Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk'ta hafta sonunda
yapılacak genel seçime ilişkin, "Yaklaşan seçim, Arnavutluk'ta
tabii yeni bir dönemin de başlangıcına vesile olacaktır. İnanıyorum
ki Arnavutluk halkı da kendi geleceğini bu anlamda çok daha güçlü
kılacak bir sürece imzasını atacaktır." dedi.
Arnavutluk'un Top Channel televizyon kanalına konuşan Erdoğan,
Türkiye ile Arnavutluk ilişkilerinin hemen hemen hiçbir ülke ile
olmayan derinlikte olduğunu söyledi.
Erdoğan, "500 yılı bulan bizim bir birlikteliğimiz var ve
birlikteliğimiz, o günden bugüne aynı kararlılığını koruyarak
gelmiş." ifadesini kullandı.
"SEÇİM ARNAVUTLUK'TA YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLAMASINA VESİLE
OLACAKTIR"
Arnavutluk'un kendine özgü, farklı dini gruplarını bir arada
barındıran bir ülke olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
"Bu konumuyla da tabii Arnavutluk'un farklı bir saygınlığı var.
Yani Müslümanıyla, Hristiyanıyla hepsi bir arada ve bu zenginliği
temenni ediyorum ki bundan sonraki süreçlerde de Arnavutluk aynı
şekilde devam ettirsin ve Arnavutluk'u bölme, parçalama gayreti
içerisine girenler adeta orada duvara çarpsın. Çünkü Arnavutluk bu
özellikleriyle, bu hassasiyetleriyle zengin bir ülke. Bu
zenginliğine kimseyi bence Arnavutluk'taki halk, yönetimler
dokundurtmayacaktır diye düşünüyorum. Kendilerine de bu noktada,
özellikle şu anda Sayın Başbakan, değerli dostum Edi'ye (Rama) de
başarılar diliyorum. Yeni seçilen Sayın Cumhurbaşkanına aynı
şekilde başarılar diliyorum. Onların da kendi aralarındaki
dayanışmasını doğrusu çok çok önemsiyorum. Hele hele şimdi yaklaşan
seçim, Arnavutluk'ta tabii yeni bir dönemin de başlangıcına vesile
olacaktır. İnanıyorum ki Arnavutluk halkı da kendi geleceğini bu
anlamda çok daha güçlü kılacak bir sürece imzasını atacaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk'ta yeni seçilen cumhurbaşkanı ile
mevcut başbakan arasındaki olası tartışmaların kendisini üzeceğini
anlattı.
Arnavutluk'ta hep başbakan ile cumhurbaşkanlığı birlikteliğini
bundan sonraki süreçte çok daha güçlü bir birliktelik olarak görmek
istediklerini vurgulayan Erdoğan, "Zira cumhurbaşkanı-başbakan
arasındaki bu tür ayrılıklar ülkeye bir şey kazandırmaz, tam aksine
kaybettirir. Kaldı ki bu süreçte de ben inanıyorum bu telafi
edilecektir ve yeni seçimlerle beraber de bu dayanışma ruhu, bu
birliktelik inşallah Arnavutluk'a çok büyük güç kazandıracaktır ve
şu anda ayakları üzerinde güçlü bir şekilde duran Arnavutluk,
bundan sonraki süreci de iyi değerlendirecektir." diye konuştu.
Türkiye ile Arnavutluk arasındaki tarihi bağlar
Daha sonra programda Erdoğan'a, "Arnavutluk'u bölmek isteyen
güçler" ifadesiyle neyi kastettiği soruldu.
