Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş’te yaptığı temasların ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Rohingya krizi, Türkiye-Bangladeş ilişkileri ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fidan, Bangladeş’te bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ikili ilişkilerden küresel meselelere kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.
BM seçimi ve yeni dönem vurgusu
Fidan, Bangladeşli mevkidaşı Rahman’ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Dönem Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilmesinden duydukları memnuniyeti ifade ederek, şunları söyledi:
“Öncelikle kardeşim Rahman’ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Dönem Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilmesinden duyduğumuz büyük memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Kendisini huzurlarınızda bir kez daha tebrik ediyorum.”
BM Genel Kurulu seçimlerinin Bangladeş açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Fidan, bu sonucun uluslararası toplumun Bangladeş’e duyduğu saygının göstergesi olduğunu kaydetti.
Fidan, “Ortaya çıkan sonuç, uluslararası toplumun Bangladeş’e duyduğu saygının çok önemli bir göstergesidir. Bangladeş’in BM’deki etkin rolü ve Sayın Rahman’ın sahip olduğu engin tecrübesiyle bu önemli görevi başarıyla yürüteceğinden hiç şüphe duymuyoruz.” ifadelerini kullandı.
"Türkiye güçlü destek vermiştir"
12 Şubat’ta Bangladeş’te yapılan seçimler ve referandum sonrası ülkenin yeni bir döneme girdiğini hatırlatan Fidan, Türkiye’nin sürece desteğine dikkat çekti.
Bakan Fidan, “Türkiye bunun çok güçlü bir destekçisi olmuştur. Biz bundan çok memnunuz.” değerlendirmesinde bulundu.
İkili ilişkiler ve ticaret hedefi
Türkiye ile Bangladeş arasındaki temasların ilişkileri derinleştirdiğini vurgulayan Fidan, iş birliği alanlarının genişletilmesine yönelik iradeyi yineledi.
Fidan, “Köklü ortaklığımızı geniş bir yelpazede derinleştirme ve sağlam temeller üzerinde çok daha güçlü ve vizyoner bir boyuta taşıma hedefimize yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz.” dedi.
İki ülke arasındaki ticaret hacmine de değinen Fidan, mevcut 1,3 milyar dolar seviyesinin 2 milyar dolara çıkarılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Kültürel iş birliği anlaşması
Fidan, Bangladeş Kültür Bakanı Nitai Roy Chowdhury ile Kültürel Varlıkların Korunması Alanında İşbirliği’ne ilişkin mutabakat zaptı imzalandığını açıkladı.
Bakan Fidan, “İnsanlığın ortak mirasına sahip çıkma kararlılığımızın göstergesi olan bu metnin ülkelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Rohingya krizi ve insani sorumluluk
Rohingya meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Bangladeş’in önemli bir insani sorumluluk üstlendiğini vurguladı:
“Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi, ne yazık ki devam etmektedir. Bir milyondan fazla Rohingyalıya yıllardır ev sahipliği yapan Bangladeş’in tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilediğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Rohingya meselesine kalıcı ve adil bir çözüm bulunması amacıyla, ilgili komşu ülkeler ve kuruluşlarla dayanışma ve eşgüdüm içinde hareket ediyoruz. Bu krizi uluslararası toplumun gündeminde tutmak için de Türkiye olarak yoğun bir çaba sarf ediyoruz.”
Fidan, TİKA, AFAD, Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı gibi kurumların çalışmalarını yerinde inceleyeceğini belirtti.
Cox’s Bazar bölgesindeki mülteci kamplarını ziyaret edeceğini ifade eden Fidan, insani yardım faaliyetlerinin süreceğini vurguladı.
Bakan Fidan, “Rohingyaların durumunun iyileştirilmesine yönelik insani yardımlarımızı sürdürürken, güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde ülkelerine dönüşlerini desteklemeye de devam edeceğiz.” diye konuştu.
Bölgesel güvenlik ve küresel uyarılar
Fidan, bölgesel çatışmaların küresel etkilerine dikkat çekerek istikrarın önemini vurguladı:
“Günümüzde bölgesel çatışmalar, küresel dinamikleri her zamankinden daha fazla etkiler hale gelmiştir. Mevcut çatışmaların ve istikrarsızlığın tırmanarak daha geniş coğrafyalara yayılma eğilimi göstermesi hepimiz için derin bir endişe kaynağı.”
İsrail’in saldırganlığı durdurulmalı vurgusu
Fidan, İran-ABD görüşmelerine ilişkin süreci olumlu karşıladıklarını belirterek diplomatik çözüm çağrısı yaptı:
“İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanmasını bu açıdan memnuniyetle karşılıyoruz. Bu görüşmelerin somut neticelere ulaşmasını ve kalıcı bir barış ve istikrar zemini hazırlanmasını da temenni ediyoruz. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin tesis edilmesi ve savaş öncesindeki duruma dönülmesi, küresel ekonomi, enerji ve güvenliği bakımından zorunluluk teşkil etmektedir.”
