Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Anadolu
Ajansı Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olarak, gündeme
ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı sistemini de içeren anayasa değişikliğine ilişkin
soru üzerine Arslan, yıllardır icraatın başında olanların, ülkeyi
yöneten kişilerin, Cumhurbaşkanlığı sisteminin çok daha yararlı
olacağını ortaya koyduklarını söyledi.
Hariçten gazel okumanın kolay olduğunu ifade eden Arslan, "Hariçten
gazel okumaktansa fiilen görev yapıp, hükümette yer alıp ondan
sonra değerlendirmeler yapmak çok daha sağlıklı olur. Onun için
Sayın Bahçeli'nin, AK Parti'nin bu teklifine, devlet adamlığı titri
ile destek vermesinin altında yatan sebep, Sayın Bahçeli'nin 2002
öncesi hükümette fiilen yer alması, sorumluluk alması ve sorumluluk
aldığında işlemlerin istedikleri gibi hızlanıp hızlanamadığı veya
tıkanıp tıkanmadığını görmüş olması, yaşamış olmasıdır ve buna
inanması sonucunda bu noktaya geldi." diye konuştu.
Yasama ve yürütme erkinin birbirinden ayrı ve çok daha güçlü olması
gerektiğinin altını çizen Arslan, anayasa değişikliği ile yapmaya
çalıştıklarının bu olduğunu kaydetti.
1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ İHALESİ
Arslan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü hizmete girdikten sonra ağır
vasıta trafiğinin bu köprüye kaymasıyla İstanbul trafiğinin çok
rahatladığını, aynı zamanda dur-kalk kaynaklı sera gazı emisyonunun
da azaldığını söyledi.
1915 Çanakkale Köprüsü'nün yarın gerçekleştirilecek ihalesine ve
köprünün özelliklerine ilişkin bilgiler veren Arslan, köprünün 18
Mart'ta temelinin atılacağını dile getirdi.
Arslan, yarın ihalede tekliflerin alınacağına dikkati çekerek,
Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle hayata geçirilecek köprünün ayak
açıklığının 2023 metre olacağını, bununla dünyadaki en büyük köprü
olacağını ifade etti.
Arslan, ihale için 24 firmanın şartname aldığını belirterek, şöyle
konuştu:
"Neredeyse yarı yarıya yabancı Türk firmalar var. Çinliler,
Japonlar, Koreliler, İtalyanlar var ve ülkemizin bu alanda gerek
ülkemizde gerek yurt dışında iş yapmış çok büyük firmaları var.
Beklentimiz, bunlar ortaklıklar, konsorsiyumlar kuracaklar. Bu tip
büyük projelere kimse tek başına girmiyor, uzmanlık alanları
birleştiriliyor. Çok net olmamakla birlikte piyasada konuşulan,
şartname satın alanların öngörüleriyle hareket edersek 4-5 grubun
teklif vereceğini düşünüyoruz. Daha da artabilir, inşallah yarın
saat 10.00'da teklifleri alacağız. Arkadaşlar hızlı bir şekilde ön
değerlendirmesini yapacaklar. Yarın öğleden sonra muhtemelen
kamuoyunu bilgilendirmiş oluruz. Hangi grupların teklif verdiğini,
tekliflerin ne kadarlık süreyi içerdiğini paylaşacağız.
Değerlendirmesini de kısa süre içinde yaparak teknik olarak
yeterlilik alan bütün grupların süreye yönelik tekliflerini
değerlendireceğiz. En kısa süreyi veren ihaleyi kazanmış olacak,
ama başlangıçta en kısa süreyi veren değil, teknik yeterlilik
alanların içinde en kısa süreyi veren kim ise yapım, işletme süresi
dahil olmak üzere en kısa süreyi verene işi vereceğiz."
"MARMARA DENİZİ ETRAFINDA RİNG OLUŞTURUYORUZ"
Avrupa'dan gelip İstanbul üzerinden Orta Anadolu'ya, Ege'ye, Batı
Akdeniz'e inen trafiğin tamamen 1915 Çanakkale Köprüsü'ne
alınacağını ifade eden Arslan, köprünün süreyi ve mesafeyi
kısaltacağını, İstanbul'un üzerinde ilave bir yük oluşturmasını da
engellemiş olacaklarını kaydetti. Arslan, şöyle devam etti:
"Çanakkale Köprüsü'nün avantajı şu, gerek Osman Gazi gerek Yavuz
Sultan Selim Köprüsü ve onların devamındaki otoyolları
düşündüğümüzde Marmara Denizi'nin etrafında bir ring oluşturuyoruz.