Erdoğan, bu soru üzerine şunları söyledi:
"Tabii burada isim vermek doğru olmaz. Konuyla ilgili olarak
özellikle Arnavutluk'taki yetkili olan siyasetçi arkadaşlarımız
bizimle yaptıkları görüşmelerde bunu bizimle paylaşırlar ve bize de
burada ne düşüyorsa biz Türkiye olarak siyasi, askeri, ekonomik,
ticari, kültürel, her alanda elimizden gelen desteği Arnavutluk'a
vermekte kararlıyız. Çünkü Arnavutluk'u biz bir defa Balkanlar'da
çok önemli bir dayanışma unsuru olarak görüyoruz. İstikrarı sağlama
noktasında önemli bir ülke olarak görüyoruz. Çünkü Balkanlar'ın
istikrarı önemli ve Balkanlar'ın istikrarında bu kadar önemli bir
ülke eğer zafiyet geçirecek olursa buna biz üzülürüz. Balkanlar
adına üzülürüz, Balkanlar için üzülürüz. Bunun için de böyle bir
Arnavutluk'un birliğini, beraberliğini, huzurunu bozmaya
çalışanlara da fırsat vermemek lazım."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sunucunun "Arnavutlar sizler için özel bir
yatırım mı?" sorusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Olaya bu şekilde bakmadıklarını, her şeyin ekonomik gözle ele
alınamayacağını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bir de sizlerin bir tarih, medeniyet bakışınızın olması lazım. Biz
tabii özellikle az önce size söylediğim gibi 500 yıllık bir
birlikteliğe, geçmişe sahip olduğumuz Arnavutluk'a böyle bir gözle
bakamayız. Bugün Arnavutluk'ta hala bizim tarihten kalma birçok
sanat eserlerimiz var, ecdattan kalma sanat eserlerimiz var ve
orada akrabalık bağlarımızın olduğu nice insanlar var. Bu sadece
Arnavutluk'ta değil, tüm Balkanlar'da bunu görmek mümkün. Yani
Makedonya'ya gittiğiniz zaman bunu görürsünüz. Bosna Hersek'e
gittiğiniz zaman bunu görürsünüz. Bütün buralarda mevcuttur. Biz de
istiyoruz ki bu ayrılık olmasın. Aynı şeyi Sırbistan'a
gittiğinizde, orada da görürsünüz. Demek ki burada bizim çok tarihi
derinliklerde olan bağlar var. Biz bu bağların kopmasını
istemiyoruz. Bu bağlar aynen korunmalı, devam etmeli, güçlenerek
devam etmeli. Böylece bu ülkeler kendi ayakları üzerinde rahatlıkla
durmalı."
"Balkanlar'ın toprak bütünlüğüne saygı duyulmasının özellikle
yanındayız"
Erdoğan programda, Arnavutluk, Makedonya ve Kosova'yı tek bir
Arnavutluk devleti şeklinde birleştirme girişimlerine yönelik
iddialara da değindi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Tabii böyle bir şeyi aslında biz düşünmek istemeyiz. Her ülkeyi
kendi coğrafi şartları içerisinde değerlendirmemiz lazım ve
buralara bu tarihte olduğu gibi müdahaleleri asla doğru bulmuyoruz.
Bunlar yanlış şeyler. İşte şu anda Ortadoğu'da olanlar ortada.
Irak'ta olanlar, Suriye'de olanlar ortada. Bunları biz yanı
başımızda görüyoruz. Aynı şeylerin Balkanlar'da olmasını
istemiyoruz. Balkanlar üzerinde bu tür ince hesaplar yapanlar var
ama ona müsaade etmemeliyiz ve biz burada, Balkanlar'ın toprak
bütünlüğüne saygı duyulmasının özellikle yanındayız. Bunu bir defa
görmemiz lazım. Onun için ha Makedonya, ha Bosna Hersek, ha
Arnavutluk, Sırbistan, buralarda artık bu oyunların oynanmaması
lazım. Hepsi de kendi toprak bütünlüğünü bu noktada kendi içinde
nasıl geçmişte yaşadıysa, bundan sonra da yaşamaya devam
etmelidir."
Arnavutluk'un, sahip olduğu ılımlı Müslüman çoğunluk nedeniyle
Avrupa Birliği (AB) sürecinde karşılaşabileceği sıkıntıları da
yorumlayan Erdoğan, "Şimdi tabii doğmamış çocuğa don biçmek olacak
bir iş değil. Şimdi ortada sadece bir müzakereci ülke olma sıfatı
var. Şu anda biz AB üyesi değiliz. Dolayısıyla burada böyle bir
şeyi konuşmak da doğru değil ama şunu çok açık ve net
söyleyebilirim. Yani Türkiye olarak biz hangi inançtan olursa
olsun, nasıl Arnavutluk'ta farklı inançlar bir arada yaşıyorlarsa,
bu bir arada yaşayışı hazmedemeyenler orayı parçalamak
istiyorlarsa, biz diyoruz ki onların bir arada yaşama sürecini
devam ettirmek lazım." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, Dayton sisteminin Bosna Hersek'te beklenenleri
getirmediğini belirtti.
