20 Şubat 2026 Cuma
weather
10°
AjansHaber Galeriler Gündem Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm!

Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm!

Diyarbakır Cezaevi'nin bıraktığı travmaların ardından cezaevi, müzeye dönüştürülüyor. Adalet Bakanı Bozdağ cezaevine kilit vurarak anahtarını Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'a teslim etti. Anahtar teslimi sırasında bir isim daha oradaydı, 41 yıl önce...

Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 1
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır Cezaevi'ni boşaltma ve kültür merkezi yapma sözünü vermişti ve bunun üzerine geçtiğimiz günlerde cezaevi kapısına kilit vuruldu ve müzeye dönüştürülüyor. Cezaevi kütüphane, sanat ve gösteri alanlarıyla hizmet verecek bir kültür merkezine dönüşüyor. Hafıza müzesi olarak ziyaretçilere açılıyor. 
1 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 2
Bir dönem uygulanan işkence yöntemleri yüzünden cezaevine cehennem, gardiyanlarına ise zebani deniliyordu. Diyarbakır Cezaevi'nde, 1988'e kadar, 43 insan hayatını kaybetti. Yüzlerce insan işkence gördü, akıl sağlığını yitirenler oldu. Sağlığı büyük oranda bozulmuş olanlar oldu. Mağduriyetler hala sürüyor...
2 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 3
 Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, cezaevinin kapısına kilit vurdu.
3 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 4
Bakan Bekir Bozdağ, kilidin anahtarını Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a teslim etti.
4 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 5
Anahtar tesliminde görünmeyen ancak cezaevini ziyaret eden biri daha vardı. Oisim, cezaevinde tutuklu kalan yazar ve eski AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu. En acı işkencelerin yapıldığı zamanlarda cezaevinde tutulan, şiddete maruz kalan Miroğlu 41 yıl sonra Diyarbakır Cezaevi'ne geldi. 
5 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 6
Orhan Miroğlu, 41 yıl sonra kaldığı hücreden fotoğraflar paylaştı. Paylaştığı fotoğrafların altına, ''41 yıl önce, 1981 yılı Mart ayında tutuklanarak girdiğim Diyarbakır Cezaevine 41 yıl sonra eski bir mahkum, şahitliğini yazıya dökmüş bir şahid olarak girdim. Hücremi gördüm. Cezaevi, kültür ve hafıza müzesi olacak, burada can veren insanlar, zalimler ve mazlumlar unutulmayacak!'' açıklamalarını yazdı.
6 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 7
Miroğlu Diyarbakır cezaevinde yaşadıklarını ''"Hücrelerin olduğu bölüm… 35 ile 36 ismiyle anlına 2 adet hücre bölümü vardı. Her katta 10 hücre vardı ve 4 kattan oluşuyordu. Birinci katın ilk hücresi tamamen lağımla doldurulmuştu. O gün gelen herkes istisnasız o lağımın içerisine sokuluyordu. Ona da banyo diyorlardı."  ifadeleriyle anlattı. 
7 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 8
Miroğlu İndependent Türkçe'de Adem Demir ile yaptığı röportajda, ''Yarım yüzyıllık bir tarih gözümün önünden geçti. Orada neler yaşadığımızı herkes biliyor artık. Ama tabii o an çok önemliydi. Niye önemliydi? Tabii bir kere o cezaevinden sağ kurtulduğum için şükrediyorum. Bir de o cezaevinde yaşananları hiç unutmadım. Orayı Türkiye'nin gündeminde tutmak için çaba içerisinde oldum.'' ifadelerini kullandı.
8 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 9
 Adem Demir Miroğlu'na ''Çok büyük acıların yaşandığı Diyarbakır Cezaevi, dağa gitmelerin hızlanmasına da yol açtı mı?'' diye sordu. Miroğlu, ''Diyarbakır Cezaevi birçok kötülüğe açılan kapı oldu. Cezaevindeki uygulamalar, PKK'yi büyüttü. Abdullah Öcalan da zamanında açıkça ifade etti bunu. Ve burada bir taammüt vardı. Bu taammüt bana kalırsa bir devlet taammüdüydü. Ya da devlet içerisindeki etkin bir grubun stratejisiydi. Bu strateji de başarıyla yürüdü. Başarıyla yürümese biz hala 12 Eylül Anayasası'yla idare edilen bir ülke olmazdık. Başarıyla yürümezse bugün hala askerlerimizin, polislerimizin, sivil insanlarımızın ve Kürt gençlerimizin hayatlarını sona erdiren bir çatışmanın bu ülkede yaşanmazdı.'' ifadelerini kullandı. 
9 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 10
Miroğlu ifadelerine, ''Mesela faili meçhul cinayetler diyoruz. Bu cezaevinde 500 tane samimi itirafçı yetiştirildi. Bu 500 samimi itirafçı, o dönemin istihbarat örgütleri arasında adeta paylaşıldı. Bir kısmını şu örgüt aldı. Bir kısmını diğer örgüt aldı. Maalesef bunlar faili meçhul cinayetlerde kullanıldılar. Bir kısmının da yine kendilerinin faili meçhule gittiği bilgilerimiz arasında. Dolayısıyla burası gerçekten Türkiye tarihini bu yönüyle bir dönüm noktası olmuştur. Ve bu dönüm noktasının içinde sağ salim çıkmak akıl yürütebilmek, siyasi alanda işte belki bazılarının beğenmediği ama benim içime çok sinen bir pozisyon almak kişisel hayatlar bakımından çok değerlidir.'' diye ekledi. 
10 / 11
Diyarbakır Cezaevi'nde: Hücremi gördüm! 11
Diyarbakır Cezaevi'nin ülkemize yaşattığı hem toplumsal hem de bireysel travmalar yüzünden müze olması sevindirici. Ancak bu konunun üzerine daha fazla gidilmesi ve unutturulmaması gerektiğini düşünüyorum. 
11 / 11
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız