Çok sayıda STK'nın birleşmesiyle kurulan Filistin Platformu,
İsrail'in 1948'ten bu yana Filistin'deki işgal ve el koymalarıyla
ilgili adil ve kalıcı çözüm için akademik ve bilimsel çalışmaya
başladı.
Bu kapsamda, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı
desteğiyle, İsrail'in kuruluşundan bu yana Filistin'den çıkardığı
kişiler ve el konulan arazilerin tespit edilmesi amacıyla, "Osmanlı
Arşivlerinde Filistin Belgeleri" projesi başlatıldı.
Proje kapsamında Marmara ve Mimar Sinan üniversitelerinden 25
akademisyen tarafından, Osmanlı arşivlerindeki bölgede yer alan tüm
tapu ve nüfus hareketlerini gösteren belgeler mercek altına alındı.
İlk adım olarak Filistin ile alakalı yer isimleri kılavuzu
hazırlayan ekip, tüm arşivlerdeki konuyla ilgili yaklaşık 100 bin
belgeyi elden geçirip tasnif etti. Söz konusu belgelerden bugüne
kadar yaklaşık 30 ciltlik doküman oluşturuldu. 2 yıl daha sürmesi
planlanan projenin sonunda bu sayının 50 cilde ulaşması
bekleniyor.
Tamamlanmasının ardından tarihi yorumlaması yapılacak eserler,
hukuki açıdan gerekli değerlendirmeden sonra İngilizce ve Arapça'ya
çevrilip, rapor haline getirilecek. Ardından ilgili kurum ve
kişilere sunulacak raporla, Filistin halkının hukuki dayanağı olan,
kalıcı ve sürdürülebilir savunma zemininin oluşturulmasının
sağlanması amaçlanıyor.
"İŞGAL EDİLEN TÜM YERLER ORTAYA ÇIKARILIYOR"
Filistin Platformu Genel Başkan Yardımcısı ve İslam Dünyası
STK'ları Birliği (İDSB) Genel Sekreteri Ali Kurt, İsrail'in
kuruluşundan bu yana Filistin'de yürüttüğü işgal politikalarına
karşı kalıcı, bilimsel ve hukuki bir dayanak oluşturmak amacıyla
çalışmayı başlattıklarını söyledi.
Özellikle mülkiyet hakları, tapu kayıtları ve sicillerinin yok
edilmesinin, Filistinli mültecilerin geri dönüşünü zorlaştırdığını
anlatan Kurt, "Bu insanların ellerinde hiçbir evrak yok. Osmanlı
arşivlerinde bu konuyla, o coğrafyayla alakalı ciddi belgeler var.
Bu konuda en ufak hareketlerin bile kaydedildiği müthiş
arşivlerimiz var. Maalesef bugüne kadar Filistin konusuna derli
toplu bir çalışma yapılmamış. Bundan hareketle, köküne kadar inmiş,
akademik, göstermelik olmayan, hukuki alt yapısı sağlam olan
belgeleri elden geçiriyoruz." diye konuştu.
Proje kapsamında "Filistin Atlası" başlıklı bir çalışma
yaptıklarını aktaran Kurt, şunları kaydetti:
"Filistin haritasında olan köy, kasaba tüm yerlerin olduğu, BM
kararlarına rağmen İsrail’in açtığı yerleşim yerlerinin hukuksuz
olduğunu gösteren tarihi ve hukuki belgeler niteliğinde elimizde
bir sürü harita var. Vaktiyle oralarda merkezler, yaşayan insanlar
vardı. Hangi ailenin, kimin tek tek nerede yaşadığını gösteren
belgeler kayıtlı. Buraların mülkiyetinin kime ait olduğu da belli.
Sadece tapu kayıtlarıyla ilgili 9 cilt mülkiyet evraklarına yönelik
doküman var elimizde."
"BM DAHİL İLGİLİ KURULUŞLARA RAPOR OLARAK
SUNULACAK"
Projenin, çok stratejik bir çalışma olduğunu vurgulayan Kurt, şöyle
devam etti:
"Kalıcı bir çözüm ortaya koyacak bir çalışma. Proje hukuki dayanak
olarak son şeklini aldıktan sonra o topraklarda her yerin asıl
sahiplerinin kim olduğu ve işgal edilen her yer tek tek ortaya
çıkmış olacak. Ayrıca, çalışma bittiğinde Filistin Araştırmaları
Merkezi veya Filistin Enstitüsü oluşturacağız. Bu çalışmayı da
uluslararası toplumun ve Filistin devletinin istifadesine
sunacağız. Bu çerçevede yurt dışında bu işle ilgilenenler ve mağdur
Filistinliler de istifade edecek. Ayrıca, BM, Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatına bir rapor
halinde sunarak, haksızlıkların giderilmesi noktasında referans
alınacak bir belge oluşturmuş olacağız."
Ali Kurt, bugüne kadar 32 ciltlik dokümana ulaştıklarını dile
getirerek, sözlerini, "İşgal edilen yüzlerce vakıf, binlerce şahıs
arazisi var. Biz mülkiyet ve nüfus hareketleri üzerinde duruyoruz.
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren bir çalışma. İşgali ortaya koyan
çok önemli bir çalışma." diye tamamladı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