Fidan ayrıca ara buluculuk çabalarına değinerek, Pakistan’ın rolünü önemsediklerini belirtti:
“Bu çerçevede Pakistan’ın ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik gösterdiği ara buluculuk çabalarını da ayrıca çok değerli buluyoruz ve bu çabalara etkin bir şekilde destek vermeye devam ediyoruz.”
Taraflara diplomatik süreci koruma çağrısında bulunan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“Taraflar diplomatik süreci tehlikeye düşürecek adımlardan kaçınmalıdır. Uluslararası toplum da savaşın sona erdirilmesi için ortak bir irade ortaya koymalı. Özellikle İsrail’in ateşkesi sabote etme girişimlerine engel olunması şarttır.”
Gazze ve bölgesel çatışmalar
Benjamin Netanyahu hükümetinin politikalarını eleştiren Fidan, bölgedeki gelişmelerin iki devletli çözümü tehdit ettiğini söyledi:
“İsrail, Gazze’de işlediği ve uluslararası toplumun vicdanında derin yaralar açan soykırımını sürdürmekte, Batı Şeria’da iki devletli çözümü hedef alan hukuksuz girişimlerine her gün bir yenisini eklemektedir. Uluslararası toplum için öncelik İsrail’in saldırganlığının durdurulması ve bölgede savaş ortamının ortadan kaldırılması olmalıdır.”
Fidan, Lübnan’daki saldırıların da sona ermesi gerektiğini belirterek, bölgede sükunetin tesis edilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.
İş birliğini güçlendirme mesajı
Fidan, Türkiye ile Bangladeş arasındaki ilişkilerin yeni projelerle daha da geliştirileceğini belirterek, Güney Asya’da istikrar, huzur ve refahın artırılmasına yönelik ortak iradenin süreceğini ifade etti.

Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman: “Türkiye son derece önemli bir ortak”
Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman, Türkiye ile ilişkilerin uzun yıllara dayanan güçlü bir dostluğa dayandığını belirterek, Türkiye’nin Bangladeş açısından son derece önemli bir ortak olduğunu vurguladı.
Rahman, dışişleri bakanı olarak ilk ziyaretini Türkiye’ye yaptığını hatırlatarak, bugün de mevkidaşı Hakan Fidan ile karşılıklı saygı ve anlayış çerçevesinde bir araya geldiklerini belirtti.
Gerçekleştirdikleri toplantıların Bangladeş ve Türkiye arasındaki uzun dostluğu temsil ettiğini kaydeden Rahman, Fidan’ın ziyaretini önemli bulduklarını aktardı.
Rahman, ülkesinde düzenlenen parlamento seçimlerine gözlemci gönderdiği için Türkiye’ye teşekkür etti.
Rahman, “Türkiye son derece önemli bir ortak. Bangladeş’in BM Genel Kurul başkanlığı ile ilgili olarak adaylığını destekleyen çok önemli bir ortak.” ifadelerini kullandı. Bu konuda Türkiye’nin verdiği desteği unutmayacaklarını dile getirdi.
Rahman, küresel sınamalar karşısında çok taraflı iş birliğinin son derece önemli olduğunu düşündüklerini vurguladı.
Fidan’ın ziyaretinin Bangladeş-Türkiye ilişkileri açısından önemli bir döneme denk geldiğini belirten Rahman, iki ülke arasındaki iş birliği ve ortaklığı daha ileri seviyelere taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Rahman, görüşmede Hakan Fidan’a Türk yatırımcıların Bangladeş’teki çeşitli özel ekonomik bölgelerde yatırım imkanlarından yararlanabileceklerini ifade ettiğini aktardı.
Bangladeş’in karşı karşıya olduğu en önemli insani ve diplomatik sınamalardan birinin Rohingya krizi olduğunu vurgulayan Rahman, bu konuda daha önce önemli görevler üstlendiğini ve sorunun boyutları ile vahametini yakından bildiğini belirtti.
Rahman, BM Genel Kurul Başkanlığına seçilmesinin ardından yaptığı kabul konuşmasında da Rohingya meselesini yeniden gündeme getirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin Rohingya krizinde üstlendiği rolü takdir ettiğini dile getiren Rahman, Ankara’nın insani yardım ve diplomatik destek konusunda krizin başlangıcından bu yana Bangladeş’in yanında olduğuna işaret etti.
Fidan’ın ziyaret kapsamında Rohingya kamplarını da ziyaret edeceğini hatırlatan Rahman, Türk hastanesinin kamplardaki en önemli destek mekanizmalarından biri olduğunu, Türkiye’nin krizin çözümüne yönelik bölgesel ve uluslararası girişimlere de katkı sunduğunu kaydetti.