Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Varna'da Türkiye-AB zirvesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
- 'Zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umuyoruz'
AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Türk halkının büyük ve
cesur bir ulus olduğunu ve büyük bir saygı duyduğunu
belirtti.
Türkiye'nin AB'nin gerçek bir ortağı olmasını istediklerini ifade
eden Juncker, "Stratejik ortaklıkta bizi bir araya getirenler
etrafında toplanmak ve bizi bölen konulara çözüm bulabilmek için
samimi ve açık bir iş birliği ve diyaloğu sürdürmemiz lazım."
dedi.
Türkiye'yle AB arasında ortak çıkar alanları ile beraberce ele
alınması gereken sınamalar olduğunu aktaran Juncker, enerji,
güvenlik ve terörle mücadele iş birliğini ortak çalışma alanları
arasında saydı.
Türkiye'nin Afrin operasyonuna ilişkin de konuşan Junkcer, her
türlü müdahalenin uluslararası hukuk çerçevesinde yapılması
gerektiğini ifade etti.
"Sığınmacıların sayısı yüzde 75 oranında düştü. Bu Türkiye devletinin başarısı"
Sığınmacılar konusunda herşeyin mükemmel olmadığını ancak AB ve
Türkiye arasında yapılan anlaşmanın etkili olduğunu belirten
Juncker, "AB'ye gelen sığınmacıların sayısı yüzde 75 oranında
düştü. Bu Türkiye devletinin başarısı. Çünkü, Suriye'den gelen bir
çok sığınmacıyı topraklarına aldılar. Bu da, Türkiye'nin
sorumluklarını yerine getirmede ve AB'yle dayanışma gösterme ve
gerekeni yapma konusunda büyük bir örnek. Bunun için Türkiye'ye çok
teşekkür ediyoruz." diye konuştu.
AB'nin anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'deki sığınmacılar için mali
yardımda bulunduğunu anımsatan Juncker, AB'nin sığınmacılar gerekli
miktarda para transferinin gerçekleştirmediğine ilişkin
eleştirilere dair olarak da bu katkının yerine getirilebilmesi
belirli bir prosedürü izlemek zorunda olduklarını dile
getirdi.
"AB'nin 3 milyar avroluk yardım konusundaki sorumluluklarını yerine
getirmesine ilişkin herhangi bir şüphe olmamalı." diyen Juncker,
bunu yerine getireceklerini belirtti.
"Türkiye ile müzakerelerin devamının garantörüm"
AB-Türkiye ilişkilerine konuşan Juncker, her zaman AB'nin
üyeliğini ve bir noktada Türkiye'nin AB'ye alınmasını
desteklediğini ifade eden Juncker, "Hiçbir zaman üyelik
müzakerelerinin durdurulması taraftarı olmadım. Türkiye ile
müzakerelerin devamının garantörüydüm ve öyle olmaya da devam
edeceğim." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin üye ülkelerle ilişkilerini, özellikle de Güney Kıbrıs
ve Yunanistan geliştirmesi gerektiğini savunan Juncker, AB ve
Türkiye arasındaki diyaloğun geliştirilmesi için bunun bir
gereklilik olduğunu söyledi.
15 Temmuz darbe girişimini gece yarısı, daha sonuç belli olmadan
kınadıklarını anlatan Juncker, AB'nin gösterdiği tepkinin sonuçla
değil, Türk halkıyla ilgili olduğunu belirtti. O gece Cumhurbaşkanı
Erdoğan'a suikast girişiminde bulunulduğunu bilmeden darbeyi
kınadıklarını kaydeden Juncker, alınan önlemlere işaret ederek,
"Türkiye'den gazetecileri tutuklaması" konusuna yeniden bakmasını
istedi.
Junker, "Güzel bir toplantıydı, çünkü büyük demokrasilerde açık ve
samimi şekilde konuşabilmek bir prensiptir." ifadesini
kullandı.