Farklılıkların zenginlik olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı
Erdoğan, "Şimdi bizde bir ifade var ki Medeniyetler İttifakı'nda da
biz bunu çok kullandık. Biz farklılıklarımızı hep zenginlik telakki
etmişizdir ve farklılıkların zenginlik olmasından kimsenin
kaçınmaması lazım. Burada rahat olmak lazım. Hele hele medeniyet
anlayışında, kültür anlayışında bu adeta bir ilke gibidir. Bunu
savunmak Arnavutluk'a da kazandırır, Makedonya'ya da kazandırır,
Kosova'ya da kazandırır, Bosna Hersek'e de kazandırır, hepsine
kazandırır." dedi.
"Tecrübe aktarımından da kimsenin rahatsız olmaması gerekir"
Kendisinin Balkanlar'daki bazı ülkelerde belli bazı siyasi
partileri desteklediğine dair söylemleri de değerlendiren Erdoğan,
şöyle konuştu:
"Şimdi tabii bunu söylemek çok çok çirkin olur. Şimdi aynı dünya
görüşüne sahip olduğumuz siyasi partiler olabilir, o başka bir şey.
Aynısı Avrupa için de geçerlidir. Yani şu anda siz zannediyor
musunuz Avrupa'daki ülkelerin birçoğu Balkanlar'daki birçok siyasi
partiyle bu noktada görüş alışverişinde bulunuyor. Bu olağan bir
şeydir. Yani Türkiye olarak bizim de bu noktada tabii ki bizden
istifade etmek isteyen, siyasi kanaatlerimizi, siyasi tecrübemizi
öğrenmek, ondan istifade etmek isteyenler olabilir. Biz onlara da
doğrusu her türlü bu noktada fikri-düşünsel desteği veririz. Bu bir
tecrübedir ve bu tecrübe aktarımından da kimsenin rahatsız olmaması
gerekir ama kalkıp da orada kıran kırana bir yarışın içerisinde biz
Türkiye olarak yer almayız, bunu doğru da bulmayız. O zaman oradaki
bu siyasi mücadelenin anlamı da ortadan kalkmış olur ama bizden
yani uluslararası anlamda diyelim ki belli fikri noktada dayanışma
isteyenlerle birikimlerimizi rahatlıkla da paylaşabiliriz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile olan
dostluğunu ve kendisini Türkiye'deki önemli açılışlara davet
etmesini de yorumladı.
Erdoğan, şunları dile getirdi:
"Şimdi bunlar tabii Türkiye olarak sadece benim yaptığım veya bizim
yaptığımız şeyler değil. Dünyadaki birçok lider bu tür çok çok
önemli yatırımlarının açılışlarına kalkıp değişik ülkelerdeki
dostlarının orada bulunmasını isterler ki siyasette vizyonerlik
denilen bir olay vardır. Bu da o vizyonerliğin bir gereğidir.
Dolayısıyla ben de zaman zaman birçok Balkanlar'daki dostlarımı,
Avrupa'daki dostlarımı bu tür açılışlara davet etmişimdir. Örneğin
İtalya'dan Silvio Berlusconi'yi davet etmişimdir. Daha önce
Arnavutluk'tan yine aynı şekilde bir başka başbakanı davet
etmişimdir. Aynı şekilde Yunanistan Başbakanı Sayın Karamanlis'i
burada böyle bir çocuğumun nikahına davet etmişimdir. Bunları hem
ilişkilerimizi güçlendirecek etkinlikler olarak düşünüyorum,
adımlar olarak düşünüyorum. Nitekim de aradan yıllar geçmesine
rağmen bir araya geldiğimizde hemen bunlar hatırlatılır. Mesela son
dönemde yine kızımın nikahında da birçok ülkeden dostlarımızı
çağırdım. Sağ olsun bizi kırmadılar, hepsi de bu nikaha katıldılar.
Biz de çok mutlu olduk. Onlar da tabii mesela Pakistan
Başbakanı'ndan tutunuz, Katar Başbakanı'nın eşine varıncaya kadar
birçokları bu nikahta yer aldılar. Bizler de hakikaten çok çok
mutlu olduk. Çocuklarım mutlu oldular ve bunlar kaynaşmamız için de
önem arz ediyor. Sağ olsun Edi Rama da benim bu davetime icabet
etti, geldi. Aynı şekilde bir köprü açılışında Edi Rama ile yine
bir arada olduk."
