu ifade eden Erdoğan, veri güvenliğinin önemine dikkati çekerek şöyle konuştu:
“Veri güvenliğine çok önem veriyoruz. Doğru kullanıldığında yapay zeka karar alma sürecini hızlandırmaktadır. Yapay zeka ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak tercihten öte zorunluluktur.”
“Savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azalttık”
Türkiye’nin değişen güvenlik ortamını doğru okuyarak gerekli hazırlıkları yaptığını belirten Erdoğan, savunma sanayisinde elde edilen ilerlemelere işaret etti:
“Türkiye harp sahalarını en iyi okuyan, değişen güvenlik paradigmasını ilk fark eden ve kendini buna erkenden hazırlayan ülkelerden biri olmuştur. Kendimizi sürekli geliştirmeye çalıştık. Savunma sanayimizi güçlendirerek dışa bağımlılığımızı en aza indirdik.”
Bölgesel gelişmelerin Türkiye’nin sahip olduğu kapasitenin önemini daha görünür hale getirdiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sahip olduğumuz kapasitenin değerini etrafımızı kuşatan krize baktığımızda çok net görüyoruz. Türkiye Yüzyılı ifadesinde anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye’yi adıma adım inşa edeceğiz. İlham kaynağımız milletimizdir. Türk milleti var oldukça devletimiz de var olmaya devam edecektir.”
Konuşmasının sonunda milli ve manevi değerlere vurgu yapan Erdoğan, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:
“Bizi biz yapan, varlığımızı borçlu olduğumuz değerlere sahip çıkacağız. Asıl maddi güç unsurlarının üzerinde yükseldiği zemini sağlam tutacağız. Nedir o zemin? O zemin milletimizin ezelî ve ebedî kardeşliğidir. O zemin insanımızın ortak tarih ve kader bilincidir. O zemin toplumun temeli olan aile müessesemizdir. O zemin şuurlu, donanımlı, ahlaklı ve özgüvenli gençler yetiştirmektir. O zemin bağımsızlığımızın simgesi olan ezanımız ve bayrağımızdır. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Devletimizi payidar, milletimizi aziz, güvenlik güçlerimizi muzaffer eylesin diyorum. Bu düşüncelerle Millî Güvenlik Konferansları'nın ülkemize, milletimize ve devletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Emeği geçenleri tekrar tebrik ediyor, sizleri de bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.”