Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ittifakın güvenlik gündeminin yanı sıra Ankara-Washington hattında uzun süredir çözüm bekleyen konuları da yeniden gündeme taşıdı. Resmi karşılama töreninin ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump’ın mesajlarında, F-35 savaş uçakları, KAAN için motor tedariki, savunma sanayisi iş birliği ve Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımları öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
ABD Başkanı Trump’ın yaptırımların kaldırılacağına ilişkin açıklaması, iki NATO müttefiki arasında S-400 kriziyle başlayan ve F-35 programına kadar uzanan sürecin geleceği açısından dikkatle takip edilen yeni bir gelişme oldu.
“Biz dostlarımıza müeyyide uygulamıyoruz”
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“(CAATSA yaptırımları) Bu müeyyideleri kaldıracağız. Bunu söyleyebilirim. Sayın Cumhurbaşkanı vaktini harcamasın bu soruyu cevaplamakla, ben doğrudan söylüyorum; çok yakın konuşuyoruz. Marco Rubio da burada, Dışişleri Bakanımız; Scott Bessent da burada, Pete de burada, herkes burada. Bu ambargoları, bu müeyyideleri kaldırıyoruz artık vakti geldi. Biz dostlarımızın müeyyideli (ambargolu) olmasını istemiyoruz, bu çok basit. Biz dostlarımıza müeyyide uygulamıyoruz.”
Trump’ın bu açıklamaları, Türkiye’ye 5 yılı aşkın süredir uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde Washington’dan gelen en net siyasi mesajlardan biri olarak kayıtlara geçti. Açıklama, F-35 süreci ve savunma sanayisi alanındaki kısıtlamalar açısından da yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirildi.
CAATSA nedir?
CAATSA, “Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act” ifadesinin kısaltması olarak biliniyor. Türkçeye “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası” şeklinde çevrilen düzenleme, 2 Ağustos 2017’de yürürlüğe girdi.
Yasa, ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit olarak değerlendirdiği İran, Rusya ve Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımları kapsıyor. CAATSA’nın 231. maddesi ise Rusya’nın savunma ve istihbarat sektörleriyle bağlantılı “önemli işlem” yapan kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulanmasının önünü açıyor.
Bu yönüyle CAATSA, yalnızca ABD’nin hasım olarak gördüğü ülkelere değil, bu ülkelerin savunma ve istihbarat sektörleriyle belirli düzeyde işlem yapan üçüncü taraflara da yaptırım uygulanmasına imkan tanıyan bir mekanizma olarak öne çıkıyor.
Neden Türkiye’ye uygulandı?
Türkiye’ye CAATSA yaptırımlarının uygulanmasına giden sürecin merkezinde, Ankara’nın Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması yer aldı. Türkiye, hava savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla Rusya ile S-400 anlaşması yaptı. İlk teslimatlar 2019’da gerçekleşti.
ABD yönetimi ise Türkiye’nin S-400 alımını, CAATSA kapsamında Rusya’nın savunma sektörüyle yapılan “önemli işlem” olarak değerlendirdi. Bu süreçte Türkiye önce F-35 programının dışında bırakıldı, ardından CAATSA yaptırımları devreye alındı.
ABD’nin açıkladığı CAATSA yaptırımları, Türkiye ekonomisinin geneline değil, savunma sanayisi alanındaki belirli kurum ve isimlere yönelik uygulandı. Yaptırım listesine dönemin Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile kurumun bazı üst düzey yetkilileri dahil edildi.
5 yılı aşan yaptırım süreci
CAATSA yaptırımları, 2020’den bu yana Türk-Amerikan ilişkilerinde savunma sanayisi alanındaki en kritik başlıklardan biri oldu. Ankara, süreç boyunca yaptırımların NATO müttefikliği ruhuyla bağdaşmadığını vurguladı. Türkiye, savunma sanayisi alanında iki müttefik ülke arasında bu tür kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini savundu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da zirve öncesi yaptığı açıklamalarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump’ta CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde güçlü bir irade bulunduğunu ifade etmişti.
CAATSA sonrası F-35 dosyası yeniden masada
CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağına ilişkin açıklama, Türkiye’nin F-35 programına dönüş ihtimalini de yeniden gündeme taşıdı. Türkiye, F-35 programının üretici ortaklarından biri olmasına rağmen S-400 krizi sonrası programın dışında bırakılmıştı.
Trump, F-35 savaş uçaklarıyla ilgili soruya yanıtında Türkiye’nin uzun süredir sadık bir müttefik olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye ile çok iyi ilişkilerimiz var. Türkiye çok uzun zamandan beri çok sadık bir müttefik oldu, birçoğundan da daha sadık bir müttefik oldu. F-35'ler bildiğiniz gibi en iyi uçaklar ve bu konuyu konuşacağız.”
Trump’ın bu sözleri, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasıyla birlikte F-35 dosyasının da yeniden ele alınabileceğine ilişkin beklentileri güçlendirdi.
Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni sayfa
Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi’nde yaptığı CAATSA açıklaması, Türkiye-ABD ilişkilerinde uzun süredir en kritik başlıklardan biri olan savunma sanayisi dosyasında yeni bir dönemin başlayabileceği yorumlarını beraberinde getirdi.
Yaptırımların kaldırılması halinde, iki ülke arasında savunma sanayisi iş birliği, teknoloji tedariki, F-35 programı ve NATO içi müttefiklik ilişkilerinin yeniden şekillenmesi bekleniyor.
NATO Zirvesi’nde verilen bu mesaj, yalnızca CAATSA yaptırımlarının geleceği açısından değil, Türk-Amerikan ilişkilerinde savunma sanayisi merkezli gerilimin aşılması bakımından da kritik bir eşik olarak öne çıktı.