Musul'u kaybedip, Rakka kentinde de önemli derecede güç
kaybetmesinin ardından merkez bölgesi Irak ve Suriye'de sıkışan
terör örgütü DEAŞ'ın, Kuzey ve Batı Afrika, Orta Asya ile Pasifik
Okyanusu'nun batısındaki Güneydoğu Asya'da da uzantıları bulunuyor.
DEAŞ bazı ülkelerde halen etkili, bazı ülkelerde ise kendilerine
bağlı gruplar olduğunu ilan etse de bunların eylem kapasiteleri
düşük.
DEAŞ'ın, kıtalar arası örgüt yapılanmasına yönelmesi, "tutunacak
yeni yer arayışı, Suriye ve Irak'ta maruz kaldığı baskıyı
hafifletme, güvenini geri getirecek başarı elde etme ve daha çok
militan toplama çabası" şeklinde değerlendiriliyor.
Güvenlik açıklarının yaşandığı bölge ve ülkeler terör örgütü DEAŞ
ve uzantısı grupların daha da güçlenmesinden endişe ediyor.
MUSUL'UN KURTARILMASINDAN SONRA DEAŞ'IN IRAK VE SURİYE'DEKİ
MERKEZLERİ
Bağdat yönetiminin 10 Temmuz'da Musul'un DEAŞ'tan temizlendiğini
açıklamasının ardından gözler örgütün Irak'ta kontrolünü elinde
bulundurduğu diğer bölgelere çevrildi. Irak ordusu ile uluslararası
koalisyon güçleri, Musul kent merkezinin 63 kilometre batısında yer
alan Telafer'in de DEAŞ'tan temizlenmesi için operasyon hazırlığı
yapıyor. Kerkük'teki Havice ilçesi, Irak-Suriye sınırında Enbar
vilayetine bağlı Kaim ilçesi ve Salahaddin'e bağlı Şarkat ilçesinin
doğusu Irak'ta örgütün elinden kurtarılmayı bekleyen diğer
bölgeler.
Bu bölgelerin yanı sıra örgüt, Irak-Suriye sınırında büyük oranda
hareket özgürlüğüne sahip. Çoğu sahra bölgesi olan sınır boyu
örgüte, emniyet güçlerinin boşluğundan istifade etme fırsatı
veriyor, varlığının devamı için güvence oluşturuyor.
DEAŞ Suriye'de ise Fırat nehri boyundan Rakka kentinin çevresine,
Habur Nehri boyunda bulunan köy ve beldeler ile Haseke iline bağlı
Şedadi beldesi sınırına kadar olan bölgeyi kontrolü altında
bulunduruyor.
ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin düzenlediği
saldırıların ardından ise örgüt, Rakka çevresinde büyük bir alan
ile Fırat Nehri boyunda kontrolü altındaki bölgelerle bağlantısını
sağlayan yerleri kaybetti.
Bunun dışında örgüt, Dera'nın kuzey bölgeleri, Lübnan sınırındaki
Kalemun dağlarının kuzeyinde bulunan bölgeler, El-Belas dağları
Ürdün sınırı ile başkent Şam'ın güneyindeki Haceru'l Esved
Mahallesi gibi Suriye'de birbirine uzak küçük bölgelerin kontrolünü
elinde bulundurmaya devam ediyor.
Şekillenen bu harita çerçevesinde Suriye'nin içinde çatışan farklı
grupların yakın zamanda anlaşmaya varma ihtimalinin uzak olması ve
Irak'ta olduğu gibi burada da sahra bölgelerinin varlığı nedeniyle
DEAŞ, Suriye'de senelerce varlığını devam ettirme imkanı
buluyor.
ABD, 5 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Rakka'da 2 bin kadar DEAŞ
militanının bulunduğunu açıklamıştı.
DEAŞ'ın Suriye ve Irak merkezleri dışında en güçlü olduğu bölgeler
ise şu şekilde:
FİLİPİNLER/MİNDANAO ADASI
Resmi raporlara göre, örgütün ülkede dört kolu bulunuyor. 1991
yılında kurulan Ebu Seyyaf Cemaati, 2014 yılında DEAŞ'a bağlılığını
duyurdu. Associated Press'in 2015 yılında hazırladığı habere göre
cemaatin yaklaşık 400 mensubu bulunuyor.
Kuruluşu 2008'de olan Bangsamaro İslami Kurtuluş Örgütü de 2014
yılında DEAŞ'a bağlı olduğunu açıkladı. Hareketin mensuplarının
sayısı 2015 yılında 500 iken 2016'da 140'a kadar düştü.