Bu ringin avantajı, bu güzergahtaki bütün limanları, sanayiyi,
endüstriyi birbirine çok daha hızlı ve kolay bağlamış olacağız. Ham
maddeyi üretim yerine, fabrikaya, sanayi bölgelerine çok daha hızlı
eriştirmiş olacağız. Burada üretilen mamul maddeyi de tam tersi
yolda gerek Avrupa'ya gerek Ege'ye İzmir üzerinden, limanlar
üzerinden deniz aşırı ülkelere gönderme konusunda çok büyük bir
kolaylık sağlayacak. Bence 1915 Çanakkale Köprüsü'nün sadece yazın
tatil için o güzergahı kullanıp, Trakya'dan Anadolu'ya geçen
sürücülerimiz için olduğunu düşünmesinler, bu köprü kendi
trafiğini, kendi ekonomiye katkısını birlikte oluşturacak, o
bölgede çok ciddi bir canlanma olacak. Biz Avrupa ile yaptığımız
ticarette seyir mesafesinden, maliyetlerinden kaynaklı ekonomik
olmayan birçok ticareti de bu süreyi ve mesafeyi kısaltarak çok
daha ekonomik hale getireceğiz."
"AVRASYA TÜNELİ 24 SAAT HİZMET VERECEK"
Avrasya Tüneli'nin henüz istedikleri seviyeye gelmediğini belirten
Arslan, "Bu tip projeleri kademli olarak açarsınız. Avrasya Tüneli
şu anda 14 saat, 07.00-21.00 saatleri arasında çalışıyor. Amacımız
sistemin oturması. Zaman içerisinde 100 bin aracın geçeceği bir
sistemi test etme şansınız yok. Yaşarken gerekli tedbirleri
alıyoruz, 14 saat trafik hizmeti veriyoruz. Olası aksaklık ve
eksiklikleri gece gideriyoruz. Bu bütün benzer projelerde
böyledir." ifadelerini kullandı.
Arslan, ay sonu itibarıyla Avrasya Tüneli'nin 24 saat boyunca
hizmet vereceğini belirterek, herhangi bir eksiklik ya da
aksaklığın şu aşamada söz konusu olmadığını söyledi. Arslan,
"Öngördüğümüz, 2-3 dakika içerisinde olaylara müdahale etmekti, onu
da yapıyoruz." diye konuştu.
Arslan, Avrasya Tüneli'nin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne doğrudan
faydasının ölçülebilir hale getirilip getirilmediğinin sorulması
üzerine, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü açıldıktan sonra diğer 2
köprünün yaklaşık yüzde 30 yükünü almıştık. Avrasya Tüneli
açıldıktan sonra da özellikle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü trafiğinde
de ciddi bir azalma oldu. Ancak biz hayatı kolaylaştırdıkça
köprülerden geçiş kolaylaştıkça, '1-1,5 saat ben bu trafiği
kaldıramam' deyip köprüye çıkmayanlar, köprüdeki rahatlamayı
görünce trafiğe de çıkıyorlar. Aslında bu aynı zamanda biraz
trafiği de arttırıyor." diye konuştu.
"15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ GÜÇLENDİRİLECEK"
Bakan Arslan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki gişelerin kaldırılıp
kaldırılmayacağının sorulması üzerine de Fatih Sultan Mehmet
Köprüsü'nden örnek vererek, serbest geçiş sisteminin
getirilmesinden sonra akışın arttığını ve insanların hayatlarının
kolaylaştığını kaydetti.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde de benzer uygulamayı hayata
geçireceklerini belirten Arslan, "Bu sene içerisinde 15 Temmuz
Şehitler Köprüsü'nde yenilemeyi yapacağız. Yenilemeden kaynaklı
trafiği kısıtlayacağız. Dolayısıyla serbest geçiş sistemi için 2-3
ay insanları mağdur edip, dönüp sonra takviye için de 2-3 ay mağdur
etmek yerine bu iki çalışmayı birleştiriyoruz. Aynı anda yapacağız.
Takviye etme, güçlendirme işlemi ile birlikte 15 Temmuz Şehitler
Köprüsü'ndeki serbest geçiş sistemini de bu sene içerisinde hayata
geçireceğiz." dedi.
Bakan Arslan, söz konusu çalışmanın yaklaşık 3 ay süreceğini
belirterek, "Geçmişte çok daha uzun sürüyordu ancak Yavuz Sultan
Selim Köprüsü'nde çok farklı bir malzemeyi kullandık. O tecrübeyi
şimdi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde kullanacağız. Çok daha kısa
sürede yapıp, yenileyeceğiz." diye konuştu.
