Türkiye’nin Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Umman ve Bahreyn ile geliştirdiği diplomatik ve ekonomik ilişkiler, ihracat rakamlarına da yansıdı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türkiye’nin haziran ayı toplam ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,8 artışla 24 milyar 940,3 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde Körfez ülkelerine yapılan ihracat ise yüzde 35,7 artarak 609,2 milyon dolardan 826,8 milyon dolara yükseldi.
Ocak-haziran döneminde bölge ülkelerine yapılan toplam ihracat yaklaşık 4,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.
En büyük pazar Suudi Arabistan
Haziran ayında Körfez ülkelerine yapılan ihracatta ilk sırayı 425,2 milyon dolarla Suudi Arabistan aldı. Onu;
- Birleşik Arap Emirlikleri: 295,6 milyon dolar
- Kuveyt: 34,7 milyon dolar
- Katar: 34,2 milyon dolar
- Umman: 29,1 milyon dolar
- Bahreyn: 8 milyon dolar izledi.
Yıllık bazda ihracat artışında ise yaklaşık 229,8 milyon dolarlık yükselişle Suudi Arabistan ilk sırada yer aldı. Umman, Kuveyt ve Katar’a yapılan ihracat da artarken, BAE ve Bahreyn’e yapılan ihracatta sınırlı düşüş görüldü.
Mücevher sektörü ilk sırada
Haziran ayında Körfez ülkelerine yapılan ihracatta sektör bazında ilk sırayı yaklaşık 105,6 milyon dolarla mücevher aldı.
En fazla ihracat yapılan diğer sektörler ise şöyle sıralandı:
- Kimyevi maddeler ve mamulleri: 69 milyon dolar
- Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri: 59,2 milyon dolar
- Elektrik ve elektronik: 47,9 milyon dolar
- Makine ve aksamları: 29 milyon dolar

DEİK: "İhracatta yeni fırsatlar oluşuyor"
DEİK Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyi Başkanı Halit Acar, diplomatik ilişkilerdeki gelişmelerin ticarete olumlu yansıdığını belirterek, güven ortamının ekonomik ilişkilerin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını söyledi.
Yılın ikinci yarısında güvenlik ortamının iyileşmesiyle birlikte inşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın hızlanmasını beklediklerini ifade eden Acar, mevcut jeopolitik risklerin kontrollü şekilde sürmesi halinde de Körfez ülkelerinin güçlü mali yapıları sayesinde ticaret hacmindeki büyümenin korunacağını değerlendirdi.
Acar, Suudi Arabistan’ın Vision 2030 programı kapsamında yürüttüğü dönüşüm sürecinin Türk firmaları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, BAE’nin ise Afrika ve Asya’ya açılan bölgesel ticaret merkezi olma özelliğini koruduğunu söyledi.
Kuveyt’teki altyapı yatırımları, Katar’daki sağlık ve lojistik projeleri ile Umman’ın liman ve sanayi yatırımlarının Türk ihracatçıları açısından önemli potansiyel taşıdığına dikkat çeken Acar, Körfez ülkeleriyle ticaretin yalnızca ihracat değil yatırım ortaklıkları, üretim iş birlikleri ve yeni lojistik koridorlarıyla da güçlenmeye devam edeceğini ifade etti.