Ülkede 2014 yılında ayrıca Ensar'ul Halife isimli DEAŞ'a bağlı bir
örgüt kuruldu. Raporlar, bu örgütün 2015 yılı sonunda 50'nin
altında mensubu olduğunu belirtiyor.
DEAŞ'ın söylemlerinden etkilenerek 2013 yılında kurulan Mouty
örgütü ise Mindanao adasının kuzeyindeki Maravi kentinde bulunan
bazı mahalleleri istila etti. Mayıs ayında buradaki bazı binalara
DEAŞ bayrağı asıldı.
Hükümet yetkilileri, Mouty örgütünün militan sayısının 100 kadar
olduğunu belirtiyor.
MISIR/SİNA YARIMADASI
Mısır'ın Sina Yarımadası'nda radikal fikirler benimseyen çeşitli
büyüklükte bazı örgütler bulunuyor. Özellikle Kuzey Sina
vilayetindeki örgütlerin üçte biri DEAŞ ile bağlantılı. Bunlardan
en ön çok adı duyulan 2011 yılında ortaya çıkan Ensar Beyt
el-Makdis örgütü. Ensar Beyt el-Makdis, Kasım 2014'te terör örgütü
DEAŞ'a biat ettiğini duyurarak adını "Sina Vilayeti" olarak
değiştirdi.
BBC'nin raporuna göre, Sina'daki DEAŞ'a bağlı örgütlerin militan
sayısı 2016 yılı itibariyle bin ila bin 500 arasında değişiyor.
Yarımada'da Mısır rejimi ile söz konusu örgütler arasındaki
çatışmalara kabile faktörünün de dahil olmasıyla durum karmaşık bir
hal alıyor. Kabilelerden bazıları örgütlere karşı çıkarken,
bazıları destek veriyor. DEAŞ ortaya çıkmadan önce de Sina'da
özellikle kuzey bölgelerinde rejim ile çeşitli hükümetler
tarafından zulme ve haksızlığa maruz kaldığını iddia eden kabileler
arasında gerginlik yaşanıyordu.
Çorak arazilerin geniş yer kapladığı Sina'da altyapı ve kalkınma
pek yok. Ayrıca güvenlik zafiyeti de bulunuyor. Bu durum terör
unsurlarının uzun süreli barınmasına ve faaliyet göstermesine
olanak sağlıyor. Ancak terör örgütlerinin son zamanlarda
eylemlerini arttırmasına rağmen, Sina'nın uluslararası ve bölgesel
konumu nedeniyle burayı merkez edinebilme ihtimali zayıf.
NİJERYA/BORNA
Terör örgütü DEAŞ, Nijerya'nın kuzeydoğusunda da faaliyet
gösteriyor. Boko Haram olarak bilinen terör örgütü 2015'te DEAŞ'a
bağlılığını duyurarak, "Batı Afrika Vilayeti" ismini aldı.
Kendisine ait özel ajandası ve amaçları olan Boko Haram, sivillere
zarar vermek ve en vahşi uygulamalara imza atma konusunda DEAŞ ile
ortak zeminde buluşuyor.
ABD, 2002 yılında kurulan örgütün 4 ila 6 bin arası militanı
bulunduğunu belirtirken, Uluslararası Af Örgütü bu sayının 15 bine
ulaştığını ve Nijerya'nın birçok bölgesinde faaliyet
gösterdiklerini açıkladı. African Arguments dergisinin 2015
yılındaki raporuna göre, Nijerya ile Çad, Nijer ve Kamerun
sınırında varlık gösteren örgütün lider kadrosunun çoğu bölgenin
etnik unsuru Kanuri kökenli.
Kanuriler bölgede batı sömürgesinden en çok etkilenen kesim
olduklarını savunuyorlar. Bu durum neticesinde, DEAŞ'a biat etse
dahi Boko Haram, çoğunluğunu belli bir etnik unsurun oluşturması
sebebiyle Kanurilerin yoğun olarak yaşadığı bölgeler ya da
civarında faaliyet gösteriyor.
DEAŞ'IN NÜFUZ ALANLARI
Örgüt Suriye ve Irak'taki merkezinin yanı sıra güvenlik açıklarının
yaşandığı ülke ve bölgelerde de etkinlik gösteriyor. Bu ülke ve
bölgelerden bazılarında ise örgütün güçlenmek için kullanabileceği
fırsatlar bulunuyor.