"KÖPRÜ ÜCRETLERİ MAKUL SEVİYEDE"
Arslan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet
Köprüsü'nün geçiş ücretlerinin artılmasına yönelik eleştirilere,
"Bu köprülerimiz yaşlandı. Dolayısıyla köprüleri çok daha modern
hale getirmek, yenilemek adına her iki köprüde, devamındaki
viyadükler ve otoyollarda da çok ciddi iyileştirmeler yaptık, halen
de yapıyoruz. Bunların getirdiği çok ciddi maliyetler var. Bu
maliyetleri de bu köprü gelirlerinden karşılamamız gerekiyor. Biz
3-4 yıl boyunca neredeyse zam yapmadık. Bu masrafları yapınca da
mecburen onların fiyatlarını artırmak durumunda kaldık." diye
konuştu.
Artışın oran olarak yüksek gözüktüğünü ancak ücretin makul seviyede
bulunduğuna dikkati çeken Arslan, "Hele ki başka ülkelerdeki otoyol
ve köprü fiyatlarıyla kıyaslandığımız zaman ve bunların yaşamımıza
kattığı kolaylığı da düşündüğümüz zaman ücretler çok yüksek değil.
İnsanlarımızın bu konuda bize inanmaları iyi niyetle bize
yaklaşmaları lazım." ifadelerini kullandı.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün bağlantı yollarının tamamlanmasında
yaşanan gecikme hakkında bilgi veren Arslan, Sancaktepe ve
Kurtköy'de kamulaştırmadan kaynaklı işlerin mahkemeye taşındığını,
bunun gecikmeye neden olduğunu söyledi. Arslan, "İnsanlar, 'Gecikme
olduysa açılmasaydı' diyebilir. Ben buralarda bir sıkıntı yaşanacak
diye Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün İstanbul'a ve İstanbulların
hayatına sağlayacağı kolaylıktan vazgeçemem" dedi.
OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ'NDEKİ İNDİRİM TRAFİĞİ YÜZDE 30
ARTIRDI
Arslan, Osman Gazi Köprüsü'nün geçiş ücretlerinde yapılan indirimin
araç trafiğine olumlu yansıdığını belirterek, "Yaklaşık yüzde 30
bir artış oldu. Ancak Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi
Köprüsü'nde ve bunların devamı olan otoyollarda bizim zaten
başlangıçtaki fizibilitelerimiz ortaya koyuyordu ki bu projeler
bitip belirli bir süre geçmeden, ilave kendi trafiğini oluşturmadan
isteğimiz rakamlara erişemeyeceğiz. Bu bizim için sürpriz değil."
değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaşların köprüden geçmek yerine Körfez'i dolaşarak yakıt
sarfiyatı yaptıklarını belirten Arslan, şunları kaydetti:
"Vatandaş İstanbul'dan çıkarken deposunu dolduruyor. Osman Gazi
Köprüsü sapağına gelince de 'köprüden geçersem 65 lira vereceğim,
Körfez'i dolaşırsam sanki bedava dolaşmışım' gibi psikolojiye
giriyor. İnsanlarımızdan istirhamımız, bu hesabı iyi yapsınlar.
Körfez'i dolaşarak zaman kaybına uğramasınlar, çevreye zararlı
etkiyi artırmasınlar ve çok daha önemlisi kaza riskini almasınlar.
Süre içerisinde bugünlerde Bursa'ya kadar olan kısmını da açmış
olacağız. Orhan Gazi'den sonra Gemlik Bursa'yı da açmış olacağız.
İlave trafiğini oluşturacak ve inşallah iki yıl içerisinde İzmir'e
kadar olan otoyolu bitirdiğimizde ve Çanakkale'nin trafiğini ring
olarak buraya aldığımız zaman o rakamlara erişecektir."
OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ'NDEKİ VİNÇ
Öte yandan, Osman Gazi Köprüsü'ndeki vincin trafiğe olumsuz
herhangi bir etkisinin olmadığının altını çizen, Arslan, şu
ifadeleri kullandı
"Orada vincin sökülmemesinden kaynaklı trafik akışı aksıyor mu,
hayır. İnsanlara bir zararı var mı, hayır. Belki psikolojik olarak
'Orada vinç var, devrilir mi' diye düşünüyorlar. O vinç, hiçbir
köprü yokken, hiçbir çalışma yokken, devrilmeyecek şekilde inşa
edilmiş, monte edilmiştir. Dolasıyla insanımız bu konuda rahat
olsunlar. Bizim derdimiz insanımızın toptan menfaatidir. Toptan
menfaat de bu projenin kullanılması olduğuna göre vinç söküm işleri
zaman içerisinde yapılır. Burada herhangi bir tereddüde mahal
yok."
"Kanal İstanbul'da güzergah çalışmalarında sona gelindi"
Arslan, Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin, "Kanal İstanbul
Projesi'nde şehircilik anlamında özellikle orman, sulak alanlar,
tarım alanları ve etkileşen alanları da dikkate alarak 5 güzergahla
ilgili çalışmayı son aşamaya getirdik." diye konuştu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