"Yatırımcı sahaya inmiş vaziyette"
Türkiye'de geçen yıl yaşanan darbe girişiminin ardından devam eden
süreci değerlendiren Erdoğan, "Şu anda biz, 15 Temmuz darbe
girişiminden sonra bu FETÖ'cü terör örgütünün attığı bu adımlara
rağmen çok ciddi bir mesafe kaydettik. Şu anda kişi başına milli
gelirimiz 11 bin doları aşmış vaziyette ve ileri doğru gidiyoruz.
Özellikle bu ilk çeyrekte yüzde 5 büyümeyi Türkiye'nin yakalamış
olması önemli bir gelişme ve dünyada biliyorsunuz Çin ve
Hindistan'dan sonra biz 3'üncü sırada yer aldık; yüzde 5
büyümeyle." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında FETÖ
ile mücadeleye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Aldığımız birçok tedbirler var. Bu tedbirlerin yanında ihracattaki
tabii hamle çok çok önemli ve bu yüzde 5 büyümenin içinde 2,2 gibi
ihracatın payı var. Bu adımlarla beraber bundan sonra yurt içi-yurt
dışı yatırımlarda da artışlar olacak. Yurt dışından gelen
yatırımcılar var. Kendileriyle görüşmeler yapıyoruz. Yurt içinde
aynı şekilde yatırımlar var. Çünkü bir öz güven artık oluştu. Bu öz
güvenle birlikte artık yatırımcı da sahaya inmiş vaziyette. Bunlar
ülkemize tabii ki yatırımla birlikte istihdamda çok şeyler
kazandıracak, üretimde çok şeyler kazandıracak. Bütün bunlarla
beraber de tabii özellikle dünyadaki bu ekonomi rekabetinde
gücümüzü bunlar çok çok artıracak."
Tatil için Türkiye'yi tercih edecek Arnavutlara da seslenen
Erdoğan, "Memnuniyetle bekleriz. Bizim çünkü Arnavutluk'la olan
bağlarımız çok güçlü. Türkiye'den de unutmayın ki Arnavutluk'a
gidenler çok çok fazla. Çünkü Arnavutluk'un da özellikle sahil
turizmdeki güzellikleri çok çok fazla. Oralara gidenlerin olduğunu
biliyorum. Hatta Türk girişimcilerin turizmde oradaki yatırımlarını
da biliyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk'taki Türk yatırımlarının yeterli
düzeyde olmadığı yönündeki eleştirilere de yanıt verdi.
Türkiye'nin Arnavutluk'taki yatırımlarının ciddi bir konuma
geldiğini, yaklaşık 3 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktaran
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bilmiyorum Avrupa ülkelerinden bu tür yatırımlar bu noktada başka
ülkelerde var mı? Türkiye'nin bu yatırımları durmayacak. Bundan
sonra da bu yatırımlar devam edecek. Özellikle marina olaylarında
yatırımlar düşünülüyor ve bu bölgede Türkiye, Yunanistan ve
İtalya'yla birlikte bir tercihli ortak olarak bir hamlenin
içerisinde. Turizmde orada ciddi ataklara Türk iş adamları
girecekler. Şu anda devam eden yatırımlarımız var. Seçimlerden
sonra da öyle zannediyorum ki tabloyu görerek Arnavutluk'ta ciddi
bir yatırım atacağı başlayacak."
"Çocuklarınızı FETÖ'nün okullarına göndermeyin"
Arnavutluk'taki FETÖ yapılanmalarına yönelik bu ülkenin
yetkililerine yapılan uyarılara dikkati çeken Cumhurbaşkanı
Erdoğan, "Ben sevgili Arnavutluk halkına şu ricada bulunacağım;
çocuklarınızı kesinlikle FETÖ'nün okullarına göndermeyin."
dedi.