PAKİSTAN VE AFGANİSTAN
Pakistan ve Afganistan, 2015'ten bu yana DEAŞ'ın bölgedeki kolu
olan ve etki alanı Hindistan ile Bangladeş'e kadar uzanan, ABD
ordusunun tahminlerine göre militan sayısı 600 ile 800 kişiyi bulan
"Horasan Vilayeti" örgütünden dolayı sıkıntı çeken ülkelerden.
Gözlemcilere göre, Afganistan ve Pakistan sınırında etkinlik
gösteren örgütün faaliyetleri, hükümetler ile daha az radikal olan
Taliban gibi bölgedeki etkili örgütlerin direnişi ile
karşılaşıyor.
Pakistan'da ise 1996'dan beri faaliyet gösteren ve DEAŞ'a bağlanan
diğer bir örgüt ise Cundullah. 2014'ten bu yana DEAŞ'a bağlı olarak
hareket eden örgütün 400 ile 1000 arası militanı bulunuyor ve daha
çok Şiiler gibi bölgedeki azınlıkları hedef alıyorlar.
ORTA ASYA VE RUSYA
Özellikle Özbekistan'da 1998 yılından bu yana aktif olan
"Özbekistan İslami Hareketi" örgütü, 2015'te DEAŞ'a biat ettiğini
duyurdu.
Örgütün DEAŞ'a biatı daha fazla militanını kaybetmesine ve
üzerindeki baskıların artmasına neden oldu. Daha önce Özbekistan,
Tacikistan ve Kırgızistan sınırındaki Fergana vadisini üs olarak
kullanan örgüt şu an Afganistan'ın kuzeyi, Çin'in batısı ve
Pakistan'ın doğusunda dağınık durumda bulunuyor.
Örgüt ayrıca Irak ve Suriye'deki savaşa militan göndererek bir dizi
terör eylemi düzenlemekle suçlanıyor.
Rusya'da ise kendisini "Kafkas Vilayeti" olarak adlandıran örgüt
2015 yılında DEAŞ'a biat etti. Rusya tarafından Suriye ve Irak'taki
savaşa militan göndermekle suçlanan örgüt ayrıca Rusya'nın Esed
rejimi safında yer almasına bir bahane teşkil ediyor.
LİBYA
Libya'da 2011'de başlayan halk ayaklanmalarının ardından istikrarın
sarsılmasıyla ülke DEAŞ problemi ile karşı karşıya geldi. Libya'nın
çöl bölgelerinde ise güvenlik zafiyeti yaşanıyor.
DEAŞ Libya'yı Trablus, Barka ve Fizan olmak üzere ilan ettiği üç
vilayet ile 2015 ve 2016 yıllarında kuzey Afrika'daki kalesi haline
getirdi. 2015'te Sirte kentini ele geçirdi. Pentagon, 2016'da
örgütün Libya'daki militan sayısının 6 bin 500 civarında olduğunu
açıkladı.
Libya, çöl üzerinden diğer ülkelere açılması ve Avrupa'ya yakın
olan stratejik konumu sebebiyle örgütün ağırlığını kaydırması
muhtemel odak noktası haline geldi.
Libya'daki devrimci güçlerin başlattığı operasyonlar neticesinde
DEAŞ, Libya'daki birçok cephede ve en son Sirte'de yenildi. The
Economist dergisine göre, 500 militanın dışında örgüt mensuplarının
çoğu çöl bölgesine doğru çekildi ya da Libya'dan çıktı.
Terör örgütü DEAŞ halen bazı ülkelerde etkili. Bazı ülkelerde ise
kendilerine bağlı gruplar olduğunu ilan etseler de eylem
kapasiteleri düşük.
Bu ülkeler arasında El-Kaide'nin güçlü olduğu Somali ile Yemen'de
300 militana sahip olan DEAŞ'ın büyük bir etkisi bulunmuyor.
Cezayir'de DEAŞ'ın militan sayısı onlarla ifade edilirken, Mali,
Nijer ve Burkina Faso'da örgüt, "Murabitun" örgütünden ayrılanların
2015'te kurduğu "Büyük Sahra İslam Devleti" adıyla bulunuyor.
Endonezya'da ise "Nusantara Tugayı" adıyla faaliyet gösteren örgüt,
başkent Jakarta'da 2016 yılında bir terör eylemi gerçekleştirmiş,
olayda 4 kişi ölmüştü.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