Erdoğan, Arnavutluk'un başbakanı ve cumhurbaşkanına FETÖ okulları
konusunda ricada bulunduğunu belirterek, Maarif Vakfı ile
Arnavutluk Eğitim Bakanlığı ortaklığında yürütülecek çalışmaların
Arnavutluk gençliğini kesinlikle mağdur etmeyeceğini, onları en
ideal şekilde yetiştireceğini ve bundan endişe duyulmaması
gerektiğini vurguladı.
FETÖ'nün Arnavutluk için oluşturabileceği tehdide işaret eden
Erdoğan, "Şunu özellikle söyleyeyim. FETÖ nasıl bizim için bir
tehdit oluşturma konumuna geldiyse, Arnavutluk küçük bir ülke, az
bir nüfusa sahip, orada çok daha büyük bir tehdit oluşturabilir.
Çünkü bunların en önemli şeyi şudur; kaliteli, seçkin ailelerin
çocuklarını bunlar çekip alırlar, okullarında yetiştirirler, ondan
sonra da devletin önemli kademelerine sokmak suretiyle yarın bunlar
nasıl Türkiye'de tehdit oluşturdularsa Arnavutluk'ta da bir tehdit
unsuru haline gelirler. Onun için bunlara böyle bir fırsatı asla
vermemek lazım." uyarısında bulundu.
Türkiye'nin FETÖ okullarının kapatılması noktasında Arnavutluk'a
bir baskı uygulayıp uygulamayacağı yönündeki soruyu da yanıtlayan
Erdoğan, "Şimdi ben burada bir defa böyle bir ülkenin, Arnavutluk
gibi dost bir ülkenin kendi içişlerinde tehdit oluşturacak bir
ifadeyi asla kullanmam ama yarın bu FETÖ terör örgütü Arnavutluk
için bir tehdit unsuru haline gelir, ondan sonra da vakit geç
olur." değerlendirmesini yaptı.
"Arnavutluk ders çıkarmalı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün Türkiye gibi 80 milyon nüfusa sahip
bir ülkede sızma hareketi yaparak ordu ile emniyet teşkilatına
büyük zararlar verdiğine dikkati çekti.
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde 249 vatandaşın şehit, 2 bin
193 vatandaşın ise gazi olduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle devam
etti:
"Şimdi ben bunu anlattığım zaman bu Arnavutluk için bir tehdit
olmaz ancak Arnavutluk buradan ne yapması lazım? Bir ders çıkarması
lazım. Yani bu terör örgütü Türkiye'de bunu yapabildiyse, yarın
aynı şeyi Arnavutluk'ta da yapabilir. Ben bunu bir kardeş olarak
Arnavutluk'a söylüyorum. Bir tehdit olarak asla böyle bir şeyi
düşünmemiz söz konusu olamaz, olmaz. Onun için de erkenden bunu
bizler hatırlatalım ki böyle bir oyuna gelinmesin ve Arnavutluk da
gerekli tedbirleri almak suretiyle Maarif Vakfıyla kendi Milli
Eğitim Bakanlığı müşterek bir çalışmaya girmek suretiyle bu adım
atılır ve oradaki yavrularımız, oradaki gençlerimiz de bütün
eğitim-öğretimi bu yeni kurulacak okullarda aynen devam
ettirsinler."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de özellikle darbe girişiminin
ardından kendisine yöneltilen insan hakkı ihlalleri iddiaları
hakkındaki soruya da cevap verdi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Buna halkım 16 Nisan'da en güzel cevabı verdi. Benim cevap vermeme
gerek yok. Bak, millet oylama yaptı ve 16 Nisan'daki oylamada ne
oldu? Yüzde 52'yle milletimiz dedi ki 'Biz Cumhurbaşkanlığı Hükümet
Sistemi'ne geçmek istiyoruz.' Bu önemli bir adım. Şimdi 2019'un
kasımında yeni sisteme göre bir seçim yapılacak. Şimdi yüzde 52 oy
almak öyle her siyasi hareketin, her babayiğidin karı değil. Yani
bir şeyler yapılıyor ki bu millet kalkıp böyle bir harekete, AK
Parti hareketine ve Tayyip Erdoğan'a böyle bir tercih kullanıyor.
Demokrasilerde ölçü nedir? Milli iradedir değil mi, milletin
tercihidir. Milletin tercihi bu olduğuna göre, bunun üzerinde
spekülasyon yapılabilir mi? Böyle bir tercihin üzerinde, 'Hayır, ne
kadar yüzde 52 verilmiş olsa da biz bunu kabul etmiyoruz' demeye
kimsenin hakkı var mı? Yok. Cumhurbaşkanı seçildiğimde de yine
yüzde 52 oy ile seçildim. Bu referandumda da yine yüzde 52'ye
yaklaşan bir oyla bu paket sandıktan çıktı. Şimdi bütün bu
gerçekler ortadayken, hala maalesef bazı dezenformasyonlar
yapılıyor. Bu dezenformasyonların peşine de ne yazık ki özellikle
Batı takılıveriyor. Bu FETÖ'nün bir kampanyasıdır ve FETÖ'nün bu
kampanyasına Batılı dostlarımızın takılmasını doğrusu biz anlamakta
zorlanıyoruz. Siz seçimle işbaşına gelmiş olan bir partiyi, bir
hükümeti veyahut da bir cumhurbaşkanını mı destekleyeceksiniz,
yoksa darbe yapmak suretiyle bir ülkeyi bölmek isteyenlerin peşinde
mi olacaksınız? Eğer demokrasi diyorsak, kusura bakmasınlar, o
zaman seçimle işbaşına gelmiş hükümeti destekleyecekler, seçimle
işbaşına gelen bir cumhurbaşkanını da destekleyecekler. Eğer
desteklemiyorlarsa demek ki samimi değiller."
"Daha iyi olacak, onun için çok çalışıyoruz"
Programın sunucusu, Erdoğan'a son olarak, görüş ayrılıkları
bulunmasına rağmen insanların büyük çoğunluğunun kendisini çok
sevdiği ve bu sevginin nasıl oluştuğu yönündeki sorusunu
yöneltti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu soru üzerine şu değerlendirmelerde
bulundu:
"Şu anda biliyorsunuz sandıkların neticesi ancak halka hizmetle
olur. Eğer halka hizmet ederseniz, halkın gönlünü kazanırsanız, bu
halk sizi ihmal etmez. İşte 15 yıldır başbakan ve cumhurbaşkanı
olarak aralıksız milletime hizmet veriyorum ve milletimiz bizi
kenara koymadı. Devamlı oyları yükselte yükselte bizi buraya
getirdi. Fakat aldığımız Türkiye felaketti, her alanda çökmüştü.
Biz şimdi üç kat büyüttük. Düşünün, 3 bin 500 dolar kişi başı milli
gelir, şimdi 11 bin 500 dolara çıktı. Halk bunları görüyor. Böyle
bir yere getiriyorsunuz. Dünyadaki en büyük 17'nci ülke konumuna
getiriyorsunuz, satın alma gücü olarak 14'üncü konuma
getiriyorsunuz. Bu vatandaş herhalde kör değil, bunu gördüğü için
diyor ki şimdi Boğaz'ın üstünde üçüncü bir köprü yaptık. İstanbul'u
İzmir'e bağlayan Osmangazi Köprüsü'nü yaptık. Boğaz'ın altından
Marmaray Tüneli'ni yaptık. Yine Boğaz'ın altından otomobillerin
geçmesi için Avrasya Tüneli'ni yaptık. Bunlar İstanbul ulaşımına
yönelik önemli adımlar. 79 senede bu ülkede 6 bin 100 kilometre
bölünmüş yol yapılmıştı. Biz ise şu 15 senede 19 bin kilometre
bölünmüş yol yaptık. Artık halk bunları görüyor. 25 tane havalimanı
varken Türkiye'de, biz şimdi bunların sayısını 55'e çıkardık. Uçağa
binildiği zaman, eskiden 'otobüs fiyatından yüksek' derdi, şimdi
otobüs fiyatına uçağa binilebiliyor. Böyle bir konuma geldik. Benim
halkım bunları görüyor, onun için de tabii ki kendisine hizmet
edenlere sevgiyi de esirgemiyor, oyunu da esirgemiyor. Daha iyi
olacak, onun için çok çalışıyoruz."
Arnavutluk halkına birlik ve beraberlik çağrısında bulunan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda son olarak, "Tüm Arnavutluk
halkına şahsım ve Türk milleti adına en kalbi sevgilerimi
gönderiyorum. Aman birlik olsunlar, beraberlik olsunlar ve
Arnavutluk'a sahip çıksınlar." ifadesini kullandı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